Lavinya Dergisi

ÖZ'DEŞİM
Gülşah DEMİRCİ

“Susup içime döktüğüm cümlelere boğazımdan geçiş yok Parmak uçlarımla konuşuyorum, duyuyor musun?”



Bir gece vakti…
Yelkovan akrebin ensesinde…
Suretsiz bir gölge gibi
Adım adım büyüyor yalnızlığım…
 
Arnavut kaldırımların sonunda bekliyor
Karanlığın emrine amade bir lunapark
Çocuk gülüşlerinden uzak
Issız ve ürkütücü…
 
Düşünüyorum da
Simsiyah gecede
Hiçbir rengin anlamı yok…
Işıksız…
 
Yanından geçip giderken o lunaparkın
Atlıkarıncada bir at kalıyor aklımda
Gözlerinde meyus bir sessizlik
Kaderine prangalı…
 
Geceye boyandığında
Aydınlanıyor düşüncelerin…
Dudakların sessizliğe mühürlense de
Gürültüsü başlıyor iç sesinin:
“Boş bir lunapark
gibiyim geceleyin…

Neşeden yoksun…”
 
İçimde dile gelmemiş bir dua…
Kaldırıp kafamı, bakıyorum gökyüzüne
O ise yüzüme bakmıyor
Göğün de manası eksik
Yıldızsız…
 
Lunapark, gökyüzü ve ben….
Gece vakti çok yalnızız!