Lavinya Dergisi
İLİŞKİLERDE SINIR
Übeyda KARADAĞ
“Kaybettiklerin seni sen yapar. Elinden gidene üzülme sana ne kattığına, giderken neleri götürdüğüne değil, sende ne bıraktığına bak, her daim✨”
Sınırlarımıza ne kadar hakimiz?
Hemen hemen birçoğumuzun yaptığı 'çok sevince hep kendinden verme davranışı' maalesef ki insanlara sınırlarını kontrol edemediğini çok açık şekilde gösteriyor. Kaybetmemek için bazen kendimizden öyle çok veriyoruz ki karşı tarafa, kaybettiğimizde kendimizde de bir şeyler kalmamasıyla yüzleşiyoruz. Sınırlarını bilmek, "evet çok seviyorum ama daha fazla verirsem bana zarar gelecek" deyip durmayı bilmemek, bir eksiklik bizler için. Çünkü durmazsak ve karşı taraftan da bir değer görmezsek ciddi manada yok olmaya başlıyoruz.
Bencil olun demiyorum asla ama bazen ben odaklı olmakta fayda var. Yani karşı tarafı da düşünün ama kendi istek ve duygularınızı görmezden gelmeyin.
Çok severken gözümüz görmüyor bazı şeyleri, mutlu etmek istiyoruz hayatımızdaki insanı. Evet baktığımızda sağlıklı bir ilişkide temelde olması gereken tutumdur bu fakat eğer bu tutum tek taraflıysa, hep sen odaklıysa işte tam o anda durmak gerekiyor. Bu yüzden severken bile kendinize bir sınır çizin . Eğer değer görmüyorsam, ben hep onun yanında olurken gün sonu tek başıma kalıyorsam kendi sorunlarımla orada bir ilişkiden çok çıkar durumu oluşuyor. Ve sınırlarımızı bilmediğimiz sürece ilişkide kurban durumuna düşüyoruz. Karşı tarafın en ufak sevgi kırıntısına inanıp fazla fazla davranıp kendimizi eksiltiyoruz. Sömürülüyoruz, duygusal sömürü yani manipülasyon da ilişkilerde böyle devreye giriyor.
Zaten ne yaparsam yapayım o hep yanımda hissine kapılıyor partnerimiz ve bize acı vermekten çekinmiyor. Arada biraz şefkat veriyor biz de bu duyguya kapılıp manipülasyonu o an ilişki içerisinde asla anlayamıyoruz ve vermeye devam ediyoruz. Sevgi veriyoruz, hayatımızı veriyoruz, yeri geliyor maddi yeri geliyor manevi ama her daim kendimizden veriyoruz. Sonucunda ne oluyor peki, terk ediliyoruz.
Bu sınır bilmeden körü körüne bağlı olup seven ve hep 'yeter ki yanımda olsun ben onun için her şeyi yaparım' denilen hikayelerin kaçınılmaz sonudur. Sınır bilmemek, bir insanın kendine yapacağı en büyük kötülüktür. Bunu sadece duygusal ilişki olarak yorumlamak da doğru olmaz aslında, gerek arkadaşlık ilişkileri gerek aile ilişkileri..
Mesafe koyun demiyorum, sınır.
Nerede durmanız gerektiğinizi bilmektir sınır, durabilmektir sınır.
Nerede durmanız gerektiğinizi bilmektir sınır, durabilmektir sınır.
Benim de bir hayatım var ve bazen kendimi düşünmek beni bencil biri yapmaz diye hatırlatmak gerekiyor kendimize.
Çok seviyorum ama eğer zarar görüyorsam durmam gerekir.
Gitsin istemiyorum ama eğer her gece huzursuz ve gözü yaşlı koyuyorsam o başı yastığa, durmam gerekir.
Bitsin istemiyorum ama eğer içimde bir boşluk oluşmaya başlıyorsa o boşluğun içine düşmeden durmam gerekir.
Elimizle tuttuğumuzu sandığımız her şey bizim olmayabiliyor, tutarken verdiğimiz mücadeleyi bıraktığımızda aldığımız yaralardan anlarız çoğu zaman.
Durmak gerekir bazen. Durmak duruma bakmak ve gerekirse bırakmak.
Durmak gerekir bazen. Durmak duruma bakmak ve gerekirse bırakmak.
Kendinizi sevin ki yara alsanız bile iyileşin.
Değer gördüğü ilişkide filizlenir çiçek açar insan, kimsenin sizi çöle döndürmesine izin vermeyin.
Düşüşler olur hayatta, bitişler; yaralar açılır yaralar kapanır hayattır bu.
Sevin kendinizi, sınırlarınızı bilin ve sevin başka kalpleri çokça hep sevilin.