Lavinya Dergisi

İNSAN KALMAK
İlke Aslı ERDOĞAN

Durupta bakmalı akıp giden zamanda, yaşamdaki ufak detaylara...

Duygularımı içten yaşamayı severim ben. İçten dediysem kimse anlayamaz beni, sevinince çok içten gülerim ben, üzülünce sağanak yağmur gibi ağlayabilir, sinirlenince toprağın çatladığı o an gibi yeri oynatabilirim ben… Kaygılarım vardır benim; geleceğimin denizinde ilerlerken kayığın beni götüreceği yerleri merak ederim, çektiğim kürekleri sahiplenir sonuna kadar direnirim…

Gülünce gözlerim güler benim, sevince tam kalpten severim. Duygularım içtendir benim, içtenlikle yaşar; yaşamayı çok severim. Saklayamam kalbimden geçenleri, yüzümden okunur hissettiklerimin cümleleri. Anlayamayanlar anlamlar yüklese de anlayamaz beni, çünkü kendime saklarım en büyük gizemlerimi. Zor alışır kolay benimserim, gönlümdeki ince ipte yürüyebilenleri sonsuza dek yanımda taşıyabilirim. Gözümden sakındığım kişileri onlar bilmeden bile düşünür, birlikte sevinirim. Takıntılarım vardır benim; düşüncelerimi söylemeden rahatlamaz içim. Eğer içimde kaldıysa bil ki anlatır yine gözlerim. Bağlanmak kadar sağlamdır sevgim. Bir ağacın dibinde biten sarmaşık gibidir deli yüreğim. Sevdikçe sevilir sardıkça sarmalar ellerim. Acılar çeker içtenliğim. Saklamaz hiçbir zaman gözlerim. Ağlamayı sever benliğim. Kendimi tutamaz sesim çıkmasa bile dökülür bardaktan boşalan su gibi gözlerimden hislerim. Ben en çok insan gibi kalabilmeyi severim. Gülünecek yerde gülmeyi, ağlanacak yerde ağlayabilmeyi bilirim. Utangaçlığımdan kaçmam kendimden bile çekinirim. Yeri geldiğinde esirgemediğim laflarımı hatırlar kendi kendime gülerim. Yeniden çok bir şeyleri dönüştürmeyi severim, eskinin verdiği anlamı, yeninin getirdiğinden daha çok hissederim. Bu yüzden ben hep eski şeyleri severim. Yadigarları hediyelerden daha çok önemserim. Bir anıyı ayırmaz saatlerce dinlerim. Yaşanmışlıklardan ders alır yine de hataya düşerim. Yıllar geçse de üstünden yine duygularımı saklayamaz, kalbimden hisseder, kalbimden söylerim. İnsan olmak değil insan kalmak isterim.

Kimse kalbinin üstünü tozlu bir bezle örtmesin dilerim. Tozun içinde yaşamaya çalışan kalplerin çürüdüğünü o kötü bakan gözlerden bilirim. Çünkü ben her şeyi gözlerden görebilirim. Gözler çok şey anlatır hissederim. İnsan kalmak kalbini örtmediğin sürece yaşanır, kirlenmesin diye kapattığın kalbin tozlanır; çürüdüğünde kötülüğü gözlerinle yansıtır. İnsan kalmak yaşamın en yüksek dağına tırmanmak kadar yorucu olsa bile, kalbini kapatmadığında başkaları kırsa bile tekrar denemektir. İnsanlık duygularda saklıdır. Bir bitkiden farklı, hayvanlardan daha akıllı; canlı olmak insan olmak değildir. Farkımız hissettiklerimizdir. İnsan kalmak insanın ruhunda saklıdır. Ruhun duygularını hissettikçe sen bil ki insan kalmışsındır…