Lavinya Dergisi

O
Yağmur N. ÖZCAN

“Her insanın bir hikayesi vardır. Ve her hikaye dinlenmeyi hak eder”

Emekleyerek ilerlemiş bu kalabalık sokaklarda...

İnsanlar tanımış ki onları tanımaz olaymış...

Gördüklerinden binbir pişmanmış.

Yaptığı hatalar bir çuvalı aşar, birkaç adet de fazlalaşırmış.

Ah ve vah ettiği hatalarını iyi ki yapmış her birinden sayfalar dolusu öğüt almış, görmüş ve geçirmiş ancak böyle varmış aklı başına: yara alarak ve gözyaşı nehrini doldurarak…

Anlamış bir hüzünlü ay ışığının altında dans ederken ne kadar yalnız olduğunu ve bu yalnızlığın onun için bir lütuf olduğunu.

Tüm bu fark edişlerin bir sonu gelmeyecek gibi devam ediyor. Yaraları kapansa yenileri açılıyor ama kapanan yaralar eskisi gibi acı vermiyor, kendi gözyaşı nehrine düşmüş, az daha boğulacakken çırpınışları bir yakarışa dönmüş bilinmeyen köyün deli kavalcısı kurtarmış onu. Bir kez daha kıl payı kurtulmuş ölümden. Bu ne şansmış ne lütufmuş bu sadece kadermiş. Biliyormuş ki kaderi pek de parlak değil, talihi de dönmeyecekmiş ki zaten hiç de dönmemiş.