Lavinya Dergisi

Hikaye YAZILARI
lavinya-logo.png
Hikaye

LAVİNYA 3 KURAL

Herkes bir çiçeğin tohumu
aslında sadece olacağımız yeri pek kestiremiyoruz. Zaten bu yüzden hep kalbimiz aşk'tan sevgimiz dertten kesildi. Mutlu olmak için evet başka işler ile uğraşabiliriz yad

piano-2564908_960_720.jpg
Hikaye

ZAMANIN NOTALARI

Tek bir parça için enstrüman çalmayı, tek bir yeri çizebilmek için
resim yapmayı öğrenebilir insan. Yine tek bir insanı sevebilmek için de
yaşayabilir insan. “Keşke görmeseydim yüzünü, keşke sesini duymasaydım. Böylece
yanımda olduğunu bilebilirdim, olmasan bile.” diyebilir birine. İnsanda
sevdi

icimdekı-ses.jpg
Hikaye

İÇİMDEKİ SES

İçimizde
biriktirerek bir dert okyanusu haline getirdiğimiz sıkıntılarımız, yönümüzü
tayin edecek bir hazinedir aslında. Kafamızı neye takıyorsak, bizim imtihanımız
ve çıkış yolumuz o sıkıntı da saklıdır. Derdimizin dermanı derdimizin içinde
gizli

piano-2564908_960_720.jpg
Hikaye

ZAMANIN NOTALARI BÖLÜM 2

        İki dert bir neşeyle kol kola girmiş,
adına “Hayat” demişler. Adım: Ferhat. Fakat herkes beni “Atlas” diye biliyor.
Her gece boğazıma yapışan eller, bu ismin altındaki hikâyeye ait. Hiçbir
silginin silemediği, hiçbir daksilin kapa

zamanın notaları.jpg
Hikaye

ZAMANIN NOTALARI BÖLÜM 3

Lavicert elbiseli kız... Piyanonun başına geçtik birlikte. O
çaldı, ben çalmaya çalıştım. Bir günü devirmiştim o siyah beyaz tuşlu aletin
başında. Ayrılmak çok zor gelmişti, ne güzel şeymiş meğer. Ne çok nota varmış,
ne

night-2345190__340.jpg
Hikaye

ÇIĞLIK

Yolun nereye varacağını bilmeden
yürüyordum. Aklımdaki tek soru nereye varacağımdı.
Belki iyi belki kötü…
Saatin kaç olduğundan bir
haberdim. Havada bir hayli soğuktu.
GECENİN AYAZI.
Sokak lambasının yandığı küçük
bir ara caddeye adım attığımda, rüzgârın et

WhatsApp Image 2019-03-23 at 17.15.18.jpeg
Hikaye

ÇIĞLIK 2



1.GECEM
Çığlık sesleriyle gözlerimi açtım. Hücre karanlık olduğu için tekrardan içimi bir korku kapladı.
Yattığım yerden toparlanarak ayaklarımı göğsüme yanaştırdım.
-‘’Yardım edin!’’
Sesler bir saniye bile dinmiyor aksine daha çok çoğalıyordu.
Elime dok

blue-977716_1280.jpg
Hikaye

SERZENİŞ


Vefa gün gibi sırtını dönüp gitti aydınlığa… Bir akşam kızılında, karıştırdı tüm renkleri, fırçasını rastgele boyalara daldıran bir adamın hüznü kapladı gökyüzünü. Hâlbuki vefa sevmekten gelmez miydi? İnsan bu denli çabuk mu unuturdu dostunu, geçmişini ve de ahdini? Ahde vefa gerekmez miydi?
Ah b

IMG_20190518_225444.jpg
Hikaye

RUH

-Hey!
Sesin geldiği yöne baktım.
-Ruhunu senden almaya geldim.
Koşar adımla üzerime doğru gelen kişiye baktım. Kanlı gözlerle ve yırtık pırtık kıyafetleriyle adeta korku filminden çıkmış gibiydi.
Olduğum yerde durmayı bırakarak koşarak uzaklaşmayı denedim. 
Boş bulduğum bir eve hızl

WhatsApp Image 2019-05-20 at 23.15.45.jpeg
Hikaye

ZAMANIN NOTALARI BÖLÜM 4

Bazı insanlar saçlarından önce yaşlanır; dışı aklanmadan içi
kararır. Onlardan biri olduğum gerçeği canımı yakıyor. Küçük bir ço

PHOTO-2019-05-21-00-37-22.jpg
Hikaye

PİNOKYO

Neden? Neden dedi kadın adama.
Adam sustu. Masadan kalktı bir düğmesi kopmuş nefti yeşili kaşe montunu giydi.
Son bir bakış attı kadına. Arkasını döndü ve hızlı adımlarla uzaklaştı. Kadın
bakakaldı ardından adamın. Gözleri hüzünlüydü. Üzüldüğü şey neydi? Adamın
gidişi mi? Belki. Yine bir ayrılık

WhatsApp Image 2019-05-28 at 00.41.20.jpeg
Hikaye

ZAMANIN NOTALARI BÖLÜM 5

Notalar ruhun dili ve müzik sanki
başka diyarlardan insanlığa yollanmış bir hediye gibi. Müzik hüzünlerimiz,
müzik sevinçlerimiz, müzik kültürlerimiz, müzik bakış açılarımız, müzik
sessizliklerimiz, çığlıklarımız, öfkemiz, gürültümüz... Bazılarımızın kederi,

PHOTO-2019-05-26-22-39-00.jpg
Hikaye

DİVANE KUŞU

Sessizliği
dinledim saatlerce, bu boş, eski ve ıssız evde. Örümceklerin mesken tuttuğu
tozlu raflar arkadaşım oldu. Bir de eski güğüm. Sobanın üzerinde fokur fokur
kaynadığı kış günlerinin nasılda gözbebeğiydi. Kestane ve portakal kabukları için
zaman zaman genişçe yayıldığı yerinden feragat edi

WhatsApp Image 2019-05-28 at 17.44.10.jpeg
Hikaye

FERİDE

Boyacı dükkanının önünde; dört
delikanlı her birimizin ağzında sigara, çökmüşüz iskemleye seyre duruyoruz
mahalleli esnafları. Göründü suna boylum karşı kaldırımdan, beyaz tenine
yansıyan güneş tüm mahalleliyi sarhoş ederdi. Gönlümün k

PHOTO-2019-06-10-12-53-04.jpg
Hikaye

BENİM GÜZEL MANOLYAM

Nihayet
buluştuk beyaz kumlarla. Kış boyunca kimleri ağırladı? Bilmiyorum. Zaten önemli
de değil. Ben yazın ağırladıklarıyla ilgileniyorum. Her buluşmada
duygusallaşıyoruz. Denizin kulağına fısıldamış olacak ki kumsal, o da komşusuna
jest

WhatsApp Image 2019-06-15 at 20.34.38.jpeg
Hikaye

İNSAN TAMİRCİSİ

Küçüktüm ... Hava sıcaklığının termometrelere baskı yaptığı,
güneşin asfaltları eritip her yere zift kokusu yaydığı bir gündü. Bir hafta
öncesinden denize gitmeyi planlamıştık. Zaten öyle her aklımıza geldiğinde
kapıyı çekip denize gidemezdik. Bir hafta hazırlığın sonunda yola çıktık.

PHOTO-2019-06-14-01-04-12.jpg
Hikaye

BİZ ÇIKALIM KEREVETİNE

Çalar saatin 'uyan' emrini
vermediği sabahlara kalkmak. Yorgun ve mutsuz uyanmamak. Bebek gibi uyumayı
hayal etmek. Koyun saymadan rüyalara dalmak. Perdeleri sıkı sıkı kapatmak ve
kuş tüyü yatağımdan çıkmamak. Dakikalarca bekleyip s

7ae282bb5432c15c6df24cedd4e260f9--forbidden-love-draco.jpg
Hikaye

KİMSENİN GÖRMEDİĞİ

Yoğun kavgalarımızdan bir tanesinin daha ertesi gününe
uyanmıştım, sevgili kocam yine yanımda uyumamıştı. Bu durumdan artık
bunalıyordum; odamızın yerlerinde bir önceki gecenin izleri duruyordu.  Gecenin sıkılganlığıyla ayaklandım, dışarı
çıkmak için oldukça halsiz ve hevessizdim

PHOTO-2019-07-01-02-22-09.jpg
Hikaye

SALINCAKTAN DÜŞTÜĞÜM İÇİN Mİ?

 Genişti
çimenlik ve yeşildi. Çağlayan derenin sesi, kuş cıvıltıları ile raks ederken,
onu gördüm. Çam ağaçlarının gölgesinde 'Bana güven' dercesine heybetli
bakıyordu. Başımı çevirdim başka yöne, ben, ben korkuyordu

ebd0c789-247f-4007-9c3c-772b767c2093.jpg
Hikaye

HÜMA-I KAHIR

Ben Kamuran, Hüma kuşunun gölgesinin serinliğinden mahzun
bırakılmış… Zavallı Kamuran. Kiminin dilinde; bir deli mektepli, kiminin
hatırında o temiz çocuktum. Peki ya ben aslında kimdim? Kimin içindim?
On beş yaşında idim bir yar edinmiştim; Tuna’m. Karanlığa
meydan okurcasına parlak

PHOTO-2019-07-08-20-37-19.jpg
Hikaye

KARDELEN VE HERCAİ

Asırlar önce birbirini çok seven iki çiçeğin öyküsünü anlamıştı adam
kadına. Kadın ilgisizce dinlemiş ve kafasını çevirmişti bol kremalı kahvesine.
Adam okumayı çok seviyordu. Kitapları, şiirleri, masalları... Ve anlatmayı da.
Adam bir de

TT.jpg
Hikaye

SÜ SAÇLI KADIN

On
yaşlarında küçük bir kız çocuğuydum, omuzlarımda bir çuval dolusu sebze...
Mesken kurmuş pazarcıların arasında ne de küçük kalsam da alırdım oradaki
yerimi. Ben sabahtan gelirdim pazara, annem süt beklerdi öğle saatlerine dek

nt.jpg
Hikaye

PAPATYA FALI

Beyazını da
seviyorum. Sarısını da. Kokusunu da. Ve sade bakışını da.
Gizli
albenisi bir yana. Benim zaafım cevaplarına. 'Seviyor, sevmiyor' iki
kelime.
Soruyorum
bu iki kelimeyi defalarca sana.
Nedense
hep 'sevmiyor' ceva

HS.jpeg
Hikaye

DENİZİN ACIKLI KIZI

Yavaşça elini dağılmış maşalı
saçlarına götürdü, bir eliyle saçlarını diğer bir eliyle elbisesini sıkıyordu.
Bir çocuk gibi ağlarken, havanın sıcaklığına rağmen titriyordu. Sanmayın aşk
acısı çekiyor, sanmayın erkek arkadaşı onu terk e

NT.jpg
Hikaye

SUSULU

'Vira
bismillah' dedi Hasan. Çalıştırdı ekmek teknesini. Düşündü. Motor hız aldıkça
kıyıya baktı. Maviye daldı. Adaya
yerleşeli koca beş yıl geçmişti. İlk yıllar başka diyarlarda denize açılmak
bahanesiyle geldiği taşa, toprağa nasıl da âşık olmuştu? Gidememişti. Onun aşkının
aslında bambaşka

TT.jpg
Hikaye

BONCUK

Bu yaşıma kadar ayna karşısında sevdicekleri için saatlerini
harcayıp; yanaklarını allaştıran o narin kızlardan olmadım. Babadan kalma evde,
eski aynamızın önünde kısacık ense tıraşımı jöleler atardım kendimi sokağa. Adım
selin... Ya da mahallenin yeraltı çetesince namım boncuk Selim.

WhatsApp Image 2019-07-31 at 11.57.00.jpeg
Hikaye

DİLHUN

1.BÖLÜM – SEPETTEKİ KİTAPLAR
Gaz lambasının başında saatlerce beli bükük bir şekilde
kitap okurdu o kız. Her gece herkes yattıktan sonra kalkar, kapısını kapatır
parmak uçlarında yürüyerek gaz lambasını yakardı. Sonra saatlerce kitap okurdu.
O kız be

HS.jpg
Hikaye

DENİZİN ACIKLI KIZI 2

Yavaş yavaş yürürken her adımda daha da tükeniyordu. Şehrin kalabalığı, tanımadığı onlarca yüz. Hangisi anlardı onu? Hangisi merhem olurdu yarasına? Kafasını yere eğdi, yaz gününe rağmen uzun kollu siyah bir kapüşonlu giyiyordu. Ben onu tanıyordum ama o beni tanımıyordu. Sessizce yanına gittim. Bu

PHOTO-2019-07-30-01-28-22.jpg
Hikaye

MENEKŞE KOKULU



Anahtar kolyeniz oldu mu sizin? Benim oldu. Üstelik bir tane değil. Bir kaç tane. Her yeni eve bir anahtar. Genişi, darı, paslısı, ince uçlusu... Bazılarını uzun yıllar tuttum boynumda. Bazıları çok kısa kaldı. En çok hangisini mi sevdim? Elbette menekşe kokulu olanı. Anahtar menekş

tt.jpg
Hikaye

YANKI

Son bir kaç haftadır birbirini takip eden kabus dolu
gecelerden bir tanesini daha geride bıraktım bu sabah. Korkularımı tetikleyen
şey yalnızlık mı, yoksa karanlıkta gözlerimi yalnız kapatmak mı? Bilmiyorum…  Rüyalarımda beni sürekli izleyen o iri
karanlık gözler, gündüzlerime bi

nt.jpg
Hikaye

ÇOK BAYRAMLAR GÖRESİN

Büyük dolaba, gümüşlükteki raflara,
çekmecelere, aklıma gelen her yere baktım. Bulamadım seni! Bulamadım! Bilmem ne
markasının garanti belgesi. Hayır bulamadım! Senden ne hayır gördüm ki? Garanti
belgenden göreyim? Oysa tam sekiz ay çeyrek maaşımı ödedim mar

cd.jpg
Hikaye

DİLHUN 2.BÖLÜM

Nevi Şahsına Münhasır Bir Mektup
Hayatta her şeyi anlamak imkansız elbet ama insan sevmeyi,
gerçeği hatta bazen kendini bile anlamakta güçlük çekebiliyor. Ben mesela, bana
bu kitapları bırakan şahsı anlayamıyordum bazı konularda. Neden yapıyordu ki?
Neden bana her hafta kitap bırakıyo

reiter-3373451_960_720.jpg
Hikaye

GENÇ BİR KIZIN HATIRATINDAN BÖLÜM 1

Dostoyevski'nin bir sözü bugünlerde dilime dolanmakla
yetinmiyor bizzat yaşayışla gösteriyor kendini.
Ve der ki "Coğrafyan senin kaderindir"...
Sen denizi hiç göremeyen çocuk!
Coğrafyanın esirisin belki de.
Ya sen, hiç toprak kokusu almamış kadın,
Sen de coğrafyanın bahtsız kaderini yaş

nt.jpg
Hikaye

YARAN İYİLEŞSİN

Kaç el
okşadı başımı hatırlamıyorum. Saymadım. Deneseydim saymayı hangi sayıya kadar
sayabilirdim? Onu da bilmiyorum. Çocuktum ben. Derdini anlatacak kadar büyük.
Dertlere anlam veremeyecek kadar küçük. Hatırladıklarım var elbette. Çocuk

hnat0177-doga-manzarali-duvar-kagidi-ev-dekorasyon-yalniz-agac.jpg
Hikaye

YALNIZLIĞIN ASİL KAHRAMANI

Ben çölün ortasında bir Tenere ağacıyım. Yalnızlığımla
bilinir, susuzluğumla tanınırım. Tanınırım diyorum ama suya olan susuzluğumla değil
sadece, dosta, arkadaşa, aşka susuzum ben… Yıllardır buradayım da bir tek dost
edinemedim hala. Aslında güneş, ay ve

PHOTO-2019-08-22-09-05-29.jpg
Hikaye

O'NUN KUTUP YILDIZI

Gezegenler,
kara delik, uydu, nebula. O'nun dünyasıydı. Keşfedilmemiş gezegenleri keşfetmek
istiyordu. Hayalperestti. Yıldızları seviyordu. En az onu sevdiğim kadardı,
kutup yıldızına olan sevgisi. Teleskopuyla geceye bakarken, gözlerime

Kahve.jpeg
Hikaye

BİR GÜN DAHA

Yeni bir güne uyandı. Hava yeni aydınlanmaya başlamıştı. Gözlerini
araladı. Saate baktı daha alarmın çalmasına vardı ama uyanmıştı. Uykuyu çok
sevmesine rağmen, son aylarda uyku ile saklambaç oynar haldeydi. Kalkmak için
üstün çaba sarf etti. Eğer yataktan o an çıkmazsa, bütün gün ora

E02AAE8C-E567-4ECE-856E-0B66928B3433-333-00000007EC921F33.JPG
Hikaye

MAVİ

'Paletinde hep aynı
renkler var'
dedi. Kulak asmadım. Günler geçti. Aynı
renkleri yine, yeniden sıktım paletime. Fırçamla dans ettiler durmaksızın.
Renkler de mutluydu, fırçam da, resimlerim de. Ve elbette ben de. O bir daha
geldi.

TT.jpg
Hikaye

ZAHİR

Sevgili anacım,
Köyden ayrılalı, tam on iki sene oldu. Taze ısladığın
toprağa şerbetlenen gübre kokusu, hâlâ burnumdadır.  Nacak tutmaktan, nasır bağlayan ellerin arasına
giren topraklar; hasretle nakşetti hatırıma.
Bir hanım olma uğruna terk ettim seni, sevdiğimi. Değdi mi
peki

KK.png
Hikaye

DİLHUN

Karanlık yavaş yavaş bulutların
arasına sızıp gökyüzünün üzerine örtülürken ağaçlardan kopan yapraklar
fırtınayla dans ediyordu. Soğuk giderek tenini yakmaya başlamıştı fakat genç
adam sadece deri ceketinin yakasını hafifçe kaldırmakla yetindi. Şiddetini art

nt.jpg
Hikaye

BİR KIRIK AYNA HİKAYESİ

 


Müzeyyen.
Koca gözlü, kalem kaşlı, işveli Müzeyyen... Her günki gibi aynı saatte uyandı.
Dakika şaşmazdı. Saten sabahlığını ve tüylü beyaz terliklerini giyindi. Kırık
aynasında suretine baktı. Saçını ve sabahlığını dü

RD.jpeg
Hikaye

FEDAKÂR ANNE

Kelimeler tekrarlanıyordu
kulaklarımda.
"Neden yaptın?"
"Söylesene kızım neden
öldürdün kocanı?"
"Lütfen cevap verin"
diyordu yanımdaki avukatım. Cesaret! Cesaret!
Konuşmak istiyordum. Derin bir
nefes aldım.
 
Bana hayatı zehir etti o adam.
H

TT.jpg
Hikaye

ZALTANA

Her gece aynı kabusa uyanıyordum, bu gece de öyle oldu. Şaman
Aiyana’nın soyundan, Yascas’ın boğazına saplanmış, ona acıyla ölümü yaşatan
sivriltilmiş taştan bir mızrak… Anlamının ne olabileceğini hiç düşünmeden,
uykuya dalmaya çalışıyordum. Bir anda ötmeye başlayan, çaylak kuşlarının

dy.jpg
Hikaye

MAVİNİN SESİ TURUNCUNUN TADI

Parmağımın ucunda bir kıpırtı,
kulağımda bir şırıltı var. Gözlerim karanlığa bakıyor. Sadece sesler
biriktirebiliyorum ben... Daha önce hiç kırmızı görmedim. Mavinin sesini
biliyorum, içinde balıklar oynayan denizlerden. Balık nedir? Sadec

ASASASAS.jpg
Hikaye

İÇİNDEKİ ÇOCUK

Genç kadın uyku ve uyanıklık
arasındaki sızıntıdan içli bir ağlama sesi işitti. Pürüzsüz bir sesti ama sanki
içinde acı dolu gizli bir titreyiş barındırıyordu. Genç kadın ağlamaktan
yapışmış kirpiklerini güç bela kırpıştırmayı başardı ve ölü toprağı üstünden

MV.jpg
Hikaye

KIRMIZIYI SEÇTİM

Yağmurlu bir gündü. Kırmızı paltolu bir kadın sırılsıklam
halde tek başına bankta oturuyordu. Şehrin en telaşlı saatleriydi. Arabalar
hızla birbirini takip ediyor insanlar koşar adımlarla bir yerlere yetişmeye
çalışıyorlardı. Bir yerlere yetişmek… ‘Ne muazzam şeydi doğrusu’ diye düşün

nt.JPG
Hikaye

SOBE

“Ebe, ebe, ebeeeee.” “Ebe tura bir, iki, üç…” “Bir-ki üçler...” “Denizde dalga hoş geldin abla.” “Aç kapıyı bezirgan başı.” “Laleli belkız içeriye gir kız, ipten çık kız.” “Üç göbek attım yatağıma yattım.” “Huu huu Ayşe Teyze bahçene gireyim mi?” “Çilekli muzlu panda, sana da bana da ısmarla.” “Ekme

HS.jpg
Hikaye

KIŞ YORGUNLUĞU

Yorgun argın yürüdüğü yollarda artık gözlerinin ferini söndürmüş, bacaklarındaki ağrıyı aşırı derecede hissetmeye başlamıştı. Karlarda yürürken bıraktığı adımlara arkasını dönüp son bir kez bakmış, önündeki yolun sonsuz bitmezliğinden bıkarak yürümek konusundaki istikrarını sonlandırmıştı. Yavaşça b

MV.jpg
Hikaye

ÇIĞLIK

1973 (Müzik Önerisi: CHOPIN-NOCTURNE NO.20)


Genzini yakan ilaç kokusuyla gözlerini açtı. Sıvaları
dökülmüş duvarlara takıldı önce gözleri. Burası bir hastane olmalıydı. Eli
istemsizce karnına gitti. Bebeği doğmuş muydu? Karnındaki acı buna mı
delaletti? Eğer doğd

PHOTO-2019-09-25-00-53-34.jpg
Hikaye

PÜSKÜLLÜ

‘Kelimelerin kısa’ dediler, ‘evet’ dedim. Kelimelerim
kısa... Çünkü; 'Ben yorgunum!' Ama onlara yorgunum demedim. Nicedir uzun
cümleler kurmuyorum. Hava sıcak, güneş tüm ihtişamıyla göz kırpıyor. Lakin ben
üşüyorum. Ayazdayım. Onlara üşüdüğümü de söylemedim. Ayazda oluşumu da. Yeni
b

tt.jpg
Hikaye

ELLA

Ara sokaktaki irili ufaklı binaların arasında, yeşil kapılı ve
oldukça eski bir kitapçıda görmüştüm onu ilk kez. Siyah üzerine yeşil ve
kırmızı çizgili ekose eteği, dizlerinden aşağı salınıyordu. Gövdesini tamamıyla
saran siyah balıkçı kazağı ile belinde kumral saçları, onu olduğundan

MV.jpg
Hikaye

ÇIĞLIK 2

2000 ŞANLIURFA (Müzik Önerisi; Nilüfer-Son Arzum)
Karanlıktı her yer, göz gözü görmüyordu. Kalabalıklar dağ
olmuş toprak bile yüz çevirmişti can suyuna. Bastığı yerde yeşermez olmuştu
hiçbir tohum tanesi. Karanlıktı her yer. Çağlayan sular kesilmiş, denizler
balıklara kucak açm

TT.jpg
Hikaye

ÖLERMU

Günün ilk ışıklarında dışarıdan halkın, helak çığlıkları
geliyordu. Çatımızın kapısına yaklaştığım zaman herkesin, şaman çatısına
koştuğunu gördüm. Dehşet içerisinde oradan oraya koşuyorlardı bazıları
birbirlerine çarpıyor ve tartışıyor, bazıları ellerindeki taşları birbirine
vurarak

HS.jpg
Hikaye

DENİZİN ACIKLI KIZI 3

Beni evime getirdiğinde saat iki
olmuştu. O kimdi? Ve neden bana yardım ediyordu? Bilmiyordum.  Olanları
aklım almıyor ve bu ansızın vedaların acısına kalbim dayanamıyordu.  Ne
televizyonu ne de ışıkları açmaya cesaretim vard

sl.jpeg
Hikaye

ÇOCUK PARKI

Parkta oturmuş çocukları seyrediyordu. Çocuklar salıncaktan,
kaydırağa oradan tekrar salıncağa koşturup duruyordu. Ne kadar şanslılar dedi
içinden, çocuk olmak, tasasız olmak büyük şanstı. Onlarınsa dünyadan haberi yok
diye düşündü. Kenarda onları bekleyen

6533310_r.jpg
Hikaye

ZOR KARAR 1

Bir karar vermesi gerekiyordu ve bu onu oldukça zorluyordu. Bir tarafta duyguları, diğer tarafta mantığı vardı. Ne yapması gerektiğini bilmiyor, nefes almakta zorlanıyordu,  duvarlar üstüne üstüne geliyordu…  Koşar adım aldı ceketini ve attı kendini

soba.JPG
Hikaye

GÜNLERDEN SOBALI PAZARDI...

Günlerden
sobalı pazardı. Sobalı pazarlar değişmezdi ve hiç sevilmezdi o pazar
akşamları... Eski bakır güğüm kaynardı fokur fokur. Sonra bir kestane ya da
mandalina kabuğu kokusu sarardı evi. Sobanın demir askılıklarına asılmış mavi
önlükler vardı. Koca leğ

kitapları seçtim.jpg
Hikaye

KİTAPLARI SEÇTİM

Masallardaki “Uzun uzun yıllar önceydi…” cümlesi kadar eski değildi belki mazim. Lakin farkındaydım. Sesimin önce fısıltıya, sonra sessizliğe yatay dönüşümünün. Benim için bir tercihti bu. Onlar için içe kapanıklık. 'Depresyon' olarak tanımlayanlar da oldu bu durumumu. Bazen eleştiren gözler, akabin

L7.JPG
Hikaye

YİRMİ DÖRT SAAT

Uzun soluklu bir serüvendi bizimki. Lise yıllarının başında arkadaştık, sonra hoşlandım, benden hoşlansın istedim. Duygularım yoğunlaştı, onun duyguları da yoğunlaşsın istedim. Kendimi sevdirme çabalarım o günlerde başladı. Uzun zaman aldı gerçekten beni sevmesi… On yedi yaşındaki genç bir kızın ned

ÇIĞLIK.jpg
Hikaye

ÇIĞLIK 3

2.GECEM-

Saatin kaç olduğunu bilmiyordum, gündüz veya akşam. Gün boyunca zifiri karanlıktı burası.
Olay günündeki bebeğin çığlıkları esir etmişti beni. Bir an olsun sesler hiç durulmuyordu, acı acı çığırışları devam ediyordu küçük bebeğin.
-‘’Gerçekleri söyle. Yoksa burada çürüyüp öleceksin.’’

Kiler.jpg
Hikaye

RAF

Döküntülerin yattığı solgun sarı dört duvar… İçerisi bir müze, eskiyi taze tutan. Gözlerim dolanıyor bu solgun hatıralar odasında. Bir tarafta elbiseler, paketler, tahtalar artığı. Bir tarafında düğmeler, ipler, paslı çiviler. Anılarımın esintisiyle uçuşuyor etekleri Beşiktaş ‘ta elbiselerin, dikili

fırtına.jpg
Hikaye

FIRTINA

Yeğin yağmur getiren ve kasırgaya dönüşebilecek olan çok güçlü rüzgâr diye tanımlarsak 'Fırtına' çıkar karşımıza... Yağmur getiren, rüzgâr getiren, kum getiren... Belki çiğ ya da tipi eken toprağa. Ben coğrafya ödevime böyle çalışırken, tiz bir ses bölmüştü ezberimi. 'O da bir şey mi evlat, fırtına

gokyuzundebirdus.jpg
Hikaye

GÖKYÜZÜNDE BİR DÜŞ

Küçük kız yatağına uzandı. Sanki dünyanın bütün yükü göz kapaklarındaydı. Annesinin üzerine örttüğü yorganın ağırlığıyla da bir daha oradan kalkamayacak gibi hissediyordu. Bu her gece böyleydi. O küçücük omuzlarındaki yükü annesinin anlattığı masallarla bir nebze olsun hafifliyordu. Hafifliyordu haf

AĞAÇ.jpg
Hikaye

AĞACIN ÖRTEMEDİĞİ MUTLULUK

Şimdi yürüyorum kendimi kaybettiğim sokaklarda. Dilim susmuş olsa da bir türlü susturmayı başaramadığım zihnim çığlık çığlığaydı. Sadece kendimi değil

tt.png
Hikaye

FERUZET

Zoraki yanan bir sobanın dibinde ovalardı dizlerini. Gözleri üzerine düşmüş kapakları, aydınlanmaya tenezzül etmeyen odasını iyice perdeliyordu. Damarlarının bir dağ yolu gibi yürüdüğü ellerinde ekmek, titrek…
Tez kaybetmişti bu odadaki arkadaşını, eşini, yoldaşını. Zaman zaman beklerdi sobanın ya

anadol.jpg
Hikaye

ESKİ ARABA

'İki gönül bir olursa samanlık seyran olur.' sözüne inandık, çıktık yola. Yol zaman zaman virajlı ve uzundu. Nice uykusuz geceler, yüksek sesler, küs günler oldu virajları geçerken. Lakin yolun bahar bahçe, lavanta kokulu, düz ve kısa anları da olmadı değil. Bir sıcak gülüş, bir tatlı kelime, durup

Destino86e07d.jpg
Hikaye

DESTİNO

Özgürlük için atıldı taşlar, ellerim iki yakamın hapsi düğmede. Umarsızca atlıyorum merdivenleri, ikişer üçer.. Sıcak bir esintide, sarmaş dolaş ağaç yaprağı gibi oradan oraya insanlar. Kolumdaki saat zihnimde akşamın şarkısını çalıyor, kadınım dans ediyor...
Kapının zilini çalıyorum, açılıyor bir

44b1.jpg
Hikaye

YANLIŞ YOL

'Yanlış yoldasın' dedi önce o, sonra diğeri, daha sonra bir diğeri daha... O ve diğerleri yanlarına kendilerine benzeyenleri de alarak geniş kitleler oluşturdular. Onlar ve diğerleri çevremi sarıp sarmaladılar. Korktum! Yanlış yoldaydım... O kanıya varmışlardı. Yolumdan hemen vazgeçtim. Geri döndüm.

L9.jpeg
Hikaye

YOL

Güneş batmak üzereydi. Evi toparladım. Buzdolabındaki yemekleri döktüm. Çiçeklerimi suladım. Bütün fişleri çektim. Artık evden çıkmak için hazırdım. Yolculuğum başlıyordu. Bu sadece dinlenmek için çıktığım bir tatil olmayacaktı. İçsel bir yolculuğa başlamak için adım da olacaktı. Ben kimim sorusu he

işişişişş.jpg
Hikaye

HA BRACHAP DABARAH

Sonra durdu, masada oturuyor yalnızca gözlerine bakıyordu. Birden, Zohar: “ E bu şiir kime dedi?” O da şöyle söyledi, Buhu

radyo.jpg
Hikaye

SESSİZ ÇIĞLIK

Çocukluğum… Ve çocukluğumun geniş saatlerinin geçtiği büyük salon. Salonun içinde el oyması koca vitrin… Vitrinin içinde tek antenli küçük radyo. Radyonun içinden gelen o renkli sohbetler, kadife türküler, sesler… O sesler ki bizim seslerimize karışan, çığlık çığlığa sobelemece, körebe ve kahkaha… A

Gunaydinf6.jpg
Hikaye

GÜNAYDIN

Tütünden sararmış, yıkanmaya küsmüş eski perdelerden sızan günün ilk ışıkları… Sağ ayağımla yatağın sonundaki parmaklıklara dokunuyorum, soğuk. Yüzümü duvardan tarafa çevirdim. Pencereden giren solgun güneş duvardaki soğuğa çarpıp geri gidiyor, tenime hiç ulaşmıyordu. Öylece yattım...
İlaçların ken

ask-dansi-tango.jpg
Hikaye

BU HAYATI BANA LÜTFEDER MİSİNİZ?

ŞARKI ÖNERİSİ: ŞECAATTİN TANYERLİ-SEVDİM BİR GENÇ KADINI
Tozlu sahnenin üstüne düşen ışıklar karlı geceleri anımsatıyordu. Sahneye adım atar atmaz onun eline sarılışı bu yüzdendi. Gözlerini kaldırıp yüzüne baktığında karları eritecek cinsten gülümseyişini gördü. Gür saçları geniş alnını kesiyordu.

habr.jpg
Hikaye

HA BRACHAP DABARAH 2

Gidiyordum, gitme demedi. Aslında artık kalamayacağımın bilincine varıp, bunun onda bıraktığı kalbindeki tesirine takılı kalmıştı.
Zohar: “Sahi ya gerçekten öyle mi derdin?”
Buhurumeryem:“ Karşılıklı bir kez oturup konuşabilseydik öyle derdim gerçekten. Ama büyük ihtimal yüzündeki ifadeye bakardım

söyleyemedim.jpg
Hikaye

SÖYLEYEMEDİM

Işıkları yakmadım yine, söyleyemediğim gibi, gösteremedim de kimselere bendeki seni. Vanilya kokulu bir mum aydınlatıyor masamı bu defa… Sana ben yeni sözler yazıyorum. Nice yazları, kışları biriktirdim o sözlerde. Baharlar çiçek açtı, yapraklar sarardı, soldu. Mevsimler değişti. Şiirlerimin sahibi

7fce6e8635df115a35b4ae58fb26dffc.jpg
Hikaye

DENİZİN ACIKLI KIZI 4


Odanın kapısını, ışıkları açtıktan sonra kapatmış, ve yavaşça salona geçmiştim. Kafam çok karışık bir halde koltuğa oturdum. Nasıl olur da tanımadığım birini evime getirebilirdim ki? Kalbimin duyduğu vicdana benzer bu acının aldığı kararlar aklıma ne kadar da çok ters düşüyordu böyle. İntihar tarz

L11.JPG
Hikaye

KÜÇÜK KIZ

Her gece aynı rüyayı görüyorum. Bomboş bir evdeyim. Bir kız çocuğu buluyorum o evde. İki veya üç yaşlarında. Lüle lüle simsiyah saçları var. Boncuk gözleriyle masum masum bana bakıp gülümsüyor. Yüzündeki tebessüm içimi ısıtıyor. Kaşları gözleri kalemle çizilmiş gibi. Her gördüğümde mest oluyorum. On

BeautyPlus_20191214212528258_save.jpg
Hikaye

ESMER ÇELİMSİZ KIZ

Çocukluk fotoğrafımda takılı kaldım bugün. Saçlarımı annem özenle örmüş. Önlüğüm ütülü, ayakkabımla bir örnek. Aniden küçük tatlı mutluluklarım geldi aklıma. Hepsini bir bir yaşıyorum tıpkı o günlerdeki heyecanımla.
Babama küçükken uyur numarası yapardım sırf kucağında beni yatağıma götürsün diye.

PHOTO-2019-12-17-13-39-22.jpg
Hikaye

İYİ Kİ DOĞDUM!

Aslında maviyi severim ben. Denizi, yosunları, güneşi… Kumlara yalın ayak basmayı, rengârenk halhalları, dalga sesi eşliğinde okunan kitapları, savrulan saçları, efil efil etekleri, külah külah dondurmayı. Sevdiklerim bana “Yaz” der. Sen yaz mevsimine aitsin. Bazıları bilir, bazıları bilmez... Lakin

Corporis.jpg
Hikaye

CORPORİS

Eşikten birkaç adım attım. Sırtımın gerisinde; kafamdan bıraktıklarım, üstümden çıkardıklarım.. Dönüp neleri bıraktığımı kontrol etmeden devam ettim. Hep kaybettiklerimdir...
Yollarda insanlar, hepimiz sevişiyoruz. Ellerimiz değiyor; gözlerimiz, nefeslerimiz karışıyor göklerde. Açlar bakıyor örtün

L12.jpeg
Hikaye

KALABALIK SOKAK

“Pardon. Bir bakar mısınız?” Diye bağırdı kalabalığın tam ortasından bir ses. İnsanlar önce anlayamadı sesin nereden geldiğini, anladıktan sonra da bir anlam veremediler. Bu adam neden bağırıyordu, ne istiyordu? İşin aslını adamın kendisi de bilmiyordu. Bağırıp insanların dikkatini çektikten sonra

hqdefault.jpg
Hikaye

KÖR KUYULAR

“Kimdir en yakın dostu insanın? Şöyle, anlattım kurtuldum derdimi dediği. Ferahladığı… Mektup pulları olabilir mi? Ya börtü, böcek, kelebek, kuş, kedi, çiçek, kitap, deniz, insan? Tabi ya insan! İnsanın dostu insan. İnsan mı? Sanmıyorum. Benim dostum kör kuyular” dedi kadın…
Şaşırdım. Benimle konuş

Bulutlardaki siyanür 5.jpg
Hikaye

BULUTLARDAKİ SİYANÜR

Sağ kolunun arasında bir ekmek. Hızlı adımlarıyla seken kızıldan bozma oğlan, evinin yolunu ezberlemiş.. Her akşam aynı saatte gelen çocuk, bu akşam geç kalmıştı. Ay tepeye doğru yükselirken sokakta kimsecikler yoktu. Göründü çocuk..
Sağ kolunun altındaki ekmek her zamanki yerindeydi. Ancak birazı

11257527165_61b09beaf4.jpg
Hikaye

ÇİÇEKLİ PERDE

Çiçekli perdelerim yine kapalı. Ruh halim gibi. Gün ışığına da küskünüm. Susuyorum. Payıma sessizlik düştü. Bir de yalnızlık. Zaten sessizlik ve yalnızlık ruhuma yapışmış benim. Alışkınım. Doğduğumda bile yalnız kalmışım. Tüm hastane benim çığlıklarımı dinlemiş. Tek doğan çocuk koca serviste benmişi

NPiPPVRoa9qbfJKxxmKjx3-970-80.jpg
Hikaye

PEJMÜRDE

Hayat diyorum. Hayat. Maraton. Bazen açık havada yüz metre düz. Bazen kapalı havada yüz on metre engelli koşmak. Arkanda esen rüzgâr. Ter içindesin. Etrafta insan çok. Kalabalık, ses, toz. Sana bakıyorlar ama seni görmüyorlar.
Hayat diyorum. Maraton. Beni görsünler diye çabalıyorsun o maratonda. D

PHOTO-2020-01-14-09-08-29.jpg
Hikaye

LUNAPARK

Kaç bilet alsam mutlu olurum gişeden? Kaçıyla çocukluğuma dönerim mesela? Bir mi? On mu? Daha mı fazla? Dönme dolapta şehrin ışıklarına baksam. Atlıkarıncada ille de pembe tüylü atı istiyorum diye tuttursam. Tüylerini ellerimle sevsem atın. Sonra çarpışan arabalardan birine binsem, diğerinden insem.

8d001f2af8bd7ed1deed8b5e63562778.jpg
Hikaye

DÖNEMEÇ

Yirmi dokuzunu otuza bağlayan Eylül ikindisinde taş sokakta çayını yudumluyordu. Üstünde beyaz pazen elbisesi, tatlı esintiye kendini bırakmış lüle saçlarıyla şen kahkahaları sokağı aydınlatıyordu. Fincanı tutuşu bile yalnızlığının meydan okuyuşuydu. Uzun zamandır boğuştuğu dalgalar yerini durgun su

569cbdac67b0a94100219f17.jpg
Hikaye

KARDAN ADAM

Beklediğimiz gün nihayet gelmişti. Soğuk, ayaz ama beyaz. Alabildiğine sonsuzluk gibi. Baktık birbirimizin gözlerine hiç konuşmadan aynı anda taktık eldivenlerimizi, berelerimizi, çizmeler derken tamamdık. Yıllar bize konuşmadan anlaşabilmeyi öğretmişti. Bir şeyler kötü gidiyordu biliyorduk. Sessizd

hayal.jpg
Hikaye

DİYORUM!

Diyorum! Bir gitsem, gitsem uzaklara. Nehirlere, ovalara, başka diyarlara...
Kar olsa, şehri örtse. Tanışsak şehirle. Çok güzelsin desem.
Dolaşsam amaçsızca. Yollarında, bağlarında, renkli sokaklarında.
Tatsam yeni lezzetlerini. Tadarken ağız dolusu gülsem.
Sonra atlasam trene, başka diyara geçs

yildiz-kaymasi-nedir.jpg
Hikaye

KAHRAMANIM

Kasıp kavurucu kışın ardından, yaprakların düşmeye ramak kaldığı ağaçların yeşillendiği, çiçeklerin güneşe güldüğü Mayıs ayında küçük, umutla parlayan gözlerini açmıştı. Yaşamı boyunca umutla açtığı gözlerinin baktığı her noktada umudunun karşılığını alamadan, omzundaki yüklerin bedenini kaplayışıyl

20200131_005158.jpg
Hikaye

ANILARA KİLİT VURMAK

Sokağın başına geldiğinde, eskiden beri içine çekmekten usanmadığı o leylak kokusunu duymuştu yine. Bahçenin kapısına varana kadar adımlarını yavaşlattı. Sokağın başından kapıya kadar giden yolu yıllarca yürüyebilirdi. İnsan kendini ait hissettiği yerde ölene dek yaşayabilirdi. Her bir adımında başk

il_794xN.609846840_lsx0.jpg
Hikaye

MAVİ BİR TELAŞ


Kıyıya vuran dalga sesleri ruhunun haykırışlarına karışırken hiç bilmediği bir evin önünde bekliyordu. Vicdanı düşmanca karşısında dikilmişti. Kafasında yaptığı bütün hesaplar yerini çaresizliğe bırakmıştı. Evdeki hesap yine çarşıya uymamıştı. Gerçi onun hayatında hiçbir zaman tıkır tıkır işleyen

01f1597ecb7b48873cc5739499cba6ee.jpg
Hikaye

KUTU KUTU PENSE

'Kutu kutu pense, elmamı yerse, arkadaşım arkasını dönse…'
Tutardık el ele dönerdik arkamızı sırayla, yüzümüzde gülümseme olurdu.
Yanımızda bakkal amca, karşımızda komşu teyze.
Sonra diğer çocuklar, kimisi “tombilis” oynardı, kimisi “ada”. Bir oyundan sıkılan diğerine geçerdi. Acıkırdık, reçelli

c0b7aad097b7f5d8c54ee3a79e0cf5b5.jpg
Hikaye

DÜŞ SABIKASI

Dolunayın ışığı vururken cama düşümden uyandım. Denizin poyrazı titreyen mumun alevini çoktan söndürmüştü. Sessiz adımlarım cama sürüklerken bedenimi havadaki tuzu ciğerlerime çektim ağır ağır… Büyükdedemden kalma kara kaplı kitaba uzanan ellerim bile bana yabancıydı bu gece. Sayfalar benden bağımsı

(00000003).jpg
Hikaye

GERÇEKLİK

İçimde harlanan cehennem ateşi.
İçimi kasıp kavuran deli kasırga.
İçimdeki küçük kızın saçlarını savuran çılgın fırtına.
İçimdeki yangını söndüremeyen hiddetli yağmur.
Yürürken elimi tutan ruh. Beynimi ele geçiren canavarlar. Aynadaki sima, aynadaki gerçeklik. Gerçeklik. Ardına bakmadan kaçan

IMG_0806.jpg
Hikaye

KOCA ÇINAR AĞACI

Bahçemdeki koca çınar ağacı, nasıl da kök salmışsın toprağa, derinden, sıkıca, benim dercesine. Tanıştık, yaş aldık, büyüdük seninle. Takvim yaprakları değişti. Nice kışlar, baharlar, yazlar geçirdik. Dallarında yeşilin her tonunu gördük. Kah üşüdük, kah sıcaktan bunaldık. Bazen kitap okuduk gölgend

IMG_0890.jpg
Hikaye

HİNDİBA

Mevsimlerden bir mevsim, aylardan bir ay, günlerden bir gün içindeyim. Sıradan olduğunu düşündüğüm bir saat diliminde amaçsız yürüyorum. Keçeli, rahatsız ayakkabılarımın bağcıkları çözülene kadar her şey olağan seyrinde. Eğildim istemsizce başladım düğüm atmaya bağcıkları ve onu gördüm. Kalabalık, a