Lavinya Dergisi

KİTAPLARI SEÇTİM
Nurten K. TOSUN

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

Masallardaki “Uzun uzun yıllar önceydi…” cümlesi kadar eski değildi belki mazim. Lakin farkındaydım. Sesimin önce fısıltıya, sonra sessizliğe yatay dönüşümünün. Benim için bir tercihti bu. Onlar için içe kapanıklık. 'Depresyon' olarak tanımlayanlar da oldu bu durumumu. Bazen eleştiren gözler, akabinde iğneleyen sözler de duydum. 'Şişttt, sana söylüyorum!'. Bana söylüyordu. 'Duymuyor musun beni ?'. Duyuyordum. Neden sustuğumu düşünüyordum sık sık ya da duymamış gibi umursamaz davranışımı. Onlarla konuşacak bir ortak noktam olmadığına karar veriyordum sonunda.
Aslında konuşuyordum ben. Sadece kitaplarımla. Birçoğu kitaplarla konuşulabildiğini bilmiyorlardı. Kitaplar... Kalın ciltli, ince kapaklı, kuşe kâğıt, eski, yeni, biyografi, deneme, anı, mavi, kırmızı ve ve ve diğerleri. Ben hepsini seviyordum. Kahvemi yudumlarken eşlik ediyorlardı. Bilmediğim diyarları, hayatları, bakışları ve sesleri getiriyorlardı bana. Mesela; Küçük karabalık hala dönmese de ben öldüğüne inanmıyordum. Küçük prens gezegenine tekrar seyahat edebilmiş miydi? Tilkiye ne olmuştu? İşte hala bu soruların cevabını da bilmiyordum. Çok meraklıydım. Onlar, o insanlar hep bir şeyler bekliyordu. Kızgınlardı, üzgünlerdi, bilmedikleri konularda da fikirleri vardı. Kitapların yoktu. Kitaplar her şeyi zaten biliyordu. Ama ben istemedikçe dile gelmiyorlardı. Kitaplar samimiydi. Bana yetiyorlardı.
Onlar anlamıyordu. İnsanlar, insanlar... Israrla anlamıyordu. Vazgeçmiştim. Ben de anlatmıyordum. Anlatmayacaktım. Anlatmayacağım. Belki anlatmak isteseydim onlara şu kadarını söylerdim: Çocukken sadece fırtınalar gürültülüydü. Şimdi siz gürültülüsünüz, sırf bu bile nedenim olabilir. Ben sessizliği ve kitapları seçtim...