Lavinya Dergisi

BEN SENDEN GİTMEYİ NE ZAMAN ÖĞRENECEĞİM
Fidan GASIMLI

Ruhları bu kadar var olmaya programlı geçici bedenlerimiz neden kovalıyordu varlığı bu denlicesine çılgınca ?

Ben senden gitmeyi ne zaman öğreneceğim? Ya da öğrenebilecek miyim? Sarhoşluğum yokluğunla daha çok uyumlu, sensizlik ve benden ziyade. Seni özlüyorum, kalbim teklerken son yudum alıyorum beni benlikten çıkaran maddelerle ve sensizlikle boğuşuyorum. Çok zor sensizlik, sadece dün değil, bugün değil. Yarın da çok zor olacak. Ve bunun nedenini bilmediğim bir şekilde biliyorum. Varlığının yokluğu ne denli yıkmışsa canımı, yokluğunun enfes yok oluşu daha fazla yara bünyede. Tıpkı bir yas misali bir karartı ve soğukluk domine içimde. Bir ürperti ile can bulabilir içim, fakat ne hacet. Olmuyor, olamıyor. Tüm yollar sana çıkarken sensizlikte bile sen varken nasıl değiştirebilirim yolumu? Nasıl yok sayabilirim bünyedeki bu eşsiz heyecanı. Nereden başlayıp, nasıl anlatılır ki? Satırlara sığdıramadığım sonsuzluk sınırlarında hayallerim var hala. Gülüşüne yazdığım tonlarca mektup hala başucumda. İç cebimde saklıyorum senden hoyratça gizlediğim o yüce duygularımı hala, önyargısından çıkamadığın yüzlercesinin asıl yanıtı orada. Ve işte son kez; ben senden gitmeyi hala öğrenememişim. Bunu anlamak hiç de zor değil.