Lavinya Dergisi

SİYAH ZAMANLARIN ÇİVİSİ
Burçin LAÇİN ALTAY

Ömrü ferahlatan mis kokulu sabahları duymak için, gerçek sevgiye ulaşmaktaydı hep umut.

Olacaklarla ölecekler resmedilmiş çoktan
Ve çoktan bir arsız sevdaya tutunmuş yüreğin
Bundandır; renkleri perperişan gündüzlerin
Solgun desem değil, üşümüş bir bakıma günlerin
Soğuk desem değil, güneşte fazla kalmış ellerin

Gideceksin günlerin ağır yükünü taşıyarak
Düşüreceksin yerlere acılarını, ellerini de iki yanına
Ezecekler hiç umursamadan gözünden düşen yaşını
Hayat mı acımasız insanlık mı?
Bilemeyeceksin.

Acı insana işleyecek, bütün gülüşlere de yankısı...
Üzerine basan her insanda daha fazla acı…
Bütün renkler solacak ansızın
Beyaz düşler uçup gidecek ellerinden balon misali
Sana siyahlar kalacak sen şehvetle kırmızıyı beklerken

Zamanları düşlerin siyah kılıfına sığdırmaya çalışacaksın
Aklınla kalbin arasına duvar öreceksin, unutacaksın insanlığı
-Zaten unutmuştun sen insanca sevmeyi
Başkasının acılarının üzerine bastığından beri-
Ve o duvara asacaksın yalnızlığın resmini…
Unutma!
Yürek tarafında çakılı siyah zamanların çivisi…