Lavinya Dergisi

MASKE
Nurten K. TOSUN

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

'Gece karanlık. Ay ve yıldızlarla süslü siyah.
Gün aydınlık. Gün ışığı ve bulutlarla süslü beyaz.'
Dedi adam boşluğa bakarken. Derin ve kaygılıydı gözleri.
Kadınsa ne beyazdı, ne siyah. Hiç renk vermiyordu solgun silueti.
Bir zaman daha böylece susarak geçmişti.
Sessizliği bozan yine adamdı ve adamın savrulan çehresi:
'Bilirim Ay da değilsin, bulut da.
Söylerim ben boşa, boşluğa!
Lakin ya gece gibi karanlıksın, ya gün gibi aydınlık.
Lakin ya gülen maskeni takarsın, ya kızan.
Lakin ya seversin beni, ya nefretle görünürsün ufukta.
Çıkarsan şu yüzleri, sadece sen olsan bu aşkta.'
Dedi ve hüzünle kavuşturdu ellerini.
Kadın adamı yine duymuyor gibiydi.
Oysa maske takmakla suçlanan da bizzat kadının kendisiydi.
Bir zaman daha öylece susarak geçmişti.
Adam yine sessizliğe ve kadının umarsızlığına inat bırakmıştı kadife sesini:
'Tanımıyorum hele bu suskunluğunu süsleyen kimliğini!'
Adamın cümlesini aklındaki sorular kesmişti.
Yoksa kadın yeni bir maske daha mı edinmişti?
Yok, artık sabrının sonuna gelmişti.
Bir zaman daha öylece susarak geçmişti.
Sonunda adam da çareyi gitmekte bulmuş olacaktı ki;
Yaptığı, kapıya doğru epey geniş bir hamleydi.
Eylemi sesinden daha etkili olmuştu ki kadının silueti ansızın siyaha bürünmüştü.
Ve nihayet sesi de duyulmuştu:
'Gece karanlık. Nice acıyla dolu siyah.
Gün aydınlık. Nice mutlulukla dolu beyaz.
Dünyanın bile iki yüzü varken, sen benden tek olmamı beklersin.
Kahkahalarım da çoktur, hayal kırıklıklarım da.
Maske yapar takarım, kendime saklarım her bir duygumu, ah ne çok derinde!...
Sadece sen olsan bu aşkta dersin de!
Anlatırım ben boşa, boşluğa.
Bilirim şimdi neden bahsedersin dersin de.
Lakin o aşkı aşk eden değil mi? Takılan maskenin altını görebilmekte.
Hadi ordan sende!'