Lavinya Dergisi
YÜZÜK
Abraham Lincoln, 1859 yılında, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı seçilmesinden yaklaşık bir yıl önce yaptığı konuşmada eski bir hikâyeden söz eder.
Kral, bilgelerinden öyle bir söz bulmalarını ister ki bu söz, hayatın hangi hâlinde olursa olsun ona yol göstersin. Sevinçliyken de anlamlı olsun, sıkıntıya düştüğünde de. İyi günlerinde kendisini ölçülü, zor günlerinde ise sabırlı kılsın.
Bilgeler uzun süre düşünür ve sonunda krala bir yüzük verir. Yüzüğün üzerinde şu sözler yazılıdır: “And this, too, shall pass away.” yani “Bu da geçip gider.”
Kral bu söz üzerinde düşündükçe hayatın değişen yüzünü görür. İnsan bazen her şeyin yolunda gittiği dönemlerden geçer; bazen de üst üste gelen sıkıntıların içinde kalır. Güzel günler insana onların hep böyle süreceğini düşündürür; zor günler ise çıkış yolu yokmuş hissi verir.
Oysa hayat, hiçbir hâli sonsuza kadar aynı bırakmaz. Çok büyük görünen bir mesele zamanla küçülür; insan yeniden nefes alır. Büyük bir mutluluk yaşandığında ise geriye onun bıraktığı sıcaklık, bir iz, belki de sessiz bir hatıra kalır. Belki de bu sözün değeri, geleceği haber vermesinde değil, insanın bugüne bakışını değiştirmesindedir. Çünkü insan her şeyi kontrol edemez. Ne yaşanacakları ne de zamanın önüne getireceklerini bütünüyle seçebilir. Fakat yaşadığı şeyin karşısında nasıl duracağını seçebilir.
“Bu da geçip gider.” derken acıyı küçümsemez, mutluluğu da değersizleştirmez. Sadece insana bir ölçü verir: Zor zamanlarda umudu kaybetmemeyi, güzel zamanlarda ise ölçüyü korumayı hatırlatır. Belki de asıl bilgelik, hayatın değişmesini beklemek değil; değişen hayatın içinde kendi iç dengesini koruyabilmektir.
Kralın yüzüğündeki söz bu yüzden yalnızca bir teselli değildir. İnsana, yaşadığı ânın ne kadar güçlü olursa olsun, kendisinden daha büyük bir hayatın içinden geçtiğini hatırlatır.
Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey, ne zaman biteceğini bilmek değildir; içinde bulunduğu hâlin kendisinden ibaret olmadığını bilmektir.
