Lavinya Dergisi

TOPLUMUN EN AYDINLIK İNSANLIĞINA!
Ayşe HAYMA

Ruhumuzdaki iyiliklerin silgi tozu gibi dört bir yana dağıldığı,o müthiş cömertlikte yaşanmalı..

İnsanlık yıllarca çok macera yaşamış. Yıllar içinde özel bir zorluğa maruz kalmıştır. Bu zorluğun saikasıyla yolun sonunu görene kadar,hapishane parmaklığı gibi azaba sürüklenmiştir. Kah kılıç kadar keskin,kah kılıç yarası kadar acı,kah nadim olarak “bir”olmak nedir idrak etmiştir. Gönül zenginliğini;taşla,toprakla,sevdayla harman ederek şahsiyetini var etmiştir. Bu yüzdendir ki; “şahsiyet” bir bireyin değil,koca bir insanlık tarihinin sıfatıdır. Bizim şahsiyet meselemiz geçmişten gelir. Savaşlarımızdan,barışlarımızdan,tarihimizden...
Tarih demişken sizlere burada Fransız Devrimin’den bahsetmeyeceğim elbette. Sizlere bu “kalender”ruhların arkasında kalan bizden bahsedeceğim.
Zihnimde bir düş olan insanlıktan, tek hüznünün hala”uçan arabaların olmayışı” olan insanlıktan...
Sizi telkin ederim ben bu topluluktaki en cahil insanım fakat düşlü ve hisli bir cahil.
Ben ve benim gibi uçarı kaçarı,törpüsüz,paslı ve gelip geçici hallerimizin ender ruhlara azap verdiği büsbütün açık. Örümcekler kafamıza ağlarını örmüş gibi besbelli. Mesele büyük,mesele kitaplar...
Okuduğumuz fakat anlayamadığımız,gösteriş saydığımız,hava attığımız Kitaplar. İçi sonsuzlukta unutulan sevdalar,tatlı hatıralar,kümülatif bilgilerle kaplı olan kitapları sisteme köle eden bizler...
Ey kalender ruhlar!
Kurtarın bizi bu kölelikten. Varlığımızı diğer canlılardan ayıran fikirli oluşumuzu faydalı yeniliklerle idrak edebilmemize yardım edin. Sizlerin ve size eşlik eden Yunus Emre,Karacaoğlan gibi ve dahasında birçok ender ruhun;mutluluğundan, hüznünden öperim.
İyileşebilmek dileğiyle.