Lavinya Dergisi

YILDIZLI GECELER
Gülşah DEMİRCİ

“Susup içime döktüğüm cümlelere boğazımdan geçiş yok Parmak uçlarımla konuşuyorum, duyuyor musun?”

Gökyüzünün gerdanında asılı duran binlerce yıldızın hikâyesi var, farklı farklı ve her birimizin o gökte duran birer yıldızı… Gece olup siyah kumaşı örtüldüğünde üzerine, hünerli bir sihirbazın değneği değmişçesine görünür olur gündüz vakti saklanan o yıldızlar. Siyah kumaşın üzerine serpilmiş simler gibi, göz kırparak geceye ışık olurlar…
Karanlığa boğulacağımı hissettiğimde çeviririm başımı gökte parlayan yıldızlara, onlara yarenlik eden Ay’ı seyre dalarım. Elimi uzatsam tutacakmışım gibi… Elimi uzatsam tutacakmış gibi… İçlerinden bir yıldız seçip ona anlatırım içimden geçenleri, kimin yıldızı olduğunu bilmeden… Tanıdık bir yabancılık hissiyle ben de ona göz kırparım, sessiz bir anlaşmaya biat edercesine… O yıldıza hikâyeler yakıştırırım, yazar, siler, yazar, siler, oturup düşünürüm. Göğün bağrı kaç masalı kucaklar, her defasında şaşırırım.
Bu gece de başım göğe çevrildi, Ay yavaştan küçülmeye başlamış, Şubatın 14’ünü deviriyoruz beraber, takvimden bir günü daha eskitmeye yakınız. Şehrin ışıklarına rağmen gökte görünen birkaç yıldız selamlıyor beni. Sessiz bir anlaşmayla sevgi günümüzü kutluyoruz, yaradılışın özünün sevgiyle sarmalandığını bilerek… Her günümüzün sevgi günü olduğuna şükrederek…
Bu gece göğe savurduğum bir dilek, süzülerek gitti bir yıldıza takıldı. Biraz sohbet ettik, dertleştik o yıldızla… Ay da dinledi… Masallar anlattık birbirimize… Kim bilir kimin yıldızıydı bilmiyorum ama çok güzel göz kırptı bana…
“Belki senin yıldızın geceme eşlik etmiştir
Belki benim yıldızım başının üzerinden teğet geçmiştir
Sonuçta aynı göğün altında yazılan hikâyeleriz
Yıldızlı gecelerde er ya da geç kavuşur dileklerimiz”