Lavinya Dergisi

ASUMAN
Mehmet YILDIRIM

Ben zerre koymamışken ağzıma bu meretten, Neden bu kadar sarhoşum şehrinde, Aşkından mı? Yoksa vuslata kavuşmayan bakışlarından mı?

Ama artık yorgunum asuman,

Dilimde kelime tükendi,

Dizlerimde dermanım,

Gökyüzü artık ciğerime dolmuyor,

Bulutlar hep gri,

Hava hep sisli,

Kış bitmiyor asuman,

Bahar bir türlü gelmiyor,

Oysa neşeyle doluydu gözleri,

Bir baktığı yere çiçek açtırır,

Bir güldüğü yerde bulutları dağıtırdı,

Öyle kelimelerle anlatılmaz da değildi,

Nede olsa bir edebiyatçıyım ben asuman,

Kelimem tükenmezdi kafiyem o olurdu,

Şimdi yine yeniden bir şeyler yazıyorum,

Yine gülüşü geliyor gözümün önüne,

Yine bir sürü kelimeyi bir araya getirdim bile,

Peki ya karşımda görsem?

Dilim tutulur,

Belki de şairliğimi unuturdum,

Öyle de oldu sanırım,

Kelimelerle dans eden ben,

İki kelimeyi yan yana getirirken zorlandım,

Bu kalbimin beynime oynadığı bir oyundu,

Senin güzelliğinin perdelemesiydi dilimi,

Sürçülisan ettiysem affola asuman,

Bu afallamam güzelliğinin neticesiydi,

Saf ve duru güzelliğinin,

Güzel kalbinin,

İyi yüreğinin,

En çok vicdanının,

Nerden yazmaya başlarsam başlayım,

Eksik kalacak gibi hissediyorum,

Bu kadar kelime,

Bu kadar duygu,

Yan yana getiriyorum,

Yine bir sen etmiyor,

Bir seni anlatamıyor şu şairliğim,

Eksik kaldığım her yeri tamamlamak,

Ne dersin asuman,

Biraz düşünmek gerek,

Hayat kısa elbette,

Yol uzun,

Belki bizde yorgunuz,

Ne belli,

Belki birbirimizin ilacı oluruz…