Lavinya Dergisi

AKILLILAR DÜNYASI
Ceren AKDAĞ AYDEMİR

Gül,sev ve eğlen. Hayat çok kısa!

"Akıllılar dünyasının kıyısında, sisli bir dağ başına çöreklenmiş, dünyayı kendimce anlamlandırmaya çalışan bir deliyim diyor Ayşe ŞASA.
Hepimiz biraz deli, biraz çatlak, biraz da olağanın dışında varlıklarız.
Nedendir bilinmez, biraz hayatın getirdiği tecrübeyle, biraz da zamanın yorgunluğuyla savrulup oradan oraya koşar gibi, hiç durmadan, ne aradığımızı bilmeden, dünyayı anlamlandırmaya çalışıyoruz.
Oysa ki dünyayı anlamamıza gerçekten gerek var mı? Zaten dünya, rağmenlere rağmen kendi istediğini sonunda önümüze getirmiyor mu?
Bazen, anlamaya çalışmak sadece ruha derin bir sızı bırakır. Anlamaya çalışmanın yorduğu, anlayamamanın mahzun bıraktığı bireylere dönüşürüz.
Bazen sadece dünyayı değil, insanları, hayvanları ve dahi doğayı bile anlayamayız. İnsana sığınmanın, bir yükü paylaşmanın, bazen ise sadece anlamsızlığın verdiği o derin sessizliğe gömülür, sadece tek başınalığa  kucak açmak zorunda bırakılırız. İşte gerçekten; yaşamanın, düşlerinin, sevincin, kızgınlığının anlam bulduğu insanlarda araman gereken şey sadece susmak olur.
Her suskunluğunda fark ettiğin ve döndüğün tek kişi sen olursun. Sen kendine döndükçe, kalbindeki yarayı, aklındaki soruyu, ruhundaki deliyi anlamaya başlarsın."
diye noktaladı Ada yazısını. Bu kısacık yazı için o kadar çok zaman harcamıştı ki, bazen gece hiç uyumamış, bazense bir sürü kitabın kapağını aralamıştı.
Hayalini gerçekleştirmeye başlıyordu kendinden habersiz, umutla...


Sahi Ada'nın hayalindeydi bu yazı... Ama bazen birimizin düşünde, diğerinin yaşamındaydı. Birbirimizden habersiz. görüp bilmeden. nice hayatlar yaşarken, hayallerimizi de unutmamayı hatırlamalıyız belki.
Ada benim hayalimdi. Peki ya sizin hayaliniz ne?