Lavinya Dergisi

VEDA
Vildan ÜLKER

En güzeliydi belki de umut edebilmek, hayatın karmaşasında umut ile kalbi dinginleştirebilmek...

Sıcacıktı kalbim,
Şimdi niye buz kesti…
Küllerinden de doğamıyor bazen insan,
Öldüğüyle kalıyor öyle…


İçimde bir kimsesizler mezarlığı var,
İçimde ölen en tanıdık yabancısın sen,
Kimse değilsin, olamazsın da
Acımsın sen, en derin yaramsın.


Bir mezarın başında nöbet tutmak mı zor?
O mezarın başında,
Hiç gelmeyecek olanı beklemek mi?
Yanına uzandım şimdi sevgilim,
Yaşayanların en ölüsüyüm ben.


İçimde rengârenk kelebekler vardı,
Şimdi yasa mı büründüler?
Her biri simsiyah,
Kanat çırpmaktan bile acizler,
Her biri, ölü gibi
Soluk ve renksizler.


Yaralıyım belki de,
Yara çok derin,
Yaram kabuk bağlamak nedir bilmiyor,
Kanıyor, kanıyor, kanıyor…


Vedalar sevgilim,
Vedalar insanı acının içinden geçiriyor,
Fakat dışına çıkarmıyor.
Vedalar da yaralıyor,
Bazı yaralar var ki,
Hiç geçmiyor.
Geçmek nedir bilmiyor…