Lavinya Dergisi

HİSSETMEK
Ayşe HAYMA

Ruhumuzdaki iyiliklerin silgi tozu gibi dört bir yana dağıldığı,o müthiş cömertlikte yaşanmalı..

Bazen ruhunun derinliklerine indiğinde garip bir hissiyat uyanır içinde,genelde geceleri mesela. Varlığını sorgulamaya başlamakla, varlığını hissettiğin insanları sorgulamak arasında git gel yaparsın. Bu gece aslında ikisinin birbirinden ne kadar da farksız olduğunu gördüm,düşündükçe sadeleştim ve hissettikçe keyiflendim. Çünkü gerçek bir insanı ancak varlığıyla gerçek hisler uyandıran eş’ler,kardeşler, anneler, dostlar hissettirebilir. Sıfatlar hangi kategoride değerlendirilebilir bilmiyorum ancak bazı insanların varlığının hiçbir kategoriye sığamayacak kadar dolu olduğunu biliyorum. His’ediyorum ki yazıyorum anneler diyorum iyi ki varlar. Koruyucu bir melek gibi hep arkanda dururlar. Kırgınlığı,kızgınlığı,keyifsizliği yoktur onların hiçbir kitapta yazmaz. Üzülen,cefa çeken,sefa süremeyen, merhamet abidesi olarak bahsedilirler en şanlı hikayelerde bile.. Gözyaşlarının gerçekliği,samimiyetinin bütünlüğü hiçbir insanla kıyas yaptıramayacak hale getirir seni. Dünya insanlarsa insanlığın kalbiydi “anne”. Adında saflık,zariflik,naiflik barındıran eşsiz sıfatın ev sahibiydi anne.. Birgün bu sıfatların ev sahibi olabileceğimizi unutmadan,yaşayabileceğimiz güzel günlere...