Lavinya Dergisi

MÜMKÜN MÜ?
Selin BEKTAŞ

Sevmek için sevilmeyi beklemeyin.

 


Şöyle bir akşam vakti havanın tam sıcak rüzgârların
estiği anlar olsa…
Elimize kahvelerimizi alsak küçük bir ateş yakıp başına
geçsek.
Ve saatlerce orada seninle bir başımıza kalabilsek.
Mümkün mü?
İç sesim buna onaylamazken bir yanım bunun olmasını umut ediyor.
İçimde olanları umut ederek gerçekleştirme isteğim
genelde hep buruk kalmıştır.
Her zaman bir yanım buruk mu kalacaktı, hep hayaller ile
mi adım atacaktım?
Ufak bir sevilmeye bile razı geldim kimi zaman. En çok da
kendimi en yalnız hissettiğim zamanlar tabi.
İnsan aklındakileri susturabiliyor fakat içinde olup
bitenleri ne yazık ki dindiremiyor.
Bundandır ki benim hüzünlerim, düşüncelerim…
Darmadağınık bir sabaha uyanıyorum bazen, bazen ise
kalabalık bir düşünceyle uyanmış buluyorum kendimi.
Ama genelde düşüncelerim içimi derin bir çukur gibi oymuş
oluyor. Her ne kadar oyuğu doldurmak istese de insan yalnız başına, bu zaman
başını alabildiğince uzatıyor gidiyordu.
Arada öfke dolarım. Kendi başıma dindiririm öfkemi.
Sorarlar mesela cevap veremem susarım hep. Çünkü hiçbir zaman kimseye doğru
dürüst verecek bir cevabım olmamıştı. Karamsarlık yer almıştı hayatımı. Ne
zaman başımı yastıkla buluştursam düşünceler esir alırdı beni. Kaçmaya
yeltensem bile çıkamam o tümseğin içerisinden.
 
Hayatıma benim yön
vermem gerekirken…

Hayatın bana yön
vermesi?

 
Hayırlı geceler…