Team Image

Nurten K. TOSUN

Uzun yıllar finans sektöründe çalıştıktan sonra, edebiyat alanında çeşitli eğitimler aldı. Kollektif bir öyküsü ve kendisine ait romanı yayınlandı. Aynı zamanda anne, eş, gezgin, tipik bir yay burcu, Beşiktaş aşığı ve kitap ve mavi...İstanbul’da ikamet ediyor.

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

Lavinya Dergisi

Yazarlarımız
ASDFGHJKLŞLKJHGFDSDFGHJK.jpeg
Deneme

KADIN

Kimdir kadın? Nedir? Sesli midir? Sessiz mi?
Hacmi büyük ya da küçük
mü? Kokusu var mıdır? Ya da rengi? Duyguları? Hayalleri? Gezegenlere mi benzer
yoksa? Ay misali uydusu var mıdır? Peki nerelidir kadın? Hintli, Asyalı,
Avrupalı, belki Kızılderili Ala Geyik. Soylu, kentli, köylü, okumuş, okuyam

PHOTO-2019-05-21-00-37-22.jpg
Hikaye

PİNOKYO

Neden? Neden dedi kadın adama.
Adam sustu. Masadan kalktı bir düğmesi kopmuş nefti yeşili kaşe montunu giydi.
Son bir bakış attı kadına. Arkasını döndü ve hızlı adımlarla uzaklaştı. Kadın
bakakaldı ardından adamın. Gözleri hüzünlüydü. Üzüldüğü şey neydi? Adamın
gidişi mi? Belki. Yine bir ayrılık

PHOTO-2019-05-26-22-39-00.jpg
Hikaye

DİVANE KUŞU

Sessizliği
dinledim saatlerce, bu boş, eski ve ıssız evde. Örümceklerin mesken tuttuğu
tozlu raflar arkadaşım oldu. Bir de eski güğüm. Sobanın üzerinde fokur fokur
kaynadığı kış günlerinin nasılda gözbebeğiydi. Kestane ve portakal kabukları için
zaman zaman genişçe yayıldığı yerinden feragat edi

PHOTO-2019-06-10-12-53-04.jpg
Hikaye

BENİM GÜZEL MANOLYAM

Nihayet
buluştuk beyaz kumlarla. Kış boyunca kimleri ağırladı? Bilmiyorum. Zaten önemli
de değil. Ben yazın ağırladıklarıyla ilgileniyorum. Her buluşmada
duygusallaşıyoruz. Denizin kulağına fısıldamış olacak ki kumsal, o da komşusuna
jest

PHOTO-2019-06-14-01-04-12.jpg
Hikaye

BİZ ÇIKALIM KEREVETİNE

Çalar saatin 'uyan' emrini
vermediği sabahlara kalkmak. Yorgun ve mutsuz uyanmamak. Bebek gibi uyumayı
hayal etmek. Koyun saymadan rüyalara dalmak. Perdeleri sıkı sıkı kapatmak ve
kuş tüyü yatağımdan çıkmamak. Dakikalarca bekleyip s

cay.jpg
Deneme

ÇAY DİYE BİR ŞEY VAR

Öyle benim
kırk yıl hatırım var diye böbürlenme kahve kardeş. Dinle, duy bir sesimi, anla
ki konuşalım. Ben yalnızların yareniyim. Adım geçince bardaktan ötesini
görenler vardır. Dost sohbetinin yandaşıyım. Kimi zaman kahkahalar eşlik eder

PHOTO-2019-07-01-02-22-09.jpg
Hikaye

SALINCAKTAN DÜŞTÜĞÜM İÇİN Mİ?

 Genişti
çimenlik ve yeşildi. Çağlayan derenin sesi, kuş cıvıltıları ile raks ederken,
onu gördüm. Çam ağaçlarının gölgesinde 'Bana güven' dercesine heybetli
bakıyordu. Başımı çevirdim başka yöne, ben, ben korkuyordu

PHOTO-2019-07-08-20-37-19.jpg
Hikaye

KARDELEN VE HERCAİ

Asırlar önce birbirini çok seven iki çiçeğin öyküsünü anlamıştı adam
kadına. Kadın ilgisizce dinlemiş ve kafasını çevirmişti bol kremalı kahvesine.
Adam okumayı çok seviyordu. Kitapları, şiirleri, masalları... Ve anlatmayı da.
Adam bir de

nt.jpg
Hikaye

PAPATYA FALI

Beyazını da
seviyorum. Sarısını da. Kokusunu da. Ve sade bakışını da.Gizli
albenisi bir yana. Benim zaafım cevaplarına. 'Seviyor, sevmiyor' iki
kelime. Soruyorum
bu iki kelimeyi defalarca sana.Nedense
hep 'sevmiyor' cevabın

NT.jpg
Hikaye

SUSULU

'Vira
bismillah' dedi Hasan. Çalıştırdı ekmek teknesini. Düşündü. Motor hız aldıkça
kıyıya baktı. Maviye daldı. Adaya
yerleşeli koca beş yıl geçmişti. İlk yıllar başka diyarlarda denize açılmak
bahanesiyle geldiği taşa, toprağa nasıl da âşık olmuştu? Gidememişti. Onun aşkının
aslında bambaşka

PHOTO-2019-07-30-01-28-22.jpg
Hikaye

MENEKŞE KOKULU

Anahtar kolyeniz oldu mu sizin? Benim oldu. Üstelik bir tane değil. Bir kaç tane. Her yeni eve bir anahtar. Genişi, darı, paslısı, ince uçlusu... Bazılarını uzun yıllar tuttum boynumda. Bazıları çok kısa kaldı. En çok hangisini mi sevdim? Elbette menekşe kokulu olanı. Anahtar menekşe kok

nt.jpg
Hikaye

ÇOK BAYRAMLAR GÖRESİN

Büyük dolaba, gümüşlükteki raflara,
çekmecelere, aklıma gelen her yere baktım. Bulamadım seni! Bulamadım! Bilmem ne
markasının garanti belgesi. Hayır bulamadım! Senden ne hayır gördüm ki? Garanti
belgenden göreyim? Oysa tam sekiz ay çeyrek maaşımı ödedim mar

nt.jpg
Hikaye

YARAN İYİLEŞSİN

Kaç el
okşadı başımı hatırlamıyorum. Saymadım. Deneseydim saymayı hangi sayıya kadar
sayabilirdim? Onu da bilmiyorum. Çocuktum ben. Derdini anlatacak kadar büyük.
Dertlere anlam veremeyecek kadar küçük. Hatırladıklarım var elbette. Çocuk

PHOTO-2019-08-22-09-05-29.jpg
Hikaye

O'NUN KUTUP YILDIZI

Gezegenler,
kara delik, uydu, nebula. O'nun dünyasıydı. Keşfedilmemiş gezegenleri keşfetmek
istiyordu. Hayalperestti. Yıldızları seviyordu. En az onu sevdiğim kadardı,
kutup yıldızına olan sevgisi. Teleskopuyla geceye bakarken, gözlerime

E02AAE8C-E567-4ECE-856E-0B66928B3433-333-00000007EC921F33.JPG
Hikaye

MAVİ

'Paletinde hep aynı
renkler var'
dedi. Kulak asmadım. Günler geçti. Aynı
renkleri yine, yeniden sıktım paletime. Fırçamla dans ettiler durmaksızın.
Renkler de mutluydu, fırçam da, resimlerim de. Ve elbette ben de. O bir daha
geldi.

nt.jpg
Hikaye

BİR KIRIK AYNA HİKAYESİ

 

Müzeyyen.
Koca gözlü, kalem kaşlı, işveli Müzeyyen... Her günki gibi aynı saatte uyandı.
Dakika şaşmazdı. Saten sabahlığını ve tüylü beyaz terliklerini giyindi. Kırık
aynasında suretine baktı. Saçını ve sabahlığını düz

nt.JPG
Hikaye

SOBE

“Ebe, ebe, ebeeeee.” “Ebe tura bir, iki, üç…” “Bir-ki üçler...” “Denizde dalga hoş geldin abla.” “Aç kapıyı bezirgan başı.” “Laleli belkız içeriye gir kız, ipten çık kız.” “Üç göbek attım yatağıma yattım.” “Huu huu Ayşe Teyze bahçene gireyim mi?” “Çilekli muzlu panda, sana da bana da ısmarla.” “Ekme

PHOTO-2019-09-25-00-53-34.jpg
Hikaye

PÜSKÜLLÜ

‘Kelimelerin kısa’ dediler, ‘evet’ dedim. Kelimelerim
kısa... Çünkü; 'Ben yorgunum!' Ama onlara yorgunum demedim. Nicedir uzun
cümleler kurmuyorum. Hava sıcak, güneş tüm ihtişamıyla göz kırpıyor. Lakin ben
üşüyorum. Ayazdayım. Onlara üşüdüğümü de söylemedim. Ayazda oluşumu da. Yeni
b

PHOTO-2019-10-01-22-53-10.jpg
Deneme

PATRON KİM?

"Yaşadıklarından hiçbir şey öğrenmeyeceksin
değil mi?"
dedi beyin kalbe.
Kalp cevap verdi: "Bırak atayım
hızlıca ve yeniden deneyeyim."
Patron kim?
Kalp! Beyin! Hangisini dinler insanoğlu?Kimi
insanoğluna göre kalp patrondur. Kimi insanoğluna

soba.JPG
Hikaye

GÜNLERDEN SOBALI PAZARDI...

Günlerden
sobalı pazardı. Sobalı pazarlar değişmezdi ve hiç sevilmezdi o pazar
akşamları... Eski bakır güğüm kaynardı fokur fokur. Sonra bir kestane ya da
mandalina kabuğu kokusu sarardı evi. Sobanın demir askılıklarına asılmış mavi
önlükler vardı. Koca leğ

kitapları seçtim.jpg
Hikaye

KİTAPLARI SEÇTİM

Masallardaki “Uzun uzun yıllar önceydi…” cümlesi kadar eski değildi belki mazim. Lakin farkındaydım. Sesimin önce fısıltıya, sonra sessizliğe yatay dönüşümünün. Benim için bir tercihti bu. Onlar için içe kapanıklık. 'Depresyon' olarak tanımlayanlar da oldu bu durumumu. Bazen eleştiren gözler, akabin

fırtına.jpg
Hikaye

FIRTINA

Yeğin yağmur getiren ve kasırgaya dönüşebilecek olan çok güçlü rüzgâr diye tanımlarsak 'Fırtına' çıkar karşımıza... Yağmur getiren, rüzgâr getiren, kum getiren... Belki çiğ ya da tipi eken toprağa. Ben coğrafya ödevime böyle çalışırken, tiz bir ses bölmüştü ezberimi. 'O da bir şey mi evlat, fırtına

anadol.jpg
Hikaye

ESKİ ARABA

'İki gönül bir olursa samanlık seyran olur.' sözüne inandık, çıktık yola. Yol zaman zaman virajlı ve uzundu. Nice uykusuz geceler, yüksek sesler, küs günler oldu virajları geçerken. Lakin yolun bahar bahçe, lavanta kokulu, düz ve kısa anları da olmadı değil. Bir sıcak gülüş, bir tatlı kelime, durup

44b1.jpg
Hikaye

YANLIŞ YOL

'Yanlış yoldasın' dedi önce o, sonra diğeri, daha sonra bir diğeri daha... O ve diğerleri yanlarına kendilerine benzeyenleri de alarak geniş kitleler oluşturdular. Onlar ve diğerleri çevremi sarıp sarmaladılar. Korktum! Yanlış yoldaydım... O kanıya varmışlardı. Yolumdan hemen vazgeçtim. Geri döndüm.

radyo.jpg
Hikaye

SESSİZ ÇIĞLIK

Çocukluğum… Ve çocukluğumun geniş saatlerinin geçtiği büyük salon. Salonun içinde el oyması koca vitrin… Vitrinin içinde tek antenli küçük radyo. Radyonun içinden gelen o renkli sohbetler, kadife türküler, sesler… O sesler ki bizim seslerimize karışan, çığlık çığlığa sobelemece, körebe ve kahkaha… A

söyleyemedim.jpg
Hikaye

SÖYLEYEMEDİM

Işıkları yakmadım yine, söyleyemediğim gibi, gösteremedim de kimselere bendeki seni. Vanilya kokulu bir mum aydınlatıyor masamı bu defa… Sana ben yeni sözler yazıyorum. Nice yazları, kışları biriktirdim o sözlerde. Baharlar çiçek açtı, yapraklar sarardı, soldu. Mevsimler değişti. Şiirlerimin sahibi

PHOTO-2019-12-17-13-39-22.jpg
Hikaye

İYİ Kİ DOĞDUM!

Aslında maviyi severim ben. Denizi, yosunları, güneşi… Kumlara yalın ayak basmayı, rengârenk halhalları, dalga sesi eşliğinde okunan kitapları, savrulan saçları, efil efil etekleri, külah külah dondurmayı. Sevdiklerim bana “Yaz” der. Sen yaz mevsimine aitsin. Bazıları bilir, bazıları bilmez... Lakin

hqdefault.jpg
Hikaye

KÖR KUYULAR

“Kimdir en yakın dostu insanın? Şöyle, anlattım kurtuldum derdimi dediği. Ferahladığı… Mektup pulları olabilir mi? Ya börtü, böcek, kelebek, kuş, kedi, çiçek, kitap, deniz, insan? Tabi ya insan! İnsanın dostu insan. İnsan mı? Sanmıyorum. Benim dostum kör kuyular” dedi kadın…
Şaşırdım. Benimle konuş

11257527165_61b09beaf4.jpg
Hikaye

ÇİÇEKLİ PERDE

Çiçekli perdelerim yine kapalı. Ruh halim gibi. Gün ışığına da küskünüm. Susuyorum. Payıma sessizlik düştü. Bir de yalnızlık. Zaten sessizlik ve yalnızlık ruhuma yapışmış benim. Alışkınım. Doğduğumda bile yalnız kalmışım. Tüm hastane benim çığlıklarımı dinlemiş. Tek doğan çocuk koca serviste benmişi

NPiPPVRoa9qbfJKxxmKjx3-970-80.jpg
Hikaye

PEJMÜRDE

Hayat diyorum. Hayat. Maraton. Bazen açık havada yüz metre düz. Bazen kapalı havada yüz on metre engelli koşmak. Arkanda esen rüzgâr. Ter içindesin. Etrafta insan çok. Kalabalık, ses, toz. Sana bakıyorlar ama seni görmüyorlar.
Hayat diyorum. Maraton. Beni görsünler diye çabalıyorsun o maratonda. D

PHOTO-2020-01-14-09-08-29.jpg
Hikaye

LUNAPARK

Kaç bilet alsam mutlu olurum gişeden? Kaçıyla çocukluğuma dönerim mesela? Bir mi? On mu? Daha mı fazla? Dönme dolapta şehrin ışıklarına baksam. Atlıkarıncada ille de pembe tüylü atı istiyorum diye tuttursam. Tüylerini ellerimle sevsem atın. Sonra çarpışan arabalardan birine binsem, diğerinden insem.

569cbdac67b0a94100219f17.jpg
Hikaye

KARDAN ADAM

Beklediğimiz gün nihayet gelmişti. Soğuk, ayaz ama beyaz. Alabildiğine sonsuzluk gibi. Baktık birbirimizin gözlerine hiç konuşmadan aynı anda taktık eldivenlerimizi, berelerimizi, çizmeler derken tamamdık. Yıllar bize konuşmadan anlaşabilmeyi öğretmişti. Bir şeyler kötü gidiyordu biliyorduk. Sessizd

hayal.jpg
Hikaye

DİYORUM!

Diyorum! Bir gitsem, gitsem uzaklara. Nehirlere, ovalara, başka diyarlara...
Kar olsa, şehri örtse. Tanışsak şehirle. Çok güzelsin desem.
Dolaşsam amaçsızca. Yollarında, bağlarında, renkli sokaklarında.
Tatsam yeni lezzetlerini. Tadarken ağız dolusu gülsem.
Sonra atlasam trene, başka diyara geçs

01f1597ecb7b48873cc5739499cba6ee.jpg
Hikaye

KUTU KUTU PENSE

'Kutu kutu pense, elmamı yerse, arkadaşım arkasını dönse…'
Tutardık el ele dönerdik arkamızı sırayla, yüzümüzde gülümseme olurdu.
Yanımızda bakkal amca, karşımızda komşu teyze.
Sonra diğer çocuklar, kimisi “tombilis” oynardı, kimisi “ada”. Bir oyundan sıkılan diğerine geçerdi. Acıkırdık, reçelli

IMG_0806.jpg
Hikaye

KOCA ÇINAR AĞACI

Bahçemdeki koca çınar ağacı, nasıl da kök salmışsın toprağa, derinden, sıkıca, benim dercesine. Tanıştık, yaş aldık, büyüdük seninle. Takvim yaprakları değişti. Nice kışlar, baharlar, yazlar geçirdik. Dallarında yeşilin her tonunu gördük. Kah üşüdük, kah sıcaktan bunaldık. Bazen kitap okuduk gölgend

IMG_0890.jpg
Hikaye

HİNDİBA

Mevsimlerden bir mevsim, aylardan bir ay, günlerden bir gün içindeyim. Sıradan olduğunu düşündüğüm bir saat diliminde amaçsız yürüyorum. Keçeli, rahatsız ayakkabılarımın bağcıkları çözülene kadar her şey olağan seyrinde. Eğildim istemsizce başladım düğüm atmaya bağcıkları ve onu gördüm. Kalabalık, a