Lavinya Dergisi

İNCELİKLER YÜZÜNDEN
Yasemin YILMAZ

"Kalıyoruz... Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz."

Küçücük şeylere bile birer anlam yükleyerek geçti ömrüm.
Şu taşı denizden çıkardığımda sanki sevgiyi ilk ben keşfetmişim gibi, sanki bu taşı oradan çıkarınca bir kalbi de derinlikten kurtarmışım gibi bir his vardı âdeta içimde...
Taştan bir kalbin bile küçük bir kalbi sıcacık yapışını gördüm.
Sakladım, korudum, kırılmasın, kaybolmasın diye korunaklı bir yer aradım. Kimine göre ne gerek varken benim için bir küçük incelik meselesiydi.
Biliyordum ne yüklediğim anlamları taşıyordu içinde ne de her şeyi bir güzelliğe çevirecek gücü vardı.
Ama sevmiştim işte.
Sevmiştim, bu kadar.
Keşke her gerçek kalpte bu taştan kalp kadar iyileştirebilseydi yaşayan kalpleri...
Çok anlam yükledik sanırım her şeye, çok sevdik ve çok sahiplendik...
Belki de kimsenin suçu yoktu.
Belki de her şey yüklediğimiz anlamlar yüzündendi.
Belki de;
Her şey incelikler yüzünden...