Lavinya Dergisi

SU TAN'SIĞ'I
Gülşah DEMİRCİ

“Susup içime döktüğüm cümlelere boğazımdan geçiş yok Parmak uçlarımla konuşuyorum, duyuyor musun?”

Hayat, ucu sonsuzluğa uzanan dalgalı bir deniz gibi Geceleyin siyaha çalan rengi gün olur bakarsın, ışıltılı bir mavi… Ve insan dediğin, onun önünde direnen kumdan bir kale misali… Gündüzden geceye savrulup dururken Ha yıkıldı ha yıkılacak… Mecali var mıdır kepenkleri erken inmiş bir ruhun sahi? Kendi varlığının altında günden güne ezilerek Göğsüne çullanan bir karabasan gibi… Andırır şehirden uzak, ıssız bir çöplüğü Unutulup kokuştuğunda daha da içine çökerek Bazen insan, kendisinin en büyük göçüğü… Kaç kabuk değiştirir insan, kaç kabuğu kendine yuva sanır? Elinde kalan hayat kesiği yanılgılar… Her defasında başına yıkılır Bir anlık sevinç, içi çürümüş bir ceviz kabuğu… O da çatlayıp kendiliğinden kırılır Ümitsizliğe bulandı mı insanın çehresi Gölgesine de sıçrar o karanlık Katran karası olur, zift gibi yapışır üzerine yalnızlık Ve benzer biraz da elden ele dolaşan eskimiş bir hırkaya İstediği zaman çıkartıp asamadığı, suskun portmantoya… Aynı tornadan çıkmış acılarla çevrilidir herkes Aynı aklar düşer saçlara Benzer çizgiler üşüşür zamanın yonttuğu suratlara Ama başkasından önce, bir el yine kendininkine tutunur An gelir, her şey hiçbir şeyle tutuşur da İnsan, hayallerine bile sığamaz olur Her yürek, belki biraz, vaktinden önce sönmüş bir dilek balonu… Ve dünya, bu maskeli baloda yalnız dans edenler salonu… Ucu sonsuzluğa uzanan dalgalı bir deniz gibi En ücra kıyısına vurur hayat, insanın Ha yıkıldı ha yıkılacak… İnsan bazen ölmeyi bile beceremiyor, yaşamayı bırak Hem ‘dün’ya dediğin, zamana kurulu bir tuzak… Bozuk bir saatten bile daha az gösterir gerçeği İsmine bir o kadar yakın, isminden bir o kadar uzak… İncecik çizgisi üzerinde hafızanın Bir mucize ve bir lanet aynı anda doğar En ince detayı hatırlasa da İnsan, en önce insanlığını unutur Gider, kendi benliğinin sığ sularında boğulur Kendini, kendi bile taşıyamaz! Ve tarih bunu yazmasa da su bunu asla unutmaz! Not: Su… İki harfine dünyayı sığdırır. İnsan unutur da, su unutmaz. Belki de bu yüzden insan vücudunun %60’ından fazlası su… Ne de olsa suyun hafızasından sual olunmaz. Müzikle beraber bir kapayın gözlerinizi, içinizdeki suyu dinleyin, size anlatacakları olacaktır. https://www.youtube.com/watch?v=06T600WAPhU