Lavinya Dergisi

SESSİZ ÖLÜN
Arşiv

Eski Yazar Yazıları

Rüzgar ıslığımı çalıyor şu zindan havalarda Yağmur sonsuz kere hayat Ense köküme zulüm serilmiş Kirpiklerinin uzunluğundan kavuşamıyoruz Bütün yollar uzuyor önümüzde İnsan bazen kimseye anlatamaz içindekileri Kendine bile söyleyemez, korkar -Henüz küçük bir çocuk değilken- Bilir misiniz? Ağlamanın da şiiri vardır Sayfalarca ağlayabilirim Tanrısını kaybetmiş bedenim Ölüm bir kelime sözlük kalabalık Ay uzun geceleri bana ayırmış Dünyada kalanları bağışlıyorum Lakin insan birine benzemekten kurtulamıyor Sokaklar dar Çocuklar acıyla büyüyecek Zayıf minareler dikiliyor tepemizde Ölümü hatırlatmak için İnsanın yüreği ayaklarına koşuyor Bodrum katlarında uzak dağ köyleri hayali Gözler ağlarken zulüm çoğaldı Tekdüze bir uyku topladım çatılardan İnsan her şeyi batırırmış Vakit pencerelere ilerliyor sonra Gözlerimden ateşli bir bulut geçiyor Hatıraların mezarı olabilir şarkılar Kimseye şirinlik edemem asla Güneşe ters bakan bir ayna direnişim Hayat yaşayamadıklarımızın gölgesi sonuçta Biz yine de silinip gidiyoruz günden güne Her insan bir yokluğun yarısını taşıyor Sessiz ölün toprak ağlayacak acıdan