Lavinya Dergisi

SUSUŞ
Burçin LAÇİN ALTAY

Ömrü ferahlatan mis kokulu sabahları duymak için, gerçek sevgiye ulaşmaktaydı hep umut.

Gecenin kıyısında duruyorum. Kımıldamadan, susuyorum. Sessizlik büyüsüyle örülmüş saçlarım. Yalnızlık okşarken saçlarımı, sakince sessizliğe el sallıyorum. Yüreğimin yorgunluğuna sözcükleri bulaştırmıyorum. Sanki nefes bile almadan, öylece duruyorum.
Biliyorum yalnız değilim bu sessizlikte. Bir sessizlik daha bölüyor geceyi. Senin uzak sessizliğin bu yüreğimdeki. Duyuyorum, en az sen de benim kadar sessizsin. Sessizliği paylaşıyoruz susarak. Çığlık çığlığa susuyoruz. Sadece sessizliği de değil, pek çok şeyi paylaşıyoruz seninle. Aynı düşleri, aynı düşüşleri ayrı ayrı yerlerde... Hangimizin daha çok kırdığını, hangimizin daha çok kırıldığını soruyoruz susarak. Kimin can parçalarının daha çok ufalandığını belki de. Susarak ne çok şeyi paylaşıyoruz seninle. En çok yalnızlığı paylaşıyoruz. Yalnızlığın hediyesi olan gecelerin koyusundaki o yakıcı hüznü...
Susuşlarımdaki mana dile gelmek istiyor bir zaman. Sözcükler sızılı bir nehir gibi akıp gidiyor içimden, susma diyor. Harfler haykırıyor derin kuyulardan... Sessiz çığlıklar atıyorum geceye, düştüğü yeri yaralıyor yine. Sonra... Sonra seni dinliyorum. Sen öyle güzel susuyorsun ki! Yine sana kıyamıyorum. Ben de susuyorum...