Lavinya Dergisi

TÜKENİŞ
Ceyda KAHRAMAN

“Istıraptan belin büküldüğünde, dünyanın üzerine ebedi bir gece çöksün istediğinde, yağmurun ardından ışıldayan yeşilliği düşün, düşün bir çocuğun uykudan uyanışını.”

     Çağımızın insanının en belirgin alışkanlıklarından biri, üretmekten çok tüketmeye yönelmesidir. Biz insanlar, tüketmek için uyanır, tüketmek için çalışırız. Elimizi attığımız her şeyden çok hızlı sıkılırız. Tam da bu yüzden, birinin herhangi bir alanda gösterdiği istikrar bizi etkiler; çünkü o istikrar, raflara kaldırılmış heveslerimizin aksine kalıcılık taşır.

     Merakımız gerçekten başarmak ya da içinde bulunmak istediğimiz şeye mi yöneliktir, yoksa başarmış insanların yanında yer almaya mı? İnsan; ikilemleri bol, kararları yarım, inancı gelincik yaprağı gibi hafif bir varlıktır. Hayatımızda büyük sıçramaları bekler, küçük adımların kıymetini kavrayamayız. Gözümüzün görebildiği her alanda sayısız fikir ve yetenek vardır fakat insan özgün olmak yerine bunları kopyalamaya çalışır, işte bu insanların en büyük tüketiciler olduğunu düşünmek yerinde olacaktır. Bu tüketicilik, kök salmamış bir bitki gibi her rüzgârda yön değiştirir. 

     Sonuca duyduğumuz acele yüzünden taklitle var olmaya çalışırız. Neyi, kimden istediğimizi hiç düşündük mü? Arzularımız, başkalarının hayatlarına ve kimliklerine duyduğumuz hayranlıktan mı ibarettir? Oysa başka aynalarda kendi siluetimizi aramak bir yanılgıdır; bu yanılgıyı kıracak olan şey ise istikrardır. İnsan, her rüzgârda savrulmak yerine aynı emeği tekrar ederek köklenip derinleşebilir. Aksi hâlde harcanan her çaba yüzeyde kalır; bir heves daha raflara kaldırılır ve insan, kendi kimliğini başkalarının cebinde aramaya devam eder.