Lavinya Dergisi

DİN VE AHLAK
Osman YAVAN

İnanıyorum ‘‘ Elbet Bir Gün! ’’ İnsan dünya’ da ne için var olduğunu anlayacak…

Sevgili ve kıymetli okur bu yazıyı okurken kelime kelime, harf harf ve satır satır düşünmeni istiyorum. Çünkü din ve ahlak arasındaki ince çizgiyi naçizane anlatmaya çalışacağım. Din ve ahlak aynı şey midir? Yoksa din ayrı ahlak ayrı kavramlar mıdır? Bir insanın dini ne olursa olsun Müslüman, Hristiyan, Yahudi vs. gibi fark etmez. Din ve ahlak aynı şey değildir. Bir yerde okumuştum Hristiyan dinine mensup bir insan İslamiyet ‘i seçtikten sonra şöyle söylemiştir. “ eğer İslamiyet ‘i Müslümanlardan gördüğüm gibi öğrenseydim asla seçmezdim. ” Bundan ne anlıyoruz veya ne ders çıkartıyoruz. Bence din ve ahlakın paralel olarak kesiştiği noktalar vardır mutlaka fakat asla aynı şey değildir. Neden mi? Dediğini duyar gibiyim gel birlikte din ve ahlak kavramlarının temeline gidelim. Önce din kavramına bakalım bize neyi anlatıyor ve bize esas vermek istediği veya istedikleri nelerdir. Din bizlere Hz. Allah’ın dünya ve ahiret hayatında mutlu kılmak için peygamberleri aracılığı ile gönderdiği ilahi kanunların tamamıdır. İnsanları kendi arzu ve istekleri neticesin de iyilik ve hayırlara sevk eden bir ilahi yoldur. Yani dinin temeli insanlara doğru olanı yapmayı kötü olan şeylerden uzak durmayı kati bir suret ile emreder. Ahlak ise insanların fıtratları itibari ile veya sonradan kazandığı bir takım tutum ve davranışlardır. Bir kişinin iyi veya kötü hal ve hareketlere sahip olmasına maddi ve manevi değerlerin tamamına ahlak denir. Günümüzde her ne kadar insanları dinleri ile yargılayıp ahlaklı olup olmadığına dinleri üzerinden karar kılsak ta bu çok doğru bir davranış şekli olmadığı gibi sağlıklı bir düşüncede değildir. Çünkü ahlaklı olmak çok farklı bir meseledir. Örneğin dinimiz bize yalan söylemek, kul hakkı yemek vs. gibi şeyleri yasaklamış yani haram kılmıştır. Bunları yapan bir kimse dinsiz değildir fakat ahlaksızdır. Yani asıl meselede budur din ve ahlakı ayıran ince çizgi tam burada ortaya çıkıyor din bize bu tür şeylerin yanlış ve çirkin olduğunu tebliğ etmiş bizler ise bunları yaparak etik dışı davranmış oluyoruz. Etik dışı bir hareket olduğundan otomatikman ahlaksızlık yapmış oluyoruz. Nikola Tesla’nın bir sözünü hiç unutmuyorum. Şöyle söylüyordu “ o kadar cahilsiniz ki dininiz var diye ahlaka ihtiyacınız olmadığını zannediyorsunuz. ” çok manidar ve düşündürücü bir söz aslında çünkü üstüne basa basa söylüyorum din ve ahlak aynı şey değildir. Din doğru olan şey ne olursa olsun onu yapmayı emreder. Ahlak ise emredilen şey ne olursa olsun iyi veya kötü doğru veya yanlış iyi ve doğru olanı yapmaktır. Etnik kökenlerde, yerel halk ve topluluklarda dinin ve ahlakın kültürel bakımdan çocukluktan itibaren yanlış atfedilmesi ve aşılanmasından ötürü farklı düşüncelere, fikirlere, hadiselere şahit oluyoruz. Yaşadığımız bölgedeki insanların dini ve ahlaki kuralları kültürlerine göre yaşaması birçok fikir ayrılığını ve tatsız hadiseleri beraberinde getiriyor. Bunun önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum aksi takdirde dini ve ahlaki açıdan büyük bir hezeyan ile karşı karşıya kalmamız kaçınılmazdır.