Lavinya Dergisi

ANLAMSIZ
Gülşah DEMİRCİ

“Susup içime döktüğüm cümlelere boğazımdan geçiş yok Parmak uçlarımla konuşuyorum, duyuyor musun?”

Anlam yüklemeye çalıştıkça anlamsızlığa soyunuyor her şey
Çırılçıplak, utanmadan…
Filhakika anadan üryan…
İçim titriyor, gece parmaklarını uzatıp dokununca…
Hiçbir şey ama hiçbir şey yırtıp delmiyor onun tenini
Can havliyle sarıldığım yorgan üşüyor
Yastığım günlerdir uykusuz…
Bitevi hayatımızda yorgunuz,
Bağışlayın, bundandır, dilimiz dönmüyor…

“Niye?” “Niye?” “Niye?”
Cevabı bulmak kolaylaşırmış gibi üç kere söyleyince
Aldat kendini, ne de olsa insan alışık buna…
Var olmaya, o da yetmezmiş gibi var etmeye çalışmak…
Koca bir boşluğun içinde dönüp dolaşıp ihanete tosladığın
Elde kalanların toplamı mıdır yaşamak?


Varlığı bir kandırmaca olan zamanı mı suçlayayım şimdi?
Yoksa bu yazgıyı yazan el, Tanrı’yı mı?
Yutuyorum diyeceklerimi ve dilim kesiyor kelimeleri
Anlamsızlık
Anlamsız-
Anlam-
Anla-
An-
A-

Aaa…
Anlam kazanırmış gibi üç kere söyleyince
Şaşır, şaşırabiliyorsan hâlâ…
Bunca anlamsızlığın içinde
Anladım ki huzursuzlukla bilenen bir öfke yine içe dönüyor
Etine sinsice saplanan bir kıymık gibi
Dokundukça daha da acıtıyor…
Kim kurtarabilir beni şimdi,
Kim iyileştirebilir?
Kelimelerim değil, içim kırık…
Bir serzeniş, şiir oluyor…
Bir anlamı var mı peki?