Lavinya Dergisi

PAMUK ŞİMDİ DAĞLAR ARKASINDA
Fidan GASIMLI

Ruhları bu kadar var olmaya programlı geçici bedenlerimiz neden kovalıyordu varlığı bu denlicesine çılgınca ?

İçimde ertelediklerimin bir parçası, kurban edilen, kanayan duygularım ve sessiz hıçkırıklarımla yad ettim seni bugün Pamuk. Her şey nasıl değişti, ne çabuk gelişti. Tıpkı o acı gidişin gibi. Biz aslında sevdiklerimizin saçının teline kıyamazken, hayatın onları bizden koparışını izledik. Sessizce ama büyük bir nefretle. Önce isyan ettim. Ettim, ettim ve durdum öyle. Elden gelen bir şey yok nihayetinde. Güçsüz canlılarız bizler, hiçbir şeyimiz yok bu hayatta. Elden gerçekten bir şey gelmedi işte o zaman. Sonra nefret etmek istedim her şeyden, herkesten. Yapamadım. Bunun doğru olmayacağını biliyordum. Ve durdum. "İşte şimdi yapayalnızım" dedim. Tıpkı ıssız bir evin unutulmuş bir köşesinde duran, kapağı senelerce açılmamış o, tozlu, sarı tuşlu piyano gibi. Senden sonra çok şey değişti Pamuk. Dünya değişti, düzen değişti. Biz değiştik. Hepimiz büyüdük. Büyümeyi senden öğrenen vücutlar, gidişinle o kadar acımasız bir büyümeye şahit oldu ki. Açık konuşacağım, senden hiç böylesine bir şey beklemezdim. Aslında bu gerekçemden dolayı ne çok kendime kızıyorum bilemezsin. Bir şey demem, bir şey yapmam bekleniyormuş bazen. Fakat ben erteleyici olmayı seçtim. Yarınlar yokmuşçasına ertelemek hem de. Ve sonra gözlerimi kapatıyorum etraftaki tüm olan bitene. "Bana ne “diyorum, fakat sonra da bana dert oluyor işte. Yaşamaya çalışıyoruz diyelim. Ben kayıplara alışkın bir kız çocuğu olduğumu düşünürdüm hep, fakat bu seferki biraz farklıymış. Öğrendim sayende. Yoğunmuş, keskinmiş. Büyük bir sinsilikle kanıma işleyen o özlem duygusu, acısını büyük bir hoyratlıkla çıkarırken, tıpkı yüzme bilmeyen, toy bir çocuk gibi anlamaya çalışıyorum ne olduğunu. Çırpındıkça batıyor, battıkça çırpınıyor fakat daha çok çırpınmam gerektiğiyle ilgili bağırışlar duyuyorum etraftan. Çok karışığım Pamuk. Duygularım, düşüncelerim. Çok aykırıyım, ama kabullenici bir aykırılık söz konusu fıtratımdaki, bunu en iyi sen bilirsin. Öyle işte. Gittiğin yer umarım acımasız değildir. Sana ve senin gibilere adil bir şekilde davranmasını bilen bir yerdir umarım. Şimdilik hoşça kal Pamuğum. Ama şimdilik.