Lavinya Dergisi

ZAMANCA
Mehmet KEKEÇ

Tutsak kaldı dudaklarının arasında, Yüreğinin esaretinden kurtulamayan Seni Seviyorumlar.

Zaman, çaylak sihirbaz  

Geri getiremiyor kaybettiklerini

Işıltısını gözlerimin, o genç yaşımı

Ve çekip alırken usul usul 

Annemin siyah saçlarını

Babamın delikanlı duruşunu 

Ürkütüyor ansızın düşünce fikir zihnime

Yükseklerden çakılıyor en derine

Ölüm, imzası atılmamış akit

Beyhude geliyor yaşamak

Korkutuyor o vakit...

 

Zaman tersine akıyor içimin dehlizlerinde

Kıvrım kıvrım dolanıyor ruhumda hayaller

Nasıl da kayboluyor anılar bir bir

Geride kalıyor o masum samimiyetler 

Ve çoğul ekler yalnızlığı sofrasında

Kalabalık, çevrimiçi yalnızlıklar...

Sanki asırlık acıların menbaı göğüs kafesim

Sevinç olan her şey hüzne vermiş sırtını

Sen kahkaha atarken doğan güneşe

Benim içim kararır...

 

Zaman sarmaşık, zaman karmaşık

Bilmece ki iki hece 

Bilen kaybolur içinde, bilmeyen zaten muamma

Sonsuzluk saklı tohum kanımca

Beni boğuyor yavaş yavaş 

İçimde, içince, usulca 

Zamanca...