Lavinya Dergisi

FARELER VE İNSANLAR
Cansu TÜRKMEN

‘‘Başkalarının gözleri hapishanelerimiz; düşünceleri ise kafeslerimizdir.’’ -Virginia Woolf

Fareler ve İnsanlar John Steinbeck’in belki de en anlamlı eserlerinden bir tanesi olabilir, Büyük Buhran döneminin sert gerçeklerini sade ama etkili anlatımla bizlere sunarken, asıl gücünü karakterlerin derinliğinden alır. Özellikle başta bu roman, yüzeyde görünen yalnızca iki göçmen işçinin hikayesi gibi görünse de aslında farklı toplumsal kesimleri, belki de azınlıkları, temsil eden karakterler aracılığıyla insanın doğasına, yalnızlığına ve dışlanmışlığına dair kapsamlı bir eleştiriyi gözlerimizin önüne getirir; yani Fareler ve İnsanlar, karakterlerin zemininde ilerleyerek bizlere panoramiktik bir bakış açısı oluşturmamızı sağlar.

Merkezde yer alan George Milton ve Lennie Small ikilisi dostluk kavramının en temel ve en çarpıcı temsilleridir. Öncelikle George, aklı ve sorumluluk duygusuyla hareket eden bir karakter oluşuyla hem kendisi hem de Lennie’nin daha iyi bir yaşam kurma hayallerini taşıyarak buna çaba harcaması ancak bu hayalin sürekli olarak Lennie’nin kontrolsüz davranışları sebebiyle hep tehdit altında olması George’un içsel çatışmalarını derinleştirmektedir... Maalesef George, onun özgür bir birey olma arzusu ile Lennie’ye karşı hissetmiş olduğu bu sorumluluk duygusu altında ezilerek, sıkışık kalmaktadır. Öte yandan Lennie, masumiyeti ile daha çok öne çıkan fakat masumiyeti ve saflığının yanında getirdiği trajik sonuçları doğuran bir figür olarak karşımıza çıkar. Fiziksel gücü ile zihinsel kırılganlığı terazisinde eşitlenmediğinden, onun hem korunmaya muhtaç hem de tehlikeli ve dengesiz bir karakter olmasına neden olur.

Bu ikili ise insan ilişkilerinin hem kurtarıcı hem de bir o kadar yıkıcı olabileceğini bizlere gösterir.


Bu merkez ilişkinin etrafında şekillenen diğer karakterler ise romanın toplumsal eleştiri yelpazesini epey bir genişletir. Örneğin Candy, yaşlılığı ve fiziksel yetersizliği nedeniyle işlevsiz görülme korkusunu temsil eder. Köpeğinin öldürülmesi, aslında onun da aynı kaderi paylaşabileceğine dair güçlü bir simgedir; mesela Candy’nin George ve Lennie’nin hayaline tutunma isteği, insanın yalnızlıktan kaçma ve bir yere ait olma arzusunun ne kadar güçlü olduğunu da ortaya koymaktadır.


Benzer şekilde Crooks karakteri, ırkçılığın birey üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne serer. Diğer işçilerden fiziksel olarak ayrılmış bir yaşam sürmesi, onun toplumsal izolasyonunu somutlaştırır böylece insanlara karşı geliştirdiği mesafeli ve sert tavır, aslında maruz kaldığı dışlanmanın bir savunma mekanizması haline gelmiştir ama romanın ilerleyen kısımlarında kısa süreliğine de olsa George ve Lennie’nin hayaline ortak olma ihtimali, onda bir umut kıvılcımı yaratır; yine de bu umut  aynı hızla söner. Maalesef bu durum, toplumun bazı bireyleri sistematik olarak hayal kurma hakkından bile mahrum bıraktığını gösterir.


Diğer yandan Curley ve eşi, güç ve cinsiyet ilişkileri bağlamında önemli bir eleştiri sunar. Curley, otoritesini sürekli kanıtlama ihtiyacı duyan, saldırgan bir karakterdir; bu tavrı aslında derin bir güvensizlik duygusunun tam anlamıyla bir yansımasıdır.

Hatta öyle ki, eşinin adı romanda katiyen geçmez. Bu durum, karısının bir birey olarak değil, sadece “rol” olarak var olduğunu ima eder, sürekli ilgi arayışı içinde olması; onun yalnızlığının ve anlaşılma isteğinin bir sonucudur ancak bu çabası yanlış anlaşılır ve sonu da trajik bir şekilde sonuçlanır. 


Bu karakter aracılığıyla Steinbeck, kadınların toplumdaki konumuna ve görünmezliğine eleştirel bir bakış sunmaktadır.


Slim karakteri ise tüm bu çatışmaların ortasında bir denge unsuru olarak öne çıkar. Doğal otoritesi ve sakin tavrıyla diğer karakterlerden ayrılır: Onun varlığı, romandaki kaotik ilişkiler ağı içinde ahlaki bir referans noktası oluşturur.

Özellikle romanın sonunda George’un aldığı kararı sessizce anlayışla karşılaması, eserin etik boyutunu güçlendirir ve tamamen değiştirir.

Sonuç olarak Fareler ve İnsanlar, karakterleri aracılığıyla yalnızca bireysel hikâyeler anlatmakla kalmaz, aynı zamanda dönemin toplumsal yapısını eleştiren güçlü bir anlatı kurmaktadır.


Yani, bu roman toplum içindir.

George ve Lennie dostluğu, insanın bağ kurma ihtiyacını; Candy yaşlılık ve yalnızlık korkusunu; Crooks ırkçılığı; Curley güç hırsını ve Curley’nin karısı cinsiyet eşitsizliğini temsil eder.

Steinbeck’in başarısı, bu karakterleri sadece sembolik figürler olarak değil, hayattan, derinlikli ve inandırıcı insanlar olarak sunabilmesinde yatar. Böylece roman, okuyucuyu yalnızca bir hikâyeye tanıklık etmeye değil, aynı zamanda toplumun dışladığı bireyleri sorgulamaya davet eder.

Sonuç olarak, Fareler ve İnsanlar aslında trajik bir olay örgüsü değil, aynı zamanda güçlü bir ahlaki ve toplumsal eleştiridir. Yazar, okuyucuya net cevaplar vermek yerine zor sorular sorar: Adalet nedir? Merhamet nerede başlar ve biter? Ve en önemlisi, bazı insanlar için gerçekten mutlu bir son mümkün müdür?