Lavinya Dergisi

RAPUNZEL'İN RÜYASI
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Elimi uzattım bugün. Kırdım kalan tüm aynaları. Rüzgara karşı savurdum saçlarımı. Radyoda çalan şarkıyı da kapattım. Avaz avaz bağırdım yollarda. İçimden yükselen şarkıya eşlik ettim. Rüzgar da beni takip etti. Uzun bir yol boyunca yürüdük beraber. Yaşlı çınar ağaçlarını ardımızda bıraktık. O gün tepemizde yükselen güneş hiç yakmadı canımızı. Bulutlar da yalnızca saçlarımızı okşadı. Biz yürüdük yalnızca. Yürüdük ve gelecek güzel günlerden bahsettik. Martıları konuştuk uzunca. Özgürlüğe doğru kanat çırpışlarına hayran olduk. Hayallerin girdabına takılarak bambaşka bir dünyaya uçtuk. Sıra sıra dizilmiş dağları aşarak bir kuşun kanadında yeryüzüne indik. Çiçekler döküldü başımızdan aşağıya. Gökkuşağının renklerine boyandık. Işık saçıldı etrafımıza. Kayan yıldızları dilek tutarak uğurladık. Denizden gelen taşları bir bir avuçlarımızda topladık. Boylu boyunca bir kule yaptık. Rapunzel, saçlarını sarkıttığı sırada ortaya çıkan mucizelere inanamadık. Zamanı, bir kum saati misali avuçlarımıza aldık. Yalnızca güzel olanları anın bir parçası yaptık. Hayatımızın her bir anını yeryüzünün en kıymetli mücevheriyle kapladık. Sevgiyle… Sevgimiz büyüdükçe efsanelerdeki kayıp hazinenin de sahibi olduk. Huzurun…