Lavinya Dergisi

PENELOPE'NİN SADAKATİ
Nurten K. TOSUN

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

Sağlam, güçlü ve içten bağlılık üçlüsünü bir araya getirince “Sadakat” çıkıyor karşımıza. Kime? Neye? Nereye? Aşk, dostluk, futbol takımı, en sevdiğin kahve, hep gittiğin o kafe, doğduğun şehir, yeşil kloş elbisen. Kim bilir, neler gelir aklına? Zor mu peki? Vazgeçebilecek gücün varken, yapmamayı seçmek? Sadık kalmak güvenmişlere! Sarmalamak tatlısıyla, ekşisiyle.
Elbet duymuşsundur sende birçok hikâye ya da destan, şiir, masal, hançer, kinaye... Beni en çok etkileyeni Penelope. Homerus’un Odysseia destanındaki Odysseus’un eşidir, mitolojik kahramanım. Kocasının yokluğunda saraya yerleşen erkekler arasından yeni bir eş seçmesi istenmiştir. O ise yirmi yıl beklemiştir. Formülü ise odasında koca bir dokuma tezgâhı kurmakta bulmuştur. Evlenmesi için baskı yapanlara elindeki işlemeyi göstermiş, işlemesi bitince evleneceğini söyleyerek herkesi oyalamıştır. İşleme nasıl mı bitmemiştir? Gündüz yaptığı işi gece sökünce ilerleyememiştir. Döndüm yine geçmişe, mişleri tekrarladım. Sonra Penelope’yi Odysseus’a aşk mektupları yazarken penceresinde bıraktım. Bıkmamak! İnanmak geri döneceğine. Sadık kalmak güvenmişlere. Bekleyebilmek sessizliğinle ve sabrınla.
“Zor sınavdır sadakat.“ der kimileri. Umduğunu bulamamak, bahane uydurmak, yolda toslaşınca kaçmak. Ateşe dokunmak gibi. Oysa ne vaatlerle tutmuştun o eli, sevmiştin şehri, koymuştun dolabının en havalı köşesine yeşil kloş elbiseni. Ağlamıştın nice zaman can dostunun omuzunda, sonra en sıkıntılı anlarında içmiştin o kahveyi. Kafede geçirmiştin mutlulukla saatlerini, hiçbir mekâna değişmem demiştin çöreğini. “Yense de yenilse de gönlüm hep sende“ sloganıyla desteklemiştin asil renkleri. Yeniden tutkuyla bağlanmak. Sadık kalmak güvenmişlere. Sevebilmek dünüyle, bugünüyle.
Selam olsun vefayı yol arkadaşı edinenlere, destanlara, kahramanlara ve elbette sadakatin temsilcisi Penelope’ye…