Lavinya Dergisi

İÇ KANAMA
Gülşah DEMİRCİ

“Susup içime döktüğüm cümlelere boğazımdan geçiş yok Parmak uçlarımla konuşuyorum, duyuyor musun?”

Kavuşurken akreple yelkovan
Daha da ıssızlaşır mı insan?
Gecenin ortasında yapayalnız…
Iskalarken kendini
Tam on ikiden vurur zaman!

Yaralanır en derinden
Film karesi gibi durur o an
Bir dipsiz kuyudur hafıza
Tekinsiz, karanlık sularında
Boğulmaya yüz tutar…
Yüzme bilmeyen anılar…

Dizeler düşer sonra…
Yan yana…
Ahenkli birlikteliklerini seyre dalar
Kuş bakışı gördüğü yansımada
Yana yana…

Harlı bir hasret ateşi
Mum alevinden geceye sızar
Sadece burnunun direği değil,
Eli kalem tutanın
Parmak uçları da sızlar!

Mevhum bir silgi darbesi iner
O her bir çizgisi öpülen ellerden
Dizeler ufalanır,
Kelimeler kalır…
Yetmez…
Kelimeler parçalanır…
Harfler kıymık gibi
Batar, can acıtır…

Ayrılırken akreple yelkovan
Daha iyi anlar insan!
Kâğıdın soğuk beyazı…
Mürekkebin kara yazgısıdır…
Ve ayrılığa uyaklı bir şiir…
Bir şairin iç kanamasıdır!