Lavinya Dergisi

MEKTUP
Burçin LAÇİN ALTAY

Ömrü ferahlatan mis kokulu sabahları duymak için, gerçek sevgiye ulaşmaktaydı hep umut.

Elinde tuttuğun, her kitaptan daha sahici daha yakıcı kelimelerle yazılan bir mektuptur. Yüreğin en derininden kopup gelmiş, hislerin gerçekliğinden bir kesittir. Seni anlatan, sana yanan duyguları anlatan, yegâne hislerin battığı bir bataklık kâğıdıdır. Sevdayı batırmış, zamanı batırmış, en güzel ve en yıkıcı duyguları batırmış belki de en zengin, zenginliğinin eşi benzeri olmayan bir bataklık… Hazinelerin en yücesi o an bu mektuptur. Tarihi ve saati vardır üzerinde, el yazısından bellidir kime ait olduğu ve elbette ki düşündürür “Kağıttaki bu izler yoksa gözyaşı mıdır?”…
Şimdi elinde tuttuğun, en eski zamanlardan kalmış bir sevdadır; işlenmiştir nakış gibi bu mektuba. Sözcükler ne kadar gerçektir, en az sevda kadar... Silinip giden mesajlar gibi silinen, yeni nesil aşklardan değildir, yazılan el yazısıyla... Mektuptaki; silinemeyen ve asırlar öncesinden kalan sevdalar gibi ebedidir…
Güz mevsiminin en serini, en sahici bir akşamüstü vaktinde, hislerin en yakıcı, en yıkıcı yerinde elinde tuttuğun belki de bir yürektir… Korkma! Tükenir diye sevda, bu zalim zamanda… Eğer bir mektuba yazılmışsa sevda, hem de el yazısıyla; asırlar öncesinden kalan sevdalar kadar ebedidir…