Lavinya Dergisi

Ç'AKIL TAŞLARI
Gülşah DEMİRCİ

“Susup içime döktüğüm cümlelere boğazımdan geçiş yok Parmak uçlarımla konuşuyorum, duyuyor musun?”

Baştan sona maviye boyadığım bir günde
Takvimlerden bağımsız, zamandan azade
Denize bakan düşlerim ve avuçlarımda ç’akıl taşları
Yanakları nemli, ağlamışlar yine…
Bir deniz kabuğunun anlattığı masala kanmışlar
Dalgalardan beri, ufuk çizgisinden öte…

Suyu dinlemişler sudan içeri…
Ve sonra yine suya anlatmışlar…
Rengarenk benizleri daha çok parlamış
Güneş okşadığında tenlerini…
Unutulmaya mahkûm, silinip gitse de
Kumsalda bıraktıkları ayak izleri…

Oturdum seyre daldım önümde uzanan maviliği
Dalga dalga, köpük köpük…
Bir martının çığlığında temize çekip
Kuma gömdüm düşlerimi…
Avuçlarımda ç’akıl taşları…
Saymak istedim de sayamadım

Sessiz sakin önlerinde yükselen bir şiirin
Gizli öznesi olmak kolay değildi elbet
Ah, ç’akıl taşları, aklım size, siz avuçlarıma emanet!