Lavinya Dergisi

ÖZGÜRLÜĞÜN SESİ
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Yağmurun sesini duyuyor musun? Yere düşen her damla bizim hikayemizi anlatıyor. Eğer geceyi dinlediysen sana söyleyecek çok şeyi olduğunu da bilirsin. Onun şarkısına eşlik edebilirsin. Evet şarkı… O gece çalan o şarkıyı hatırlıyor musun? Islak kaldırımlara vuran notalarını… Nakaratın yükseldiği yerde duran anıları… Zaman bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçiyor mu senin de? Yoksa filmi kapatıp kalabalığa karışalı çok mu oldu? Hiç duymadın mı benim sesimi? Benim sesimden sana şarkılar söyleyenler olmadı mı? Sen hiç ateşe bakmadın mı bir daha? Yanmak eskisi kadar canını acıtmadı mı? Yoksa sende gişeleri boşalmış bir sinema salonu gibi perdelerini kapattın mı? Bir daha kimse izleyemeyecek mi o filmi? Sen beni kimseye anlatmadan durabilecek misin? Dinliyor musun yağmurun sesini? Nasıl başladıysak öyle bitmişiz gibi. Apansız bir anda tutulmuşuz geceye. Ne geçmişe ne de geleceğe dokunmuşuz. Uzay boşluğunda oradan oraya savrulurken bir yıldızın ışığına kavuşmuşuz. Geceyi sen de seversin değil mi? Seversin de bir türlü itiraf edemezsin. Karanlığın seni esir almasına asla müsaade etmek istemezsin. Ama gerçek özgürlüğün nereden geldiğini hiç bilir misin? Gecenin en derinlerinden. Kalbindeki o sesten… O sesi dinlersen kurtulursun esaretten…