Lavinya Dergisi

BİR İPTEKİ YOLCULUKTUR HAYAT
İlke Aslı ERDOĞAN

Durupta bakmalı akıp giden zamanda, yaşamdaki ufak detaylara...

İnce bir ipin üzerinde yürür gibi hayat, tepende masmavi gök, ayaklarının altındaysa derin bir boşluk. Topraktan geldik toprağa gideceğiz derler; o toprağın altından kaç metre aşağıya düşeceğiz ya da hangi boşluktan sıyrılıp gideceğiz?
Hayatta böyle sanki, özenle yürüdüğün o yolda; kararlar, seçimler, iyilikler, kötülükler, zulümler ve güzellikler görüyoruz. Bütün bunlara rağmen hayattan hiç kopmadan yaşamaya devam ediyoruz, incecik ipin üzerinde düşmeden yürümeye çalıştığımız gibi…
Her şeye güzel yandan bakmak gökyüzünü seyretmek kadar özgür ve keyifliyken bir o kadar yaralayan kötü yanları görmek o ipten düşmek gibi korkutucu ve acımasız. Hangisini seçersen seç zor. Yukarıya bakmakta aşağıya düşmekte.
Karşılaştığımız zorluklar karşısında verdiğimiz tepkiler gibi ipteyken aşağıya bakmak. Mide bulandırır, baş döndürür, sarsar insanı kökünden. Bu ikilem arası giden yoldur hayat. Bazen sendelesen de yukarı bakarsın, bazen bir ihanetle sarsılır; düşmekten korkarsın.
Ne olursa olsun bu riski almaktır hayat. Ne son vermek yaşamına, düşeceğim korkusuyla; ne de hayaline kapılmak gökyüzüne açılma heyecanıyla…
Bu iki uç nokta arasında yürümektir hayat. Her zorluğa rağmen, düşmeden. Her sarsılışta umut ederek, yeniden başlamak, sonunu bilmediğin bu yolda incecik ipin üstünde yürümeye çalışmak…