Lavinya Dergisi
WORRY CONTAINER
Bilişsel davranışçı terapide “Endişe Zamanı” ve “Endişe Kutusu” tekniği biliniyor mu? Hayır… Oysa cevap çok basit. Şöyle ki insan, günün küçük anlarında endişeyi hisseder; kahvesini yudumlarken, pencereden bakarken, akşam yorgunluğu çöktüğünde… Henüz yaşanmamış şeyleri büyütür, zihnini meşgul eder, sessizce yorar ama artık bir kutusu vardır. Küçük, sade, görünür ya da görünmez… İçine endişelerini koyar, katlar, bırakır ve kendi kendine der: “Şimdi değil.”
Dilediği saatte kutuyu açar. Her kâğıdı tek tek okur. Hangisi gerçek bir sorundur? Hangisi sadece düşünceden ibarettir? Hangisi çözülmeye değerdir? Hangisi kabul edilip bırakılmalıdır? Bazıları çözüm planına dönüşür, bazıları kabullenir, bazıları anlamsızlaşır. Endişe küçülür, yerini dinginlik alır. Teknik, basittir ama etkilidir. Endişeyi bastırmaz, zamanını belirler, sınırlarını çizer, zihni düzenler. Her yazılı düşünce yerini bulur. Her okunuşta korku biraz daha sakinleşir. Küçük bir kutu, düzenli bir zaman ve birkaç cümle zihni özgürleştirir.
Ve o, şükreder. Bugün hâlâ nefes alabiliyor ve sevdiklerini görebilir. Güne küçük güzelliklerle devam edebilir. Hayatı vesvese ile yönetilmez. Çocukluğun tekerlemeleri gibi; kutu kutu pense ama içinde huzur saklı elmamı yerse…
