Lavinya Dergisi

KARGA
Nurten K. TOSUN

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

Karga, siyah tüyleriyle gökyüzünde bir nokta gibi süzülen, sessiz ama keskin bakışlı bir tanık. Ne uğur taşır, ne uğursuzluk. Anlamı bakanın zihninde doğar.
Nitekim Epiktetos’ un dediği gibi: “Sen istedikten sonra karga da sana uğur getirir.” Ama kargayı asıl karga yapan rengi değil; hafızasıdır. O, yapılanı unutmayan bir varlıktır. Yüzleri, sözleri, niyetleri… Zamanın içine bırakmaz, taşır. Onun için hatırlamak bir yük değil, bir yön duygusudur. Onca yıl buyunca hafızası hapistir. İyiliği de kötülüğü de kaydettiği için kararları nettir; bu yüzden oyun kurar, plan yapar, gerekirse bekler. Çünkü bilir: “Hatırlayan kendini korur.”

İnsan da hatırlar… Ama insanın hafızası düz bir yol değil, kıvrımlı bir labirenttir. Unutmak ister, çünkü yük ağırdır. Hatırlamak ister, çünkü anlam oradadır. İyilik kalpte iz bırakır, insanı yumuşatır, açar, yaklaştırır. Kötülük ise sınır çizer; insanı keskinleştirir, mesafe koydurur. Ve insan her ne kadar “Unuttum!” dese de, hiçbir şey gerçekten yok olmaz. Geçmiş, sessizce bugünün içine sızar; seçimlere, tepkilere, korkulara ve cesaretlere dönüşür. Hafıza, insanı geçmişe zincirlemez; geleceği inşa eder. Ama insan bu inşadan kaçmak için çeşitli bahaneler üretir. Kimi unutmayı seçer, kimi hatırlamayı. En tehlikelisiyse; aynı hatayı tekrar ederken, farklı bir son bekleyen zihindir.

Karga bunu yapmaz. Çünkü karga neyini paylaşmaz?

- Cevizini.

Mesele hiçbir zaman sadece bir ceviz değildir.

Karga neyi bir şeye değişmez?

- Hafızasını.

Peki, insan neyini paylaşmaz, neyinden vazgeçmez?

- Huzurunu ve huzurundan.

Ve belki de insanın cevizi tam olarak budur.

Ceviz, hafıza.

Yanılsama!

“Unutan, tekrar eder. Hatırlayan, yön bulur. İnsanoğlu için huzurdan kıymetli bir şey yoktur.”