Lavinya Dergisi

SEVGİ
Selin BEKTAŞ

Sevmek için sevilmeyi beklemeyin.

Sevgi; iki insanın karşılıklı
olarak birbirine besledikleri tohumdur aslında.
O tohum zamanla büyür ve kocaman
bir mutluluğa kapı açar. Bazen de büyümeyip öylece duruverir.
Şimdi örnek verecek olursam eğer,
İki insan düşünün ve bu iki
insanın birer yeni dikilmiş ağaçları olsun.
Birisi sevgi ve şefkatle diğeri
ise sadece kurumaması için her gün bir kâse su ile besliyor.
Ağacını sevgi ile besleyen kişi
her gün hiç sıkılmadan tüm kalbiyle, içtenliğiyle güzel sözler sarf ederek
içinden şarkılar mırıldanıyor.
Diğer kişi ise aynı şekilde her
gün belirli saatler içinde kendine görev edinmiş gibi ağacı suluyor ve hiç
susuz bırakmıyor.
Şimdi bu noktada sizler en çok su
alan ağacın kısa sürede büyüyeceğini düşünüyorsunuz. Bence yanılıyorsunuz.
Şöyle düşünürseniz,
Normal durumda su olmadan tabi ki
bir meyvenin, sebzenin yine aynı şeklide bir ağaç meydana getirilmesi,
büyümesini beklenmesi zordur. 
Sevgiyle de,  karşımızda ki her ne ise ona ilham
vermeliyiz.
İnsanlar bile sevilmediği ve
istenmediği yerde durmak istemez. Çünkü onlarda iyi bilirler, sevgi gördükleri
yerde mutlu, huzurlu olurlar ve içerlerinde kuşku vb. durum olmaz.
Bu durumu karşılıksız sevgi
durumundan da anlayabiliriz.
Seven sevilmez.
Sevilmeyen sevilir.
Bunun aksini söyleyecek birisi
olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta kimse yok yere üzülmüyor.
Kısaca toparlamak gerekirse,
insan durum her ne olursa olsun o işi gönülden, bütün içtenliği ile yapmalı.
Anne baba sevgisi ne kadar kıymetliyse bu da öyle bir şey.
O tohumda ilgiyi, sevgiyi ister
bizim nasıl istediğimiz gibi.