Lavinya Dergisi

UÇMA VAKTİ
Yasemin YILMAZ

"Kalıyoruz... Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz."

Karanlıklar bazen kaçmak için ideal yerler olabiliyor.
Hiçbir sesi duymadan sessizliğin sesini dinlemek gibi..
Herkesten kaçıp kuytulara sığınmak gibi..
Sayamadığın kimsesiz hatıralara inatla göğün parlayan ışıklarını saymaya başlamak gibi..
Başını yastığa koymaya çekindiğin gecelerde boşlukta yürümek gibi..
Çırpınışlarının fayda etmeyeceğini anladığında ay ışığında soluklanmak gibi..
Alabildiğine karanlık.
Kuytular sessiz, gök sonsuz ve ben olabildiğince derin.
İçim gibi derin ama gök kadar sonsuz.
Uçmak isteği var içimde.
Kanatlarımın olmasını beklemek kadar anlamsız şimdi düşünmek.
Gözümü kapatıp gecenin esintisine kendimi bıraksam uçamaz mıydım zaten?
Gizli bir kanat çıkarıverir belki ayın eşsiz şavkı,
Yıldızların görüntüsü, gecenin sessizlik içinde gizli, sesli örtüsü.
Kendi halinde bir yaşam öyküsü.
Çırpınışlar, kayboluşlar, savaşlar, kaybedişler, yok oluşlar..
Ve geriye kalan sadece karanlığa sığınışlar.
Yaşamın esaretinden sıyrılabildiğim kadar varım burada
Ve yaşamın çıkmazlarından kopup gideceğim yer burası,
Bir gök meselesi, bir ay direnişi ve birkaç yıldız tutulması..
Uzaklaşıyorum, yaşamın sivri diline inat, ayağıma dolanan prangasına inat,
Kurduğu devrik cümlelere inat, anlaşılamayan gündüzlere inat, Uzaklaşıyorum.
Yaşamak sadece nefes alıp vermek olsaydı bu kadar zorlanmazdım,
Lakin hayatta pek çok şeyle mücadele devreye girince,
Aynadaki aksimden bile olabildiğince uzaklaşıyorum.
Uçma vakti..