Lavinya Dergisi

ALEV ALMAK BU
Alev YALÇIN DELİTUNA

Ne güzel şey yalnız olmadığını bilmek, Dengesini yitiren evrenle bir olup gönlünü eylemek…

Bir uçurumun eşiğindeyim, 

Her an atlayacakmışım gibi, 

Çıkmaz sokakların arefesindeyim, 

Yolunu kaybetmişler gibi. 

Düşlerim benim değil, 

Yarınlarım bir dağın ardında, 

Ulaşmaya çabalıyorum, 

Koşuyorum, koşuyorum, yetişemiyorum. 

  

 

Sahi bu kaçıncı bitmeyen yol, 

Bu kaçıncı dinmeyen sızı, 

Bu kaçıncı kendimden kaçışım? 

Hem elimi aleve uzatıyorum, 

Hem de canım yandı diye sızlanıyorum, 

Hem yanmaktan korkuyorum, 

Hem de ateş çemberinin içinden geçiyorum. 

  

 

Sahi bu kaçıncı zemheri? 

Donarken yanmak da neymiş? 

İnsan ağlarken de güler miymiş? 

Beynimin kimyası bozulmuş, 

Aklım çoktan yarı yolda kaybolmuş. 

  

 

Ben kaybolmuşum, umutlarım yetim, 

Canımın yeşillerine ayaz vurmuş. 

Ah canım nasıl da yanıyor, 

Ellerim nasıl da üşüyor, 

Ceplerime sokuyorum da yetmiyor. 

Bir sıkımlık yolum kalmış, 

Git git bitmiyor, ayaklarım ağrıyor 

Onlar da beni taşımak istemiyor. 

Dur be sıracalı gönül, 

Dinlen bir gölgede artık, 

Bu seninki gitmek değil, 

Bu seninki yanmak değil, 

Düpedüz ateşe atlamak, 

Bile isteye alev almak… 

 

Kendini ateşe atanlara ithafen…