Lavinya Dergisi
DAVETSİZ MİSAFİR
Nurgül İLHAN
“Bir ip bağlamışlar kaderin beline. Biz kaderi kovalarken karanlıklar gündüzlerin peşinde”
Bir kürede yaşayan düşüncelere sahip oyuncaklarız aslında. Gidebileceğimiz bir yer geçirebileceğimiz uzun vakitlere sahip değiliz. Anlamaya ve inanmaya ihtiyacımız var. İnsan yaşarken varlığından bir haber olduğu dünyanın ölürken mahkûmu olmak istiyor.
Bizi değerli yapan şey bilincimiz. Yemek, içmek gibi dünyevi zevkler bedenimizin yaşamaya devam etmesine ya da çoğu zaman tükenmesine yarayan bir kandırmacadan ibaret. Savaşıyoruz doğduğumuz andan beri. Yaşamanın bir mücadele olduğunu bazen terk edilen bir bebek anlar, bazense otuzlarında terk edilmiş bir kadın, yıllar sonra yalnız başına kalınca anlar. Zaman sinsi bir düşmandır. Senden aldıklarını anladığında hiç senin olmadığını anladığın zamandır. Yıllar geçecek birçok hikaye gibi bizimki de bir yerde bitecek. Yitip gidecek hayaller. Gerçeklik yaşanmışlığın boğazına çökecek. Yazık oldu diyeceğiz, çok erkendi diyeceğiz. Yılların düşmanı zaman, dostça kucaklayacak kaderin bitişini.
Bazılarımızın yılları
Bazılarımızın dakikaları kaldı
Ölüm hep davetsiz misafirdi