Lavinya Dergisi

EL İZİ
Gülşah DEMİRCİ

“Susup içime döktüğüm cümlelere boğazımdan geçiş yok Parmak uçlarımla konuşuyorum, duyuyor musun?”

Bir el bana doğru uzanmışken tam da
Beklerim ki düştüğüm kör kuyudan beni çekip kurtaracak
Küçük bir ‘güve’nin ömrü bile daha uzunken ‘güven’in ömründen
Uzanan eller hep tekinsiz,
Ve tek başına yalnızlık, karanlık bir dehliz…
Anlarım ki uçsuz bucaksız koridorlarında beni kimse bulamayacak…
 
Bir oyun değil, bir ceza bu… 
Apaçık bir lanet hatta…    
Sisifos’unki gibi aynı, arada yıllar olsa da…
Tarih bunu yazmazken, üzgünüm ki ruhum hatırlayacak!
 
Sorgusuz sualsiz bir inancın köhneliğinde
İradesiz bir kader, kaç yaşam eder?
Ve kim silebilir Tanrı’nın kaleminden dökülenleri?
Sanma ki melekler de üzerini çizip karalayacak…
 
Kısır döngüsünde hayatın kaç kitap yazıldı, kaç kitap okundu?
Habil ve Kabil’den bu yana kaç insan, kaç insanı vurdu?
Akıp giden zamanın esaretinde,
Güvenebilmenin hasretinde,
Sayfaların arasına sıkışıp kalmış bir ruhu, söyleyin şimdi, kim serbest
bırakacak?                             
 
Hakikatin ayazında buğulanır gözlerim
Bir güvenin bedeli, delik deşik edilmiş hayallerim
Penceremde kaç el izi var, takatim yok sayacak
Tanrım, daha kaç el beni yanıltacak?