Lavinya Dergisi

KUSURLU SEVMEK
Nurten K. TOSUN

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

Geçici öfkeler vardır hayatta. Hoyratça gelir. Nedeni çok basittir bazen. Kimi zaman da destekli. Kalıcı aptallıklara neden olur dudaklarımızdan çıkanlar. Sonra ismini “Kusura bakma.” koyarız. Peki, nedir kusur? Örtülür mü? Unutulur mu? Bahane mi? Can yakar mı? Kusursuz insan var mı? Gönlümüz ne kadar geniş? Yar dediklerimiz sadece kendimiz gibi olanlar mı? İyiyi, güzeli, doğruyu aramak kulağımıza küpe yapılmışken hangimiz kendi kusurlarımıza dönmeyiz sırtımızı? Aynada biz devleşirken o, bu, şu ayıplı. Haydi, seç tarafını! “Armudun sapı, üzümün çöpü.” var evet. İştahla yerken aklın hiç buna takılmaz mı? Eşyayı büyüten yüksek camlar gibi olduğundan büyük görünmeyen var mı? Mantık, aşk terazisinde iki tarafta galip olamaz mı? Kusursuz insanı ararsan; ömrüne koca bir yalnızlık saçılmaz mı? Nefis dediğimiz tam da her şeyi kendine istemek sayılmaz mı? Saman çöpleri gibi su yüzünde kalabilmek bizi daha iyi bir insan yapar mı? Bu kadar soru arasında kalmak ey insan seni sıkmaz mı?
Kalıcı sevgiler vardır hayatta. Zamanla büyür. Nedeni yoktur bile bazen. Kimi zaman da sebepli. Geçici sevdalara neden olur dudaklarımızdan çıkanlar. Sonra ismini “Sevgi” koyarız. Peki, nedir sevgi? Yakar mı? Sarmalar mı? Geçici mi? Dost kazandırır mı? Sevilmeyen insan var mı? Hatasız mutluluk doğar mı? Ürkeklik, korkaklık, küstahlık, kıskançlık kusur sayılır mı? Sevmek tüm kusurları kapatmaz mı? İtiraf etmek kabullenmekle kardeş mi? Acele etmekle, açık sözlü olmak şıklarda çapraz mı? Mükemmel olanı herkes sever. Kusurlu sevmek ömürlük bağlılık mı? Hayat yolunda yürüdüklerin hep ışıldar mı? Marifet yoldaşında özü aramak mı? Düşün, nefeslen! Rumi; o faziletli sözleri ile kulaklarını çınlatmaz mı? “Tabiatında kusur görmek varsa, tavus kuşunda çirkin bir ayaktan başka bir şey göremezsin.”
Öyleyse tut yanındakilerin elini, sadece pembelerini değil, sen gör en puslu grilerini.