Lavinya Dergisi
KAYBOLAN TOHUM
Bir zamanlar, her tohumun hikayesini fısıldayan kadim bir orman vardı. Bu orman, yalnızca ağaçlardan değil, aynı zamanda insanın ruhunda saklanan sınırsız potansiyel ve korkulardan örülmüştü. Herkesin cebinde, ne zaman ekileceği bilinmeyen, kimsenin tam olarak şeklini tarif edemediği bir tohum taşıdığı söylenirdi.
Oysa, o ormanda yaşayan bir tohum vardı ki, diğerlerinden farklıydı. Ne bir meşe palamudunun sağlamlığını, ne de bir akçaağacın zarif kanatlarını taşıyordu. Bu, "Belki" Tohumu'ydu.
Belki Tohumu, diğer tohumlar toprağa düşüp kök salarken, avuç içinde kalmayı seçti. Toprağın karanlığını bir son olarak görüyordu, oysa diğerleri karanlığı, bir başlangıcın gerekli sükûneti olarak kabul etmişti. Etrafındaki tohumlar yeşerip göğe uzanırken, o küçülüyor, rengi soluyor ve sertleşiyordu.
Bir gün, ormanın en yaşlı ve en bilge ağacı olan "Sessizlik" Ağacı, Belki Tohumu'na fısıldadı: "Korktuğun şey karanlık değil, kendinden ne çıkacağını bilmemenin gizemidir." Tohum şaşkınlıkla baktı. O, büyürse, sıradan bir ot olmaktan korkuyordu. Büyük bir çınar olmaktan değil, sadece olabilme ihtimalinin ağırlığından korkuyordu. Kök salmak, kararlı bir eylem isterdi. Bu, bir daha geri dönemeyeceği bir yolculuktu. Sessizlik Ağacı devam etti: "Her tohum, kendi içindeki devin planını taşır. Sen bir çınar olmayabilirsin. Belki bir nehrin kıyısında eğilen bir söğüt olacaksın, belki de toprağı besleyen bir mantar. Önemli olan, planı gerçekleştirmektir, planı yargılamak değil."
Belki Tohumu, sonunda o avuçtan düştü. Düşüş, beklediği gibi bir felaket değildi; hafif, neredeyse bir teslimiyet gibiydi. Toprak, onu bir mezar gibi değil, bekleyen bir kucak gibi karşıladı.
O gün, Belki Tohumu, "Şimdi" Fidanı'na dönüştü. Artık, 'belki'nin zayıflatıcı yükünü taşımıyordu. Kökleri, toprağın derinliklerine uzanırken, aslında sonsuz ormanın bir parçası olduğunu keşfetti. Büyümesi, diğer ağaçların gölgesini çalmak değil, ormanın genel nefesine katkıda bulunmaktı.
Deneme, bize şunu fısıldar: İçimizdeki en değerli tohumlar, genellikle en büyük tereddütlerimizi barındıranlardır. Onları avuç içinde sıkıca tutmak, onları güvende tutmak değil, hayatlarını çalmaktır. Sadece toprağa bırakılan, yani eyleme dökülen tohum, masalını gerçekleştirebilir ve sonsuz ormanın sonsuz hikayesine eklemlenebilir.
Senin Belki Tohumu'n, bugün hangi karanlığa doğru düşmeye hazır?
