Team Image

Nurten K. TOSUN

Uzun yıllar finans sektöründe çalıştıktan sonra, edebiyat alanında çeşitli eğitimler aldı. Kollektif bir öyküsü ve kendisine ait iki romanı yayınlandı. Aynı zamanda anne, eş, gezgin, tipik bir yay burcu, Beşiktaş aşığı ve kitap ve mavi...İstanbul’da ikamet ediyor.

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

Lavinya Dergisi

Yazarlarımız
ASDFGHJKLŞLKJHGFDSDFGHJK.jpeg
Deneme

KADIN

Kimdir kadın? Nedir? Sesli midir? Sessiz mi?
Hacmi büyük ya da küçük
mü? Kokusu var mıdır? Ya da rengi? Duyguları? Hayalleri? Gezegenlere mi benzer
yoksa? Ay misali uydusu var mıdır? Peki nerelidir kadın? Hintli, Asyalı,
Avrupalı, belki Kızılderili Ala Geyik. Soylu, kentli, köylü, okumuş, okuyam

PHOTO-2019-05-21-00-37-22.jpg
Hikaye

PİNOKYO

Neden? Neden dedi kadın adama.
Adam sustu. Masadan kalktı bir düğmesi kopmuş nefti yeşili kaşe montunu giydi.
Son bir bakış attı kadına. Arkasını döndü ve hızlı adımlarla uzaklaştı. Kadın
bakakaldı ardından adamın. Gözleri hüzünlüydü. Üzüldüğü şey neydi? Adamın
gidişi mi? Belki. Yine bir ayrılık

PHOTO-2019-05-26-22-39-00.jpg
Hikaye

DİVANE KUŞU

Sessizliği
dinledim saatlerce, bu boş, eski ve ıssız evde. Örümceklerin mesken tuttuğu
tozlu raflar arkadaşım oldu. Bir de eski güğüm. Sobanın üzerinde fokur fokur
kaynadığı kış günlerinin nasılda gözbebeğiydi. Kestane ve portakal kabukları için
zaman zaman genişçe yayıldığı yerinden feragat edi

PHOTO-2019-06-10-12-53-04.jpg
Hikaye

BENİM GÜZEL MANOLYAM

Nihayet
buluştuk beyaz kumlarla. Kış boyunca kimleri ağırladı? Bilmiyorum. Zaten önemli
de değil. Ben yazın ağırladıklarıyla ilgileniyorum. Her buluşmada
duygusallaşıyoruz. Denizin kulağına fısıldamış olacak ki kumsal, o da komşusuna
jest

PHOTO-2019-06-14-01-04-12.jpg
Hikaye

BİZ ÇIKALIM KEREVETİNE

Çalar saatin 'uyan' emrini
vermediği sabahlara kalkmak. Yorgun ve mutsuz uyanmamak. Bebek gibi uyumayı
hayal etmek. Koyun saymadan rüyalara dalmak. Perdeleri sıkı sıkı kapatmak ve
kuş tüyü yatağımdan çıkmamak. Dakikalarca bekleyip s

cay.jpg
Deneme

ÇAY DİYE BİR ŞEY VAR

Öyle benim
kırk yıl hatırım var diye böbürlenme kahve kardeş. Dinle, duy bir sesimi, anla
ki konuşalım. Ben yalnızların yareniyim. Adım geçince bardaktan ötesini
görenler vardır. Dost sohbetinin yandaşıyım. Kimi zaman kahkahalar eşlik eder

PHOTO-2019-07-01-02-22-09.jpg
Hikaye

SALINCAKTAN DÜŞTÜĞÜM İÇİN Mİ?

 Genişti
çimenlik ve yeşildi. Çağlayan derenin sesi, kuş cıvıltıları ile raks ederken,
onu gördüm. Çam ağaçlarının gölgesinde 'Bana güven' dercesine heybetli
bakıyordu. Başımı çevirdim başka yöne, ben, ben korkuyordu

PHOTO-2019-07-08-20-37-19.jpg
Hikaye

KARDELEN VE HERCAİ

Asırlar önce birbirini çok seven iki çiçeğin öyküsünü anlamıştı adam
kadına. Kadın ilgisizce dinlemiş ve kafasını çevirmişti bol kremalı kahvesine.
Adam okumayı çok seviyordu. Kitapları, şiirleri, masalları... Ve anlatmayı da.
Adam bir de

nt.jpg
Hikaye

PAPATYA FALI

Beyazını da
seviyorum. Sarısını da. Kokusunu da. Ve sade bakışını da.Gizli
albenisi bir yana. Benim zaafım cevaplarına. 'Seviyor, sevmiyor' iki
kelime. Soruyorum
bu iki kelimeyi defalarca sana.Nedense
hep 'sevmiyor' cevabın

NT.jpg
Hikaye

SUSULU

'Vira
bismillah' dedi Hasan. Çalıştırdı ekmek teknesini. Düşündü. Motor hız aldıkça
kıyıya baktı. Maviye daldı. Adaya
yerleşeli koca beş yıl geçmişti. İlk yıllar başka diyarlarda denize açılmak
bahanesiyle geldiği taşa, toprağa nasıl da âşık olmuştu? Gidememişti. Onun aşkının
aslında bambaşka

PHOTO-2019-07-30-01-28-22.jpg
Hikaye

MENEKŞE KOKULU

Anahtar kolyeniz oldu mu sizin? Benim oldu. Üstelik bir tane değil. Bir kaç tane. Her yeni eve bir anahtar. Genişi, darı, paslısı, ince uçlusu... Bazılarını uzun yıllar tuttum boynumda. Bazıları çok kısa kaldı. En çok hangisini mi sevdim? Elbette menekşe kokulu olanı. Anahtar menekşe kok

nt.jpg
Hikaye

ÇOK BAYRAMLAR GÖRESİN

Büyük dolaba, gümüşlükteki raflara,
çekmecelere, aklıma gelen her yere baktım. Bulamadım seni! Bulamadım! Bilmem ne
markasının garanti belgesi. Hayır bulamadım! Senden ne hayır gördüm ki? Garanti
belgenden göreyim? Oysa tam sekiz ay çeyrek maaşımı ödedim mar

nt.jpg
Hikaye

YARAN İYİLEŞSİN

Kaç el
okşadı başımı hatırlamıyorum. Saymadım. Deneseydim saymayı hangi sayıya kadar
sayabilirdim? Onu da bilmiyorum. Çocuktum ben. Derdini anlatacak kadar büyük.
Dertlere anlam veremeyecek kadar küçük. Hatırladıklarım var elbette. Çocuk

PHOTO-2019-08-22-09-05-29.jpg
Hikaye

O'NUN KUTUP YILDIZI

Gezegenler,
kara delik, uydu, nebula. O'nun dünyasıydı. Keşfedilmemiş gezegenleri keşfetmek
istiyordu. Hayalperestti. Yıldızları seviyordu. En az onu sevdiğim kadardı,
kutup yıldızına olan sevgisi. Teleskopuyla geceye bakarken, gözlerime

E02AAE8C-E567-4ECE-856E-0B66928B3433-333-00000007EC921F33.JPG
Hikaye

MAVİ

'Paletinde hep aynı
renkler var'
dedi. Kulak asmadım. Günler geçti. Aynı
renkleri yine, yeniden sıktım paletime. Fırçamla dans ettiler durmaksızın.
Renkler de mutluydu, fırçam da, resimlerim de. Ve elbette ben de. O bir daha
geldi.

nt.jpg
Hikaye

BİR KIRIK AYNA HİKAYESİ

 

Müzeyyen.
Koca gözlü, kalem kaşlı, işveli Müzeyyen... Her günki gibi aynı saatte uyandı.
Dakika şaşmazdı. Saten sabahlığını ve tüylü beyaz terliklerini giyindi. Kırık
aynasında suretine baktı. Saçını ve sabahlığını düz

nt.JPG
Hikaye

SOBE

“Ebe, ebe, ebeeeee.” “Ebe tura bir, iki, üç…” “Bir-ki üçler...” “Denizde dalga hoş geldin abla.” “Aç kapıyı bezirgan başı.” “Laleli belkız içeriye gir kız, ipten çık kız.” “Üç göbek attım yatağıma yattım.” “Huu huu Ayşe Teyze bahçene gireyim mi?” “Çilekli muzlu panda, sana da bana da ısmarla.” “Ekme

PHOTO-2019-09-25-00-53-34.jpg
Hikaye

PÜSKÜLLÜ

‘Kelimelerin kısa’ dediler, ‘evet’ dedim. Kelimelerim
kısa... Çünkü; 'Ben yorgunum!' Ama onlara yorgunum demedim. Nicedir uzun
cümleler kurmuyorum. Hava sıcak, güneş tüm ihtişamıyla göz kırpıyor. Lakin ben
üşüyorum. Ayazdayım. Onlara üşüdüğümü de söylemedim. Ayazda oluşumu da. Yeni
b

PHOTO-2019-10-01-22-53-10.jpg
Deneme

PATRON KİM?

"Yaşadıklarından hiçbir şey öğrenmeyeceksin
değil mi?"
dedi beyin kalbe.
Kalp cevap verdi: "Bırak atayım
hızlıca ve yeniden deneyeyim."
Patron kim?
Kalp! Beyin! Hangisini dinler insanoğlu?Kimi
insanoğluna göre kalp patrondur. Kimi insanoğluna

soba.JPG
Hikaye

GÜNLERDEN SOBALI PAZARDI...

Günlerden
sobalı pazardı. Sobalı pazarlar değişmezdi ve hiç sevilmezdi o pazar
akşamları... Eski bakır güğüm kaynardı fokur fokur. Sonra bir kestane ya da
mandalina kabuğu kokusu sarardı evi. Sobanın demir askılıklarına asılmış mavi
önlükler vardı. Koca leğ

kitapları seçtim.jpg
Hikaye

KİTAPLARI SEÇTİM

Masallardaki “Uzun uzun yıllar önceydi…” cümlesi kadar eski değildi belki mazim. Lakin farkındaydım. Sesimin önce fısıltıya, sonra sessizliğe yatay dönüşümünün. Benim için bir tercihti bu. Onlar için içe kapanıklık. 'Depresyon' olarak tanımlayanlar da oldu bu durumumu. Bazen eleştiren gözler, akabin

fırtına.jpg
Hikaye

FIRTINA

Yeğin yağmur getiren ve kasırgaya dönüşebilecek olan çok güçlü rüzgâr diye tanımlarsak 'Fırtına' çıkar karşımıza... Yağmur getiren, rüzgâr getiren, kum getiren... Belki çiğ ya da tipi eken toprağa. Ben coğrafya ödevime böyle çalışırken, tiz bir ses bölmüştü ezberimi. 'O da bir şey mi evlat, fırtına

anadol.jpg
Hikaye

ESKİ ARABA

'İki gönül bir olursa samanlık seyran olur.' sözüne inandık, çıktık yola. Yol zaman zaman virajlı ve uzundu. Nice uykusuz geceler, yüksek sesler, küs günler oldu virajları geçerken. Lakin yolun bahar bahçe, lavanta kokulu, düz ve kısa anları da olmadı değil. Bir sıcak gülüş, bir tatlı kelime, durup

44b1.jpg
Hikaye

YANLIŞ YOL

'Yanlış yoldasın' dedi önce o, sonra diğeri, daha sonra bir diğeri daha... O ve diğerleri yanlarına kendilerine benzeyenleri de alarak geniş kitleler oluşturdular. Onlar ve diğerleri çevremi sarıp sarmaladılar. Korktum! Yanlış yoldaydım... O kanıya varmışlardı. Yolumdan hemen vazgeçtim. Geri döndüm.

radyo.jpg
Hikaye

SESSİZ ÇIĞLIK

Çocukluğum… Ve çocukluğumun geniş saatlerinin geçtiği büyük salon. Salonun içinde el oyması koca vitrin… Vitrinin içinde tek antenli küçük radyo. Radyonun içinden gelen o renkli sohbetler, kadife türküler, sesler… O sesler ki bizim seslerimize karışan, çığlık çığlığa sobelemece, körebe ve kahkaha… A

söyleyemedim.jpg
Hikaye

SÖYLEYEMEDİM

Işıkları yakmadım yine, söyleyemediğim gibi, gösteremedim de kimselere bendeki seni. Vanilya kokulu bir mum aydınlatıyor masamı bu defa… Sana ben yeni sözler yazıyorum. Nice yazları, kışları biriktirdim o sözlerde. Baharlar çiçek açtı, yapraklar sarardı, soldu. Mevsimler değişti. Şiirlerimin sahibi

PHOTO-2019-12-17-13-39-22.jpg
Hikaye

İYİ Kİ DOĞDUM!

Aslında maviyi severim ben. Denizi, yosunları, güneşi… Kumlara yalın ayak basmayı, rengârenk halhalları, dalga sesi eşliğinde okunan kitapları, savrulan saçları, efil efil etekleri, külah külah dondurmayı. Sevdiklerim bana “Yaz” der. Sen yaz mevsimine aitsin. Bazıları bilir, bazıları bilmez... Lakin

hqdefault.jpg
Hikaye

KÖR KUYULAR

“Kimdir en yakın dostu insanın? Şöyle, anlattım kurtuldum derdimi dediği. Ferahladığı… Mektup pulları olabilir mi? Ya börtü, böcek, kelebek, kuş, kedi, çiçek, kitap, deniz, insan? Tabi ya insan! İnsanın dostu insan. İnsan mı? Sanmıyorum. Benim dostum kör kuyular” dedi kadın…
Şaşırdım. Benimle konuş

11257527165_61b09beaf4.jpg
Hikaye

ÇİÇEKLİ PERDE

Çiçekli perdelerim yine kapalı. Ruh halim gibi. Gün ışığına da küskünüm. Susuyorum. Payıma sessizlik düştü. Bir de yalnızlık. Zaten sessizlik ve yalnızlık ruhuma yapışmış benim. Alışkınım. Doğduğumda bile yalnız kalmışım. Tüm hastane benim çığlıklarımı dinlemiş. Tek doğan çocuk koca serviste benmişi

NPiPPVRoa9qbfJKxxmKjx3-970-80.jpg
Hikaye

PEJMÜRDE

Hayat diyorum. Hayat. Maraton. Bazen açık havada yüz metre düz. Bazen kapalı havada yüz on metre engelli koşmak. Arkanda esen rüzgâr. Ter içindesin. Etrafta insan çok. Kalabalık, ses, toz. Sana bakıyorlar ama seni görmüyorlar.
Hayat diyorum. Maraton. Beni görsünler diye çabalıyorsun o maratonda. D

PHOTO-2020-01-14-09-08-29.jpg
Hikaye

LUNAPARK

Kaç bilet alsam mutlu olurum gişeden? Kaçıyla çocukluğuma dönerim mesela? Bir mi? On mu? Daha mı fazla? Dönme dolapta şehrin ışıklarına baksam. Atlıkarıncada ille de pembe tüylü atı istiyorum diye tuttursam. Tüylerini ellerimle sevsem atın. Sonra çarpışan arabalardan birine binsem, diğerinden insem.

569cbdac67b0a94100219f17.jpg
Hikaye

KARDAN ADAM

Beklediğimiz gün nihayet gelmişti. Soğuk, ayaz ama beyaz. Alabildiğine sonsuzluk gibi. Baktık birbirimizin gözlerine hiç konuşmadan aynı anda taktık eldivenlerimizi, berelerimizi, çizmeler derken tamamdık. Yıllar bize konuşmadan anlaşabilmeyi öğretmişti. Bir şeyler kötü gidiyordu biliyorduk. Sessizd

hayal.jpg
Hikaye

DİYORUM!

Diyorum! Bir gitsem, gitsem uzaklara. Nehirlere, ovalara, başka diyarlara...
Kar olsa, şehri örtse. Tanışsak şehirle. Çok güzelsin desem.
Dolaşsam amaçsızca. Yollarında, bağlarında, renkli sokaklarında.
Tatsam yeni lezzetlerini. Tadarken ağız dolusu gülsem.
Sonra atlasam trene, başka diyara geçs

01f1597ecb7b48873cc5739499cba6ee.jpg
Hikaye

KUTU KUTU PENSE

'Kutu kutu pense, elmamı yerse, arkadaşım arkasını dönse…'
Tutardık el ele dönerdik arkamızı sırayla, yüzümüzde gülümseme olurdu.
Yanımızda bakkal amca, karşımızda komşu teyze.
Sonra diğer çocuklar, kimisi “tombilis” oynardı, kimisi “ada”. Bir oyundan sıkılan diğerine geçerdi. Acıkırdık, reçelli

IMG_0806.jpg
Hikaye

KOCA ÇINAR AĞACI

Bahçemdeki koca çınar ağacı, nasıl da kök salmışsın toprağa, derinden, sıkıca, benim dercesine. Tanıştık, yaş aldık, büyüdük seninle. Takvim yaprakları değişti. Nice kışlar, baharlar, yazlar geçirdik. Dallarında yeşilin her tonunu gördük. Kah üşüdük, kah sıcaktan bunaldık. Bazen kitap okuduk gölgend

IMG_0890.jpg
Hikaye

HİNDİBA

Mevsimlerden bir mevsim, aylardan bir ay, günlerden bir gün içindeyim. Sıradan olduğunu düşündüğüm bir saat diliminde amaçsız yürüyorum. Keçeli, rahatsız ayakkabılarımın bağcıkları çözülene kadar her şey olağan seyrinde. Eğildim istemsizce başladım düğüm atmaya bağcıkları ve onu gördüm. Kalabalık, a

IMG_0934.jpg
Hikaye

KELEBEK

Geniş, yüksek tavanlı, sessiz bir antredeyim. Yerler siyah beyaz karolu. Sanki bakışları var duvarlarının, ürpertiyor beni ya da sessizliğin bir sesi var; tiz ve çığlık çığlığa korkutuyor bedenimi. Kapılar, koca koca kapılara açılıyor antre. Her biri sanki başka bir kâbusa gidecek gibi endamlı ve ça

IMG_1005.JPG
Hikaye

KIZ VE EJDERHA

Tanıdık tanımadık dostlar! Türküler, şiirler, sözler dolanır dillerinizde. Sever yürekleriniz, tasvir eder niceniz sevdiğini. Kiminiz der ki, sevdiğim ceylana benzer. Ahu bakışlıdır. Gözleri alır götürür beni yeşil diyarlara. Kiminiz de anlatır o bir kuştur, kanatları vardır. Süzülüp durur gökyüzünd

WhatsApp Image 2020-03-14 at 00.43.20.jpeg
Hikaye

BEN VE AY

Geceyi beklerim ben. O’nu. Kimseye göstermediğim karanlık yüzümü paylaşmak içindir çabam. Elimde kâh kahvem, kâh kitabım, kâh yalnızlığım olur. O alacakaranlıkta parladıkça yıldızların ışıltısı almaz gözlerimi. Odaklanırım karanlık içindeki dostuma. Merhaba derim, merhaba Ay!
Bilirim benzeriz birbi

IMG_1049.JPG
Hikaye

KUĞU GİBİ

Sadece boynum değildi kuğu gibi narin. O senin gördüğündü. Bedenim ve ruhum da eşlik ederdi çoğu zaman boynuma. Ağır ağır yüzüşümün tek nedeni uçsuz bucaksız yeşil gölde, ne gel deyişindi, ne gelme! Küçük beyaz bulutlardı tepemde dolanan. Hepsi sana dair umuttu bende... Lakin tükendi nicedir merhame

IMG_1043asd.JPG
Hikaye

AYNA

Aynada kendime seni seviyorum diyerek başlıyorum güne. Seviyorum evet, kime ne? Bakıyorum dakikalarca gözlerime, “Bugün biraz yorgun musun?” diyen komşum. Ay deme!
Kaz ayaklarım biz geldik konuşmasına başlamış yine. Tamam, arkadaşım durma sen de söyle! Bu neyin süsü yaşın kaç? Kelamı daha senden ba

IMG_2111.jpg
Hikaye

MUTLU SONLA BİTEN TÜM MASALLARA

Bahar gelecekti. Sonra çiçekler açacaktı, nisan yağmurları çiçek açmış erik dalları ile buluşurken; martılar simit, sincaplar ceviz peşinde daha çok koşacaktı. Ajandaya yazılmıştı renkli kalemlerle planlar, buluşmalar, özel günler ve o beklenen tatiller. Belki bir sahil kasabasına, belki en uzak o d

IMG_1693.jpg
Hikaye

ESKİ GAZ LAMBAM

Fitilini sevdiğim eski gaz lambam. Yine gece, yine ben sana muhtacım. Okumak için, düşünmek için, dertleşmek için. Nicedir yarenimsin. Hani gölgende mürekkepli kalemimle yazdığım satırlar var ya, o şiirler, saman kâğıdına dökülen gözyaşlarım. Hepsi boşaymış. Sırma saçlarına görmeden hayran olduğum g

a5282c7c-65c1-4955-ad66-291efb32aab2.JPG
Hikaye

BASMA FİSTANIM

Ah benim basma fistanım! Kırmızısı ateş saçar, siyahı gece ile yarışırdı. Yeşilini tarif edecek ozan yoktu. Her bir deseninin dili başka, türküsü yanıktı. Nicedir giyerdim onu, sever, sarar, sarmalardım. Bilirdim çok yakışırdı bana. Şöyle salındım mı var olan endamımla, havalanır dururdum ben de; ca

cd8936ae-2efb-4188-ac79-365f07e77c7f.JPG
Hikaye

AMBİVALANS

“Am-bi-va-lans” diye heceledim bir defa, duvarda asılı resmine bakarken. Tam da bendeki seni tarif ediyordu bu kelime. İlaveten o resimde taktığın mavi şapka vardı ya hiç yakışmamıştı sana. Çok defa söylemek istemiştim ama susmuştum. Kırmamak içindi en büyük çabam seni. Hala yakışmıyor şapka da, ısr

IMG_2436.jpg
Hikaye

GECE KELEBEĞİ VE ÇİÇEK

'İşte yine sabah oldu; geldi veda zamanı.' dedi, gece kelebeği.
Çiçek cevap verdi:
'Henüz balözüm bitmedi.
Kalsan sohbet ederdik göz kamaştıran pullarınla, kanatlarınla, işte bu sessiz alacakaranlıkta…'
Düşündü kelebek;
Açtı topuzlu antenlerini, güzel bir teklifti çiçeğin sözleri,
Biraz dah

IMG_2458.jpg
Şiir

İPLER KİMİN ELİNDE?

Önceleri!
Ah önceleri!
Hayat basit bir sahneydi!
Âşıktı adam kadına, üstelik tek taraflı değildi hisleri.
Kadın da âşıktı adama, nicedir birleşmişti elleri.
Hayat bir tiyatroydu adama göre,
Kadınsa başrolü kapmış olmanın hevesinde.
Günün sonundaki alkışlar için yarışmak gelmemişti akıllarına

IMG_2564.jpg
Hikaye

KRALIN KRALİÇESİ

Kral ve Kraliçe, sardunyaların sarmaladığı uzak bir ormanda yaşıyordu.
İkisi de zamana, dikenli yollara, kara kışlara, kavurucu sıcaklara, suyu azalan yamaçtaki nehre, dallarında olgunlaşamayan böğürtlene rağmen birbirlerini seviyordu.
Yıllar içinde öğrenmişlerdi, kara kışlar geçiyordu, böğürtlenl

8ede9c5a-5f4d-4537-bbdc-64b9a299ab22.JPG
Hikaye

İŞTE O GÜNLERDEN BİRİNDE

İşte o günlerden birinde, hava güneşli, kuşlar cıvıltılı, çocuk sesleri, 'yavaş sallan düşersin' diyen anne seslerine gebe. Eros tüm hızıyla ok atma peşinde. Sümbüller parklarda, bahçelerde. Uzaktaki camdan; Türk sanat musikisi tınısı gelmekte. Seçemem acep kim söylemekte? Sadece duyarım ben. Bir de

IMG_2711.jpg
Şiir

KAKTÜSÜN DİLİNDEN

Adım kaktüs benim.
Çiçekleri sever O ve onun gibiler, lakin sevmezler beni.
Oysa ben de bir çiçeğim. Üstelik en az su ile beslenenlerdenim.
Dikenlerim var nergis değilim elbet. Suç mu?
Sahi kabahat mi?

Adım kaktüs benim.
Kavuşamayan âşıkların hediyesiyim ya da yalnızların bilmecesi.
Şairler

PHOTO-2020-06-05-02-45-47.jpg
Hikaye

MASKE

'Gece karanlık. Ay ve yıldızlarla süslü siyah.
Gün aydınlık. Gün ışığı ve bulutlarla süslü beyaz.'
Dedi adam boşluğa bakarken. Derin ve kaygılıydı gözleri.
Kadınsa ne beyazdı, ne siyah. Hiç renk vermiyordu solgun silueti.
Bir zaman daha böylece susarak geçmişti.
Sessizliği bozan yine adamdı ve

yara bandı.jpg
Hikaye

YARA BANDI

Nicedir ruhunun ufka dalışı sızlatmıştı her bir yarasını. O yaralar ki, irili ufaklı canını yakan ama yıldırmayan. Ve buğulu gözlerini zamansız kapattırmayan. Bazen çayıra, bazen uzaktaki bayıra baktıran. Dili olsa anlatsa retina, konuşabilse göz kapakları. Yine geçse hafızasının her bir karesinden

IMG_2573.jpg
Hikaye

BULUTLAR KADAR ÖZLEDİM!

Sayamadım kaç bulut vardı gökyüzünde. Bir, iki, üç diyerek başladım oysa. Dördüncüyü beyaz bir tavşana benzettim. Havuç yoktu elinde ama. Beşinciyi de bol dallı bir ağaca. Altıncı bulutu biraz gözlerimle evirdim çevirdim. Sonunda kemana benzediğine karar verdim. Biraz çalsa ve az ötedeki kara bulutl

IMG_3035jhgfdfgh.JPG
Hikaye

MASALLAR VE İYİLER

Kırmızı başlıklı kızı avcı kurtarmıştı. Rapunzel'i saçları, Sindirella’yı cam ayakkabısı, Pamuk Prensesi Cüceler. Masallarda vardı hep iyiler ve kötüler... 'Çünkü iyiler hep kazanır.' demişti nice öğütlerde büyükler... Sahi kazanır mıydı iyiler? Onca kanatan kötü kraliçe, kurt, büyücü varken masalla

PHOTO-2020-07-04-00-04-36.jpg
Şiir

SESİMLE GİDERİM

Anlattım maviye, dalga sesine,
Sıcak kumu her gün aynı saatte ziyaret eden yan gezen yengeçe,
Gölgesinde serinlediğim kavak ağacına,
Elime konan uğur böceğine,
Okuduğum şu beyaz kapaklı kitabın son sayfasına...
İnsanoğlu kör, sağır ama değil dilsiz.
Evet bu tam da bir serzeniş!
Bendeki ağır,

92fdaeca-fd37-4591-bd7f-a9a9d8d01272.JPG
Hikaye

...

Sizin hayatınızda da özne ve yüklem yer değiştirdi mi hiç? Yoksa bu sadece bana özgü bir durum mu? O gitti ya da gitti O. Sıfat tamlamalarınız zincirleme oldu mu? 'Derin düşünceli kadın' koydular mı adınızı? Şu anlatım bozukluğuna ne demeli? 'Bari hiç olmazsa sen yanımda kal.' Bari ve hiç olmazsa ay

mevsimler ve ben.jpg
Hikaye

BEN!

Bugün Kış'ım ben, soğuk, üşüyorum. Her yanıma buzdan kaleler yapılmış. Bir de en sevimsizinden kardan adam. Camdan insanlar beyaz düşe bakıyor, bense içimdeki ayaza.
Oysa biliyordum Kış'ın geleceğini...
Dün Yaz'ı yaşadım ben, sıcaktı ısındım. Yanıma, yöreme tatlı meltemler esti. Bir de en köpüklüs

PHOTO-2020-07-24-01-51-14.jpg
Hikaye

BENİ BULDUM!

“Nesin?”
“Kimsin?”
“Ne yaparsın?”
Dedi insanoğlu...
Türlü dil ve zamanlarda, bazen sessiz bazen sesli o nizami bakışlarda.
Soru kipleri türlü ses tonuyla buluştu.
Bende sıfatlar aradı, bulamadı ya da buldu.
Önceleri nedendir bu merak dedim.
Ben:
Ben idim!
Yine de;
Anlattım durdum!
Lak

d11d3564-2552-43ad-bc6d-09f31f6c9a2e.JPG
Deneme

VE UÇ

Kim demiş 'eksik etek' diye? Kadınım ben kadın. Etek nedir iyi bilirim. En havalısını da giyebilirim. Salınmam ya da vazgeçtim, salınabilirim. Bu sadece benim tercihim. 'Saçı uzun aklı kısa.' ha ha durun da bir güleyim! İster uzatırım saçımı, istersem kısacık kesebilirim. Bana en çok hangi renk yakı

çelme.jpg
Hikaye

ÇELME

Kaç çelme daha yersek düşeriz dedim aynadaki siluetime. Bir, iki, üç, beş, yedi, on beş. Sustuk! Belli ki düşünüyorduk ikimiz de. Bugünü, yarını, en çok da dünü istemsizce. Yine o sokaklar ve o tatlı sözler dilimizde. “Ebe ebe nerede? Su doldurur derede, dere boyu çalılık, derede olur balık...” Ayna

1597518114121_PHOTO-2020-08-15-14-50-33.jpg
Deneme

...TIK

Balkonları odalara kattık, camlara panjur yaptık. Çelik kapılar taktık, bahçeleri otopark sandık. Ne balkon aşkları bıraktık, ne de cam sohbetleri. Çelik kapıları kat kat anahtarlarla kapattık, bahçede çocuk seslerini susturduk.
Gökdelenler inşa ettik, şafşatalı avmler diktik. Mısırı bardağa tıktık

IMG_3729.jpg
Deneme

YILDIZLAR VE ATEŞBÖCEĞİ

"Yıldızlar ateşböceği sanılmaktan korkmazlar." diyor Tagore. Düşünüyorum; bir geceye bakıyorum, bir yıldızlara, bir de sağ yanımdaki çayırda uçuşan ateşböceklerine.
"Yıldız"; sahi bir yıldız olsam "Sirius" mesela. Ateş böceği sansalar beni, umursar mıydım? Bütün evren varlığımı en parlak yıldız ola

bavul.jpg
Hikaye

BİR BAVUL HİKÂYESİ

Mutsuz uyandım bugün. Beyaz tavana, oval avizeme baktım birkaç dakika. Sonra neden daha renkli değil odam dedim? Perdelerim solmuş mu? Camlarım çok mu tozlanmış? Diye de düşünmekten alamadım kendimi. Artarda sıraladığım sorulara bir an mola verdim sonra. Makyaj aynamdaki parfüm şişesine takıldı gözü

18082018112207339491888.jpg
Deneme

ANAHTAR SESİ

Güven, güvenmek, güvenli an, güvenli ses, belki başka bir nefes... Neydi o his? Sarmalanmak mı? Saklanmak mı? Paylaşmak mı? Taş devri gibi mağaralara kurmak mı evini? Hikâyedeki kız kulesine kapatmak mı prensesini?
Karanlık mı bizi korkutan? Kâbuslar mı? Kâbuslara neden olanlar mı? Neydi o his? Ayd

ateş-buz-yürek.JPG
Deneme

ATEŞ VE BUZ

Yanık, yanmak. Ateşle, suyla, dertle. El yanığı, dil yanığı, yürek yanığı... Yangınlar! Hangisi daha dayanılmaz sence? Kıvılcımlar çıkarken yanında, yörende. Sonra attığın her adımda kora basmak, sözde cesaret istemez de. Ardına bakmadan yürümek kolay mı? Susma aynadaki ben söylesene!
İlk değil, üç

PHOTO-2020-09-20-01-20-27.jpg
Deneme

SONBAHAR

Neden beni suçlarsın ey insanoğlu? Hüzün barındıran sadece ben miyim ruhunda? Güneş’e veda etmek mi? Dökülen sarı yapraklar mı zor gelir sana? Ardına bakmaktan mı korkarsın? Mesela o ışıltılı yaza. Yoksa soğuk mu buz eder kalbini önündeki kışa yaklaşınca?
Yağmur ıslatınca mı ağlarsın? Ağlayınca mı

c47fda1b-1792-482b-b7f1-186cdc811354.jpg
Hikaye

TUZ BASSAM YARAMA

Ne iyi gelirdi yaralarıma? Merhem, ilaç, doktor, uyku, zaman... Hepsini tek tek denedim. Yüzeydeki yaralarıma merhem sürdüm, sonra ilaç içtim, nice doktorlara gittim, uyudum, zamana bıraktım. Baktım iyileşenler oldu. Kapandı kimileri, acıtmadı eskisi kadar.
Sardım, sarmaladım sevdim kimisini, bir o

1_vxtsgtr6hKmcfMXKtgU-bA.jpeg
Deneme

ÇOCUKLUĞUM PEŞİMDEN GELSİN İSTİYORUM…

Bir dağın zirvesine doğru yol almak, arada soluklanmak, başarınca durmak, izlemek ovaları, sonra bağırmak, en gürültüsünden, dileğimi: ‘Çocukluğum peşimden gelsin istiyorum!’ Ey sis, mavi gökyüzü, yüce tepeler duyun sesimi. Horoz şeker, şıpsevdi sakız, camdaki komşu teyze, bahçesine topumuz kaçınca

7-V81r.jpg
Hikaye

KARADUT

Bahar, sevinç ve ılık bir hava. Bahçemdeki dut ağacı, çiçeklenmişsin, yine aldım kitabımı elime, gölgende serinliyorum. Eşlik eder misin? Yalın ayak yürüyorum gövdenin etrafında, bir adım, iki, üç sonra dört derken. Sen de sayı sayar mısın? Düşünüyorum, bazen tatlı bazen ekşisin, pekmezsin, pestils

31F_indir.jpg
Hikaye

HANGİSİ ZOR?

Kalan: Görmediğim bir diyardan paylaştığın o kareye uzun uzun baktım. Uçsuz bucaksız bir ovaya komşuydu penceren. Bilmiyorum sıcak mıydı elinde tuttuğun kahven? Oysa beraber içerdik bir zamanlar, sohbet ve samimiyet eşliğinde sen ve ben. Haritayı çıkardım yine bir gece yarısı aniden, enlem, boylam,

kelebek.jpg
Hikaye

TIRTILDAN KELEBEĞE

“Minicik bir böcek, milyonlarca yıldır yeryüzünde en sağlam ipliği üretir. Yumurtaları bir yıl uyuyarak kendini geleceğe hazırlar. Doğduklarında kısa sürede ilk ağırlıklarının on bin katına çıkan mucizedirler. Sonra kendilerini ördükleri kozanın içine hapsederler. Hapsin sonunda başkalaşırlar. Artık

mask.jpeg
Hikaye

MASKELİ BALO

En şirin halimiz hangisi? En mutlu, dağınık, öfkeli, gergin, umutsuz. Kaç maske takarız yüzümüze? Yaş aldıkça artar mı? Azalır mı sayıları? Taktığımız maske bize mi yük? Anlamaya çalışana mı? Sahte miyiz aslında? Pollyanna suretine bürünmüşken, içimizden kötü cadı misali haykırmak geçiyorsa ve büyül

TAKVİM YAPRAKLARI.jpg
Hikaye

TAKVİM YAZISI

‘Dayan’ demişti son görüşmelerinde can arkadaşının nefesi: ‘Zamanla iyi olacaksın.’ Sonra telefondaki ninesinin sesi: ‘Su akar yolunu bulur, evlat yakında yolunu bulacaksın.’ Sahibini hatırlayamadığı bir diğeri: ‘Unutacaksın.’ Sın, sın, sın... Ne çok bu heceyle biten cümleye eşlik etmişti kulakları.

IMG_4333 (002).JPG
Hikaye

PALYAÇO

Bir kasım sabahı, cama vuran yağmur taneleri, dışarıda sarı sonbahar kalıntıları, kitap mı okusam? Kahve mi içsem? derken, eskiye gitmek fikri geldi ruhuma. Kaldırıldı sedir örtüsü, açıldı Pandora’nın kutusu, tozlu albümler mi tercihim? Balerin müzik kutusu mu? Renkli kartlarım mı olmalı elime alaca

E Şıkkı.JPG
Hikaye

E ŞIKKI

Sonbahar mı karamsardı yüreği mi? Bilemedi ayağa kalktı kadın.
“Neyin var?” diye sordu aynada gördüğü siluetine. Sustu! Epey bir zaman sonra sorduğu soruyu cevapladı. “Nur topu gibi bir öfkem var.” cümlesiyle dans etti döndü durdu. Gözlerini, kendi gözlerine dikerken aklı kirli cama takıldı. “Kime

c4d3e8ee-90cf-477a-a04c-9dc221f213a0.JPG
Deneme

MASAL

Bir insan, bir uyku ve bin masal. Ömrünün üçte birini uyuyarak geçiren insan, beynin bilgiyi işlemesini sağlayan uyku, kahramanlarının ve zamanın özgün olduğu masal. Uyku cücesi, Periliçe, Kuyruk ve Dişlek, Pırpır'ın dünyası, yavru kirpi... Hey sen bu satırları okuyan! Kaç masal benliğimizde yaşar?

daha.jpg
Deneme

DAHA

İnsan; doğdun, kundaklandın, emekledin, yürüdün. Seyyah oldun, yola revan dedin. Arif beden, şükreden kalp, üreten beyin, zikreden dili kattın hanene. Gülü dikeniyle, dostu derdiyle sevdin. Nice gecenin sabaha bağlandığını gördün. Fil kadar ağırlaştı dertlerin, kimi zaman kendini karınca misali küçü

uyku.jpg
Deneme

UYKU SENFONİSİ

Hayal orkestramla baş başayız. Jalûziyi kaldırıp gökyüzüne bakmazsam, yıldızlar ve dolunay bile katılmıyor davete bu gece. Hangi müzikler beyni dinlendirir? Sorusu üzerine konuşmaya başladık. Yağmur sesi, cır cır böcekleri, Airstream'den Electra ya da Mozart’tan 40. senfoni dinleyelim. Derken bizzat

okyanus.jpg
Deneme

OKYANUSA

Bir yıl daha bitiyor dedi takvim. Sarı Sonbahar gibi yapraklarını düşürdü. Günbegün topladım kararmış kâğıt parçalarını. Kimisini sakladım, kimisini attım. Düşündüm, not aldım, uyudum, kalktım ve yine hayatıma dair planlama yaptım. Yazdım, çizdim, ne yapamadım dedim, veda edeceğim yılda? Yenisine da

IMG_5008.jpg
Deneme

KIRMIZI AJANDA

Yıl bitmeye yüz tuttu; tek veya çift sayı ile biten yeni rakamlar eklenecek takvim yapraklarına. "Hoş geldin." diyeceğim; belki ışıl ışıl yılbaşı ağacıma bakarken, eğlenirken, tombala oynarken, en gerçekçi diğer seçeneğimse, mışıl mışıl uyurken bulacağım kendimi. Hep yaptığım gibi, ajandamı tozlanma

deve ve insan.jpg
Deneme

HARESE

İnsan! Yürür; yavaş, hızlı, sakin veya hırslı adımlarla. Koşar sonra, bazen yetişmek için menzile bazen iyi gelmesi için kendine. İnce düşünemez kimisi ama! O yorulur, bir an yığılır kalır nefes nefese. Hele bir de yol engebeliyse! Geç kalırsa, sahi düşerse! Suç patikadaki taştadır, nihayetinde. Bir

cam.jpg
Deneme

YEDİ YIL UĞURSUZLUK

Dünya; Güneş Sistemi’nin Güneş’e en yakın üçüncü gezegenidir. İşte bir tanım. Devam edersek; Dünya nüfusu her yıl bir önceki yılı geçerek katlanıyor. Farklı milletler, kara, deniz, ada parçaları, dinler, diller. Farklılıklara rağmen insanlar tuhaf batıl inançlarda buluşuyor. Baget ekmeğin masaya ter

kök.JPG
Hikaye

KÖKLEN

Kulaklarımda o bilindik ses ve bugünlerde yerle bir olmuş dengem çarpışıyor. Ses: “Yere sağlam bas!” diyor. Dengem: “Devril, odaklanma ve uyu!” Hangisi savaşı kazanacak diye saatlerce düşünebilir, zamanımı boşa akıtabilirim. Hatta dengemden yana bahis tutabilirim. Sesi susturmak daha kolay gibi hiss

tuz.jpg
Hikaye

TUZ HİKAYESİ

Yar! Yıllardan bir yıl, aylardan bir ay, günlerden bir gün. Yüreklerde buhran, dışarıda sisli hava var. Uyumak ve uyumamak arasında gelen giden bir hafıza, geçmişi sorgulayan gözler dans ediyor ruhumda. Hani yazarın “Ne kadar güzel bir gün çay mı demlesem intihar mı etsem karar veremiyorum?” dediği

ses.jpg
Hikaye

SES

"Kırkına merdiven dayamak." dedi iç sesi. "Öyle bir tabir var hatırlayabildin mi?” cümlesiyle de devam etti. Susturdu onu kadın aynadaki bakışlarıyla. Nihayet odam sütliman oldu düşüncesiyle rahatladı. Derin bir nefes aldı. Sonra korku filmlerinden fırlamış gibi ses yeniden geldi. "Ya sendeki şu kaz

altın tozu.JPG
Hikaye

ALTIN TOZU

Kırdım! Belki de daha çok kırıldım. Vazo gibi, cam gibi, en sevdiğim inci küpelerim gibi tuzla buz oldu bedenim. Eğildim organlarımı tek tek topladım ya da toplayamadım. Bilmem ki eskisi gibi oldu mu parçalarım? Öyle ki; duydum! Duymazdan geldi kulaklarım. Nicesini gördüm! Görmezden geldi bakışlarım

IMG_5609.jpg
Deneme

MÜMKÜN DEĞİL

Yine gece ve dilimde yüzlerce hece. Yeni alışkanlıklara merak salamadığımdan, kâh okuyorum, kâh yazıyorum, uyuyorum, uyanıyorum, aynı işte günler diyorum. Birbirine benzer nicedir Cumartesi de Pazartesi de. İnanmak istemediğimden değil şansa, içimdeki sesin fısıltılarına kulak kabartmak kolaydı ne d

946c3ae1-5537-41a7-b43d-0ce7a0ad957d.JPG
Hikaye

SAKSI ÇİÇEĞİ

Sulukent, menekşe ve kaktüs en yakın komşularımdı. Güneş alıyordu evim, sonra ışığım yeterli ve elbette keyfim yerindeydi. Bir hevesle almıştı beni o. Konuşarak, severek, özenle seçmişti toprağımı. Pembe, göz alıcı bir saksıya ekmişti en minik halimi. Günbegün sulamıştı köklerimi. “Begonyam, narin ç

taşlar.jpg
Hikaye

TAŞ

Tüm zarafetimi bir kenara bırakıyorum. Hava soğukmuş, gözlerim çukurmuş, keyfim kaçıkmış, kime ne? Duvarlara mı kulaklarımı kapatsam, insanlara mı seçemiyorum. Saçma sapan eşyalarla valizimi doldurarak bir trene atlamak istiyorum. Bilinmeyen o yere gitmekle kendimi mükellef tutuyorum. Ya da donup ka

SÖZÜMÜ GERİ ALIM.JPG
Deneme

SÖZÜMÜ GERİ ALDIM

Nice masallarla büyütüldük. Uykudan önceki düş kalemizdi, kelimeler. Kâh bir şato hayal ettik, kâh ormanın içinde minik bir kulübe. İçindeki prenseste biz. Uzun saçlar sevdik böylece. Taradık, fırçaladık. Pazar akşamı banyosunda itinayla sabunladık. Belki esas oğlan tarafından kurtarılmaktı içindi ç

kırmızı çizgi (002).JPG
Deneme

KIRMIZI ÇİZGİ

Öylece baktım aynaya. Yüzüme, yanaklarıma, alnıma, en çok da çizgilerime. Yatay, dikey, kısa, uzun yaşanmışlıklarıma. Sayamadım ama dakikalar geçti. Denedim bir adım, bir nefes, hayır ayağa kalkamadım. Hipnotize olamadım. Lakin epey düşünceliyim. Sanırım bu nedenle kederimin içinde, aklımdaki sorula

anka kuşu.jpeg
Hikaye

ANKA KUŞU MİSALİ

“Her birimizden bir tane var bu eşsiz evrende.” dedi kadın. Defalarca tekrarladı bu cümleyi fısıltıyla. Belki de inandırmaktı amacı, bizzat kendisini özel olduğuna. Öyle ya; aynaların hafızası yoktu ama olsaydı; onlar da “Her birinizden bir tane var bu eşsiz evrende.” cümlesini kullanırlardı. Düşünd

gölge.jpg
Deneme

GÖLGE

“Gün boyu peşimde gezer, güneş tepemizdeyse onu ezer.” Bilmecesine verdiğimiz cevapla girdi hayatımıza belki de. Yürüdük, yürüdü. Koştuk, koştu. Durduk, durdu. Bazen de yalnızlığımızı unutturdu. Kâh sevdik sarmaladık sevimli yanını, kâh sevemedik korktuk karanlık tarafını. Öğrendik, onun “gölge” idi

nota (002).png
Hikaye

HESAPLAŞMA SENFONİSİ

Islaktı gün ve aynada gördüğüm gözlerim gibi puslu. Yağmur sesiyle, kafamdaki uğultu dans ederken yine, yeniden sustum. Saatlerdir eski pikabımda çalan "Mazi kalbimde yaradır, bahtım saçlarımdan karadır. Beni zaman zaman ağlatan, işte bu hazin hatıradır." dizelerini, önce fısıltıyla sonra avazım çık

teşekkür.JPG
Deneme

KENDİME TEŞEKKÜR EDERİM

“Yapılan bir iyiliğe karşı duyulan gönül borcunu ve hoşnutluğunu kelimeyle anlatmak.” diyor sözlük, teşekkür etmek için. Kime mi? Sabah cıvıltısıyla uyanmamızı sağlayan kuşlara, o sevdiğimiz kurabiyeyi özenle paketleyen fırıncıya, elimizde dolu dolu yük varken asansör kapısını açan komşu çocuğa, gül

old-lady.jpg
Deneme

YORGUNLUK DEDİKLERİ

Bitmiş yoğurt kaplarına çiçek ekilen yıllar, çok mu geride kaldı? Ya annelerimizin permalı saçları? Dakikası sekmeyen pembe dizi; yalan rüzgârı! Kartondan bebek giydirme sevdası, mahallenin bekçisi, ağlayan çocuk resmi, tüplü televizyon sesi, ah o kokulu silgi! Arasam geçmişi, hani nerde jeton? Daha

kitap.JPG
Hikaye

KÂĞIT KOKUSU

Dünyanın en güzel kokusu birine göre lavanta, diğerine göre sümbül olabilir. Bir başkasına göre de; elmalı tartın ve anne kekinin kokusudur elbet. Hatta pahalı parfümler, losyonlar, rujlar, şampuanlar, jeller, deniz, yosun, çimen… Eklenir listeye daha neler neler. Ben ise, ben kâğıt kokusunu tek geç

nurten tosun.jpg
Deneme

METHİYELER!

Matematikle aram çok iyi olmadı. Sevmedim rakamları doğuştan ya da sonradan. Üçgenin iç açıları toplamı 180 dereceymiş; Pisagor teoremi a²+b²= c² şeklinde ifade edilirmiş; 2+2=4 edermiş… Hepsi ve niceleri değişmeyen kurallarmış. Sabitmiş! Ben değilim! Sahi benim üçgene benzeyen bir halim mi varmış?

PENELOPE’NİN SADAKATİ.jpg
Hikaye

PENELOPE'NİN SADAKATİ

Sağlam, güçlü ve içten bağlılık üçlüsünü bir araya getirince “Sadakat” çıkıyor karşımıza. Kime? Neye? Nereye? Aşk, dostluk, futbol takımı, en sevdiğin kahve, hep gittiğin o kafe, doğduğun şehir, yeşil kloş elbisen. Kim bilir, neler gelir aklına? Zor mu peki? Vazgeçebilecek gücün varken, yapmamayı se

çarpışma.JPG
Deneme

ÇARPIŞMA

Belki bir köprüde karşılaşmadı; iki inatçı keçi.
Bu çarpışma, zihinde besbelli!
Sen de dinle sesleri:
Negatif; ister matematik terimi deyin, ister fizik. Anlamı: “olumsuz.” Negatif sayılara ya da işlem sonuçlarına alışkınız ama günümüz insanı zihnini de bu deyişe bırakmakta. Olumsuz düşünce ön

ŞÖVALYE VE YEL DEĞİRMENLERİ.JPG
Deneme

ŞÖVALYE VE YEL DEĞİRMENLERİ

Şövalye olmak için bir kılıç ve bir at yeterli mi? Şöyle kuşansam çelik zırhımı ilan etsem cesaretimi. Çok zamandır yerimde sayıyorum iki ileri ve bir geri! Kapatsam gözümü. Zaman geçse sonra atsam zafer naraları. Sustursam kafamdaki düşünceleri! Bilmem ki deli miyim? Şu aynadaki tedirgin bakışlar k

hindiba.jpg
Hikaye

RÜZGÂRIN AŞKI

Rüzgâr bu!
Günlerden bir gün vazgeçmiş esmekten.
Suçlanmış!
Şaşkınsın diyen olmuş.
“Şaşırdın” diyeni duymuş!
Oysa o sadece susmuş.
Yol uzun, yol inişli, yol çıkışlı!
O kendine sade ve sadece bir yol arkadaşı bulmuş.
Ne papatya, ne sümbül ne de gül...
Gönlünü kaptırdığı bir hindiba, cılız mı

sessizlik.jpg
Hikaye

ÖZNESİZ CÜMLELER

Nicedir öznesiz cümleler içinde bulurum kendimi. Öylesine değersiz, soğuk, canlanmayı bekleyen. Yumuşacık sorulmuş bir “Nasılsın?” sorusuna bile: “İyiyim”’ demekte zorlanır dilim. Ve öğüt dinlemeye tümüyle kapalı beynim. Ne yüklemi tamlarım, ne tümlece yaren olurum. O uzaklara, çok uzaklara dalar du

yasemin.jpg
Hikaye

YASEMİN KOKUSU

Yaz sabahı, hafif bir meltem, yine hayaller ve mavi düşler eşlik eder ruhuma. Burnuma gelen o tanıdık koku karşısında yalnızım. Oysa aylara aylar eklemiştim. Takvim yapraklarını koparmamıştım duvardan. Belki zamanı durdurmak isteyişimdendi çabam. Baharda kalalım demiştim, her bir hücreme. Belki de d

Denize çıkan sokak.jpg
Hikaye

DENİZE ÇIKAN SOKAKLAR

Karanlık biter, doğar gün. Denize çıkar sokaklar. Aydınlıkla sarmalanır dalgalar. Güneşi gördüğü için midir bilinmez dans eder martılar. İşte benim tam da o anlara ihtiyacım var. Ah o sabahlar! İçimdeki bitmek bilmez fırtınalar. Yine geceden kalmalar. Her adımda yatışsa da, solmadılar! Bak işte şar

fısıltı.JPG
Deneme

DUVAR

Kimileri der ki: “Gerçek sevgi ve çöldeki su eş değerdir.” Zordur bulmak ikisini de... Sonra kana kana içmek ve kendine itiraf etmek durumu. Vaha, vefa, serap, tutku... Yok ki aşkın bir hududu! Yıllar mı? Yollar mı tüketir dünü? Nefes aldırmaz sıkar boğazını kuşku? Sahi yoruldum dediğin gün, bugün m

zaman makinesi.JPG
Deneme

ZAMAN MAKİNESİ

Gelecekten gelen bilinmeyen yaratıklar mı korkutur beni? Geçmişten gelen gölgeler mi? Sahi bir zaman makinesine binsem yolculuğum nereye olur? Hangi zamanda bulurum kendimi?
İşte seçeneklerden biri: "Rotam ileri!" emri ile nasıldır gelecek dedikleri? Tanıklık eder miyim alacakaranlığa? Kalmış mıdı

kaf.jpg
Hikaye

YANIKLARIM

Ne iyi gelir yanıklara? Buz, su, bal, aloe vera, merhem... Şiddeti fark eder mi sıcağın az yandı dersem? Buhar mı? Ateş mi? Yağ mı? Hangisini istersen! Yoksa yaz mı yaktı canımı? Güneş'e hafif meltemler eşlik ederken. Kabarcıklar ellerimden çok, beynimde görsen! Sahi kaç derece benim yanıklarım 1-2

genie-lamp.jpg
Hikaye

SİHİRLİ GAZ LAMBASI

Bir ağaç altı, mevsimlerden yaz ya da ilkbahar… Göğe bakarken bin bir soruyla, aklıma gelen bir bilinmezlikle oflarken buldum kendimi. Şans, talih, ütopya, rüya... Neyse ama masaldayım tam da şu an! Lakin kırmızı elma düşmese başıma. Veyahut ninemin beşiğini tıngır mıngır sallamasam. Şu meşhur eski

Screenshot_20210724-012911~2.png
Deneme

BİR TUHAF KIYASLAMA

Takarım takıştırırım. Canım ne isterse sürerim. Gecenin bir yarısı nara atarım. Kendi eksenimde dönerim. Kusurlarımla yarışırım. Bencilim ama dayanıklıyım. Zaman zaman kontrolsüz olsam da kendimle barışığım. Canım her istediğinde kahkaha atarım. Tuhaf tuhaf baksalar da yüzüme, umursamam; bir nevi sa

su.jpg
Hikaye

SU HAFIZASI

Zihinde saklama gücü; neyi mi? Yaşanılanları, öğrenilenleri, geçmişi, aşkı, acıyı, umudu... "Hafıza" işte. Var; sende, bende, onda, diğerlerinde... Peki ya suda? Niyetler neden söylenir bakarak berraklığına? Kristalleri mi saklar, bendeki seni anlattığımda? Peki, şişelere yazıp; dilekleri, en sevdiğ

Kendini-Sevmek.jpg
Deneme

SEVGİLİ KENDİM

Sevgili kendim;
Nefeslen!
İlginç bir dünyada yaşadığını unutma! "Yan yana" ayrı yazılır. "Apayrı" bitişik mesela.
Besle ruhunu!
Kahkahanın en iyi terapi olduğunu hatırla. Tatil gibi keyif verir ya da kahve etkisi, canlanmak anda.
Farklılıklarını kutla!
Sıradan işler yapma. Aykırılık şaşırtır.

IMG-20210815-WA0006.jpg
Deneme

BİR KIZIM OLURSA

"Coğrafya kaderdir." demiş İbn-i Haldun. Var mıdır kaderini yenen? Baş kaldıran ya da kabul eden! Her soruya yüzlerce, binlerce "Evet." cevabı, eminim verilen. Bir de o, bu, şu, ben kuzey yıldızına bakarken, meteor fırtınası içinde dilek tutma telaşına giren. Ey hayat! Kainat! "Bir kızım olursa..."

Screenshot_20210821-005356~2.png
Deneme

BİR YER VAR

Biliyorum bir yer var. Kaçıp gitmek istediğim. Uçak, tren, otobüs, karavan... Ama asla yürüyerek değil. O mesefe yetersiz ve ufkumda yerle bir! Yok olmak, kısa bir mola, uzaklar, sessizlik, keşif... Ama asla tanıdık değil. Yeni kaldırım taşları istediğim. Belki bir masal diyarı, dağ, taş, başka bir

251724-Sepik.jpg
Deneme

SAÇMALAMA HAKKIMI KULLANMAK İSTİYORUM!

Neye hakkım var acaba? Yemek, içmek, uyumak, gezmek… Toplum neyi uygun görür bana? Etek boyum, saçım, başım, yaşım! Tam bam teli! Ne zaman evlenmeliyim? Sonra el âlem dedikleri gizli topluluk anneliği kaç kilomda yakıştırır boyuma? “Diplomam var ama çalışmıyorum.” desem! “Aaaaa” ile başlayan cümlele

taç.JPG
Deneme

TAÇSIZ KRAL

Taç giymek var mı sizin kaderinizde? Kral olmak ya da kraliçe? Beden diliniz neyi anlatır halkınıza? Halk dediysek; bakkal, simitçi, yan komşu, sırdaş, kahve içtiğin veya iş yerindeki mesai arkadaşı… İşte öyle genel bir tabirle. Kendinizi nasıl sunarsınız dev bir kapıdan girişte? Ben! Ben! Ben! ile

boş ev.jpg
Deneme

BOŞ EV

Kaç mevsime şahit olur duvarlar? Salonun en heybetli köşesine kurulu berjer, ev ahalisinin çok da sevmediği yaldızlı tablo, el dokuması kilim… Sahi kahkahalara tanık oldukları kadar, kavgalara da “Yine başladılar!” demişler midir kendi aralarında? Uyur mular? Daima uyanık mıdırlar? “Günaydın.” kelim

acı.jpg
Hikaye

KENDİMLE ACI ÜZERİNE KONUŞMAK

Acı! “Senin tarifini yapmak mümkün mü?” diye sessizce bir soru sorsam. Kim nasıl açıklar heybetini? Tevekkeli değil; yoğun bir duygu olur ortak karar ve sanı. Peki, olgunlaştırır mı insanı? Yaş almak değil, acı çekmek büyütür derler dimağı. Evetler, hayırlar, belkiler, mümkünler… Nice cevaplar duyuy

mahcup-olma.jpeg
Hikaye

MAHCUBİYET

Hangisi daha zor? Mahcup etmek mi? Mahcup olmak mı? “Hasretinle mansur kaldım, hasretinle mahcup kaldım ey sevgili.” sözleriyle seslenen Küçük İskender’e versek kulağımızı. Düşünsek; insanı kim niye mahcup ederdi ya da neden mahcup olurdu gönüller? Avuçlarına öfkeyi mi, merhameti mi almak isterdi fa

YUNUS.jpg
Deneme

GÜLÜMSEYEN YÜZ

Kahkaha atar mısınız, şöyle tüm kalabalığı inleten cinsten? Derin, eğlenceli, içinizden nasıl geldiyse öyle. Yoksa korkar mısınız gülümsemeye? Ya da sahte; peynir, üç yüz otuz üç gibi sözcüklerle verilen şahane pozlara inananlardan mısınız? Başka bir soru daha: Yüzünüze her güleni dost sanır mısını

SUSANLAR DAHA İYİ ANLAŞIYORLAR.jpg
Deneme

SUSANLAR DAHA İYİ ANLAŞIYORLAR

Ses: “İşitme organının duyabildiği titreşim.” diyor sözlüğünüz. Tiz, gür, kalın, yumuşak. Sonra heceleme, eskiden “A-li a-ta bak.“ ile fişlenen. Şimdilerde “Ela ve Lale el ele.” dünya keşfinde. Sonra başlangıç cümlelerine ek büyüme ve beyne eklenen vizyon, misyon kelimeleri. Yirmi birinci yüzyıl, te

piri.JPG
Deneme

KUSURLU SEVMEK

Geçici öfkeler vardır hayatta. Hoyratça gelir. Nedeni çok basittir bazen. Kimi zaman da destekli. Kalıcı aptallıklara neden olur dudaklarımızdan çıkanlar. Sonra ismini “Kusura bakma.” koyarız. Peki, nedir kusur? Örtülür mü? Unutulur mu? Bahane mi? Can yakar mı? Kusursuz insan var mı? Gönlümüz ne kad

80 GÜNDE DEVR-İ ÂLEM.JPG
Deneme

80 GÜNDE DEVR-İ ÂLEM

“Yapa-maz! Başara-maz! Gide-mez! Üstesinden gele-mez!” –mez, -maz. Türkçe’deki fiillere gelerek onları olumsuz hale getiren ekler, peki ya hunharca bu kelimeleri sarf eden diller? Tehlikeli bir çeteler. Ne kadar hayatımızdalar? Veyahut neden akışın içindeler? Niye yapamadıklarını yapmanı eleştirirle

elif ve vav.JPG
Deneme

ELİF VE VAV

“Elif ne ise güzellik odur.” sözü çalınır kulağımıza. Aşk’ı Elif’e benzetir kimileri. Öyle ki; isminde gizlidir güzelliği. Lakin okunmaz. O olmadan da besmele sese gelmez. Her şeyin içinde ama görünmez. Gölgesinde “Vav” soluklanır. Susar seslenmez. Vav kimine göre edeptir, kimine göre yakarış. Bakt

Franz-Kafka-.jpg
Deneme

GREGOR SAMSA

Başlangıç: “Selam olsun Franz Kafka’ya.” diyerek başlasak söze. Şöyle okuduğumuz satırlar gelse aklımıza hece hece. Hayran olduğumuz, sevdiğimiz, sevmediğimiz, kızdığımız, hatta kendi yerimize koyduğumuz karakterle bağdaş kursak. Şöyle dönsek baksak, derine, öze. Asıl olansa; ne anlatmak istediğimiz

marti.jpg
Şiir

MARTI

Yine bir sabah, uyandım.
Döndüm yüzümü güneşe, kapattım gözlerimi.
Derin bir nefes aldım.
Belki bulut fısıldadı kulağıma.
Belki de martı.
Çok emin değildim.
Her zamanki gibi net duyamadım.
Epey zaman sonra;
Fısıltılı bir sabahın daha eteğinde,
Dayanamadım anlattım sonbahara şaşkınlığımı.
G

incir6.jpg
Deneme

İNCİR AĞACI

Dilimize pelesenk olan deyimler vardır. Bu yüzden, çocukluğumda evimizin balkonuyla komşu olan incir ağacını sevememişimdir. Çok okumaktan mıdır bilinmez; canım Anadolu’nun seslerini, sözlerini? Kazımışımdır dimağıma. “Ocağıma incir ağacı diktin!” cümlesi dans etmiştir ruhumda. Belki bir nedeni de i

Screenshot_20211126-193329~2.png
Deneme

VEDA EDERKEN

Yeni güne uyanmak için, dünya döner tek bir yana… Aynı hızla, yılmadan yorulmadan geceler kavuşur sabaha. Saatler sonra geri döneceğini bilse de adı geçen gezegen; veda eder mi sahi yıldızlara? Sarılır mı gün batımına? Şu ışıldayan yakamoza. Kutuplardaki şirin penguenlere veyahut insanoğluna!
Peki