Lavinya Dergisi

TAKVİM YAZISI
Nurten K. TOSUN

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

‘Dayan’ demişti son görüşmelerinde can arkadaşının nefesi: ‘Zamanla iyi olacaksın.’ Sonra telefondaki ninesinin sesi: ‘Su akar yolunu bulur, evlat yakında yolunu bulacaksın.’ Sahibini hatırlayamadığı bir diğeri: ‘Unutacaksın.’ Sın, sın, sın... Ne çok bu heceyle biten cümleye eşlik etmişti kulakları. Sahi iyileşecek mi zalimin yaraları? “Zaman” diyordu da niceleri. Bulunur mu bu zamanın bir metresi? Ölçüleri alınır mı? Terzi biçebilir mi dakikaları? Kaç saat daha gerekli? Su çok mu yavaş akacak? Çocukluğundaki havuz problemlerini hatırlasa bir faydası olur mu? İki musluk yerine beş tane açsa mesela? Hafifler mi sancıyan başı? Dedikleri gibi her başlangıç bir son, her son bir başlangıç mı? Düşününce kışın bitişi bahar, gecenin ertesi güneş doğmalı. Belki sadece kendi sesiyle ruhunu iknaya çabalamalı. İşaretlere inanmalı. Nasip demeli, peşini bırakmalı. Dışarıda akan bir hayat var olmalı. Akmalı, sızlamamalı fakat kendi ikliminde yaşamalı. Açsa nergisler beyaz, lila içine çeke çeke koklamalı. İşte o zaman! Güler mi gözyaşı? Okumalı, uyumalı, yemeli, sosyalleşmeli; öğütler. Dilden dile yine sesler ve sınlarla biten heceler. Ne yana dönse oysa izler, izler. Kısmet değilmişler! Durmalı! Belki de duymamalı! Gitler, geller elbet yaşanmalı! Nefes almalı, bakmalı eşyaya, belki göğe, belki tavana ama artık ağlamamalı. Bakmalı evet, göğe bakmalı. Göğe bakma durağı bitince oturmalı. Umutlanmalı! Peki, bakarsa en uzağa ta oraya. Umutla! Dağılır mı gönül efkârı? Köşedeki saati de unutmamalı, yelkovanın yanındaki horozla bakışmalı, iyi olmaya kaç salise daha geçmiş hesaplamalı. Biraz dinlenince gidenin attığı oku bulmalı. Belki de Eros aşka hürmetinden onu dünden saklamalı. Gece olunca yine duvar takviminden bir yaprak koparmalı. Hatta geceyi beklemeden şimdi yapmalı. Takvim yazısını da hep yaptığı gibi okumalı. Bugünün konuğu Mevlana’ya kulak asmalı. Muhakkak bu tesadüften bir ders çıkarmalı. Yaprağı okuyan sadece kendi sesi olmalı, iyice okuduğunu duymalı: ‘Üzülme, kaybettiğin her şey başka bir surette bir gün mutlaka geri döner.’ Tekrar tekrar anlamalı. Bilakis suretlerle karşılaşmak için geride kalan da olsa, zalim olmamalı, mazlum kalmalı…