Sabah camını usulca tıklatan yağmurun sesiyle uyanabilmek… Perdenin arasından süzülen güneş ışığının tenine dokunması… Gün batımının gökyüzüne bıraktığı kızıllığı birkaç dakika sessizce izleyebilmek… Sevdiği biri için hazırlanm
Lavinya Dergisi 4. Sayısı
Lavinya Dergisi Melis Gülcan Kapağı İle Sizlerle! Mayıs 2022 Aylık Kültür, Sanat, Edebiyat Dergisi! Şimdi Dergimizi Okuyun!Lavinya Dergisi
NOKSANLAR KENTİ RADYO DİNLE
Lavinya Dergisi
Son Eklenen YazılarTEMMUZ VE AVUÇLARIMIZDAKİ SÜRPRİZ PAKETE DAİR
Hayatın şaşırtmayı seven bir yanı var, hepimiz biliriz bunu. Biliriz de her defasında yenik düşüp yine de şaşırabiliriz. Çünkü hayat, bilinmezliğiyle de bilinir. Zamanın da eli değer şüphesiz; durmadan yaptığımız planlar, aldığımız kararlar, saptığımız yollar nasıl da deği
GÖRDÜN MÜ
Kusursuzluğun içinde ki kusuru,
Senin içindeki beni,
Benim içimdeki çaresizliği,
Kim görebilir ki?
Her gece kan kusar gibi,
İçime içime kustum,
Tüm iyileşmeyen yaralarımı.
Dermanı yoktu derdimin...
Anlatmıyorum uzun zamandır,
Anlaşılmayı beklemek,
Anlatmaktan daha zor zaten,
Bu y
KAN LEKESİ
Yağmur damlaları, kazmaya çalıştığım toprağı iyice yumuşatmıştı. Kazdığım çukurun aksine, içimdeki endişe gitgide büyümeye devam ediyordu. Ellerim o kadar titriyordu ki her beş dakikada bir kürek elimden düşüyor ve ıslak toprağa yapışıyordu. Bir yandan toprak kazıp bir yandan et
GÜNEBAKAN
“Günebakan” adını hiç duymuş muydu? Ayçiçeğinin bir başka adıydı bu. Ne kadar sade, ne kadar kendini anlatan bir isim: “Güne dönen, gökyüzündeki yolculuğu sessizce izleyen…”
<
ACI ÇİKOLATA
Çikolata denildiğinde herkesin aklına farklı bir tat gelir. Kimisi sütlü çikolatayı yumuşaklığıyla sever, kimisi bitter çikolatayı kendine özgü aromasıyla tercih eder. Damakta bıraktığı iz nasıl kişiden kişiye değişirse, yaşamın insana sunduğu duygular da öyle
SEKİZ KÖYÜ YAKMAYAN ÖFKE
Sandalyesinden hiç beklenmeyen bir hışımla geriye doğru ittiğinde ahşabın gıcırtısı oluşması her şeyin yansımasıydı. Hareketin ne kadar yersiz olduğu bu tiz sesle birlikte kısaca anında dank etmişti.
CAM
Cam… Ana maddesi kumdur. Ateşle şekil alır; şeffaflığıyla ışığı içeri buyur eder, manzarayı saklamadan korur. Evlerin penceresi olur, bir insanın ilk çizgisine ayna olur, bazen bir seranın umudu, bazen de bir mabedin vitrayı… Fakat aynı cam kırıldığında, ardın
ÖNCE
Önceler miydim önceleri öncelikle
veyahut tanır mıydım beni.
Tabir ederken acı yaşanılanları;
Bolca kanayan yaraya,
Yaşamak için basmışlar,
Onlarca pamuğu.
Şimdi bir fikir şakıyor zihnimde.
Ardından bir pamuk çekiliyor, çekiyor
Yaradan.
Çok acıyor, sızlıyor.
Yutkunuyorum ve yeniden,
Zuhur ediyor dü
VE İNSAN…
Bazı insanlar hayatı bir otoyol sanıyor; hızlanınca varılacak, planlayınca çözülecek, hesaplayınca anlaşılacak bir yer gibi. Oysa ben yıllar geçtikçe hayatın daha çok eski bir kütüphaneye benzediğini düşünüyorum.
Raflarda duran her kitap, yaşadığımız bir yılı saklıyor sanki. Kimi sayfalar ace
SON ELMA
İnsan bazı evlere misafir olarak girmez; sanki yıllardır beklediği bir hesaplaşmanın içine adım atar. Daha eşiği geçmeden omuzlarına çöken görünmez ağırlık, ciğerlerine dolan bayat hava ve duvarların sessizliği... O gün onun evine ilk adımımı attığımda, beni karşılayan şey arkadaşımın g
BUZDAĞININ GÖRÜNMEYEN YÜZÜ
Glasyoloji, buzulları ve buz oluşumlarını inceleyen bilim dalıdır. Bu alanda çalışan bilim insanlarına “Glasyolog” adı verilir. Glasyologların en dikkat çekici çalışma alanlarından biri de buzdağlarıdır. Buzdağları, kutup bölgelerindeki dev buzulların zamanla
Lavinya Dergisi
KISA YAZILARLavinya Dergisi
RÖPORTAJLARLavinya Dergisi
SON EKLENEN YAZI
TESADÜF
Sabah camını usulca tıklatan yağmurun sesiyle uyanabilmek… Perdenin arasından süzülen güneş ışığının tenine dokunması… Gün batımının gökyüzüne bıraktığı kızıllığı birkaç dakika sessizce izleyebilmek… Sevdiği biri için hazırlanmış bir kahvaltı… Fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusu… Demlenmiş bir fincan kahvenin buğusu… Çocukların içten kahkahaları… Sevdiğinin yanında gözlerini açabilmek… Sağlıklı bir bedenle yürüyebilmek, derin bir nefes alabilmek… Dostlarla edilen koyu .........
