Lavinya Dergisi

...
Nurten K. TOSUN

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

Sizin hayatınızda da özne ve yüklem yer değiştirdi mi hiç? Yoksa bu sadece bana özgü bir durum mu? O gitti ya da gitti O. Sıfat tamlamalarınız zincirleme oldu mu? 'Derin düşünceli kadın' koydular mı adınızı? Şu anlatım bozukluğuna ne demeli? 'Bari hiç olmazsa sen yanımda kal.' Bari ve hiç olmazsa aynı anlama gelmez mi? Sıkça kullandınız mı atasözlerini? 'Giden kağnının gölgesinde oturulmaz.' Oturulmaz mı gerçekten bilir misiniz? İki cümlenizden biri teşbih oldu mu? 'Ah sevdiceğim nazlı gözlerin bir tutam ok.' derken duydunuz mu sesimi? Satır satır yazarken kelamlarınızı heyecandan noktalama işaretlerini karıştırdınız mı? Virgülmü o? Kinaye yapmaya korktunuz mu ses tellerim misali? Kalpte yoksa kemik kırılmaz mı sandınız?
Ben yaptım. Öznem ve yüklemim nerden bakarsanız içinde O ve gitmek olan cümleler kurdu. Sıfat tamlamalarım 'Derin düşünceli kadın'. Sonra anlatım bozukluğum yanımda kal kelimelerini evirdi çevirdi anlatamadı durdu. Ah neler çıkardı ortaya. Bir bilseniz! Giden kağnının gölgesinde kıpırdamadan bekledim. Duymadım atasözlerini. Bana bir daha öğretseniz! "Gözlerin bir tutam ok." derken, okun beni vuracağını da düşünmedim. Virgülle biten cümleler kurarken sonunu da tahmin edemedim. Kinaye yapamadım ama çok dinledim. Sahi benim kalbimi hiç önemsemedin!
Ben yaptım. Sadece ilk paragrafta size sorduklarımla kalmadım. İtiraf etmeliyim. Çokça tekerleme de söyledim. Adına tekerlemeler ekledim. Dal da kalkmadı, kartal da sarkmadı. O sevdiği şiirdeki mısra misali "Dönerse senindir." gibi de olmadı. Dönmedi! Bekledim, bekledim. Üçlemeler yaptım, büyük ünlü uyumu dedim. Ona yazdığım masalı da yeniden gözden geçirdim. Döndüm baktım hayatımıza bir durdum yabancı kelimeleri de düzelttim. Belki gidişi ondandır dedim! Bekledim yine bekledim.
Ben yaptım. Bekledim. Bekledim. Ve bir gün vazgeçtim. Son bir paragraf daha yazdım bize, hayal kırıklığı dedim. Fazla yakınlık bize, uzaklık getirdi bildim. Virgül koymadım sonuna bu defa. Bilmedi ve siz de bilemediniz. Nokta da değil. Ünlem de! Üç nokta koydum: elbette tahmin ettiniz '"Yarım kalmış cümleler. O gitti, gitti O..."