Lavinya Dergisi

İNSANLIK ÖLDÜ!
Doğan FIRAT

_Bir yağmur damlası gibi, düştün yüreğime; yürüdüğüm bütün yollar sana çıktı açtığım bütün pencereler sana baktı... _

“İnsanlık öldü albayım, artık yaşamıyor.” diye başlamak isterim, sevgili Oğuz Atay'ın bir cümlesiyle. Ne de güzel söylemiş şair, her kelimesi bizi anlatır sanki, mesala bir tesbih tanesi gibi dağılışımızı. Hiç kimsenin haberi yoktur bundan. O insanoğlu 'yaşıyorum ve buradayım' zanneder. Bazen Görünmek ve fark edilmek ister. Üstünlük bilgelik her zaman ondadır çünkü. Yaşayan bir insan, bunların hiçbirisine sahip değildir. Şimdilerde insanlık öldü albayım, herkes bir hakimiyet ve bir üstünlük peşinde güçlülük ve zayıflık. Dünya da bu işte, kuralından hiçbir zaman sapmamış. Oysa bu dünyanın her kentinde ve her evinde bir ölüm var. Her yürekte aynıydı acının dili, her tende aynıydı gözyaşının rengi ama her nefis kendine mukabildi, her merhametin kendine has olduğu gibi. İnsanlık bu muydu? Yahut insan olmak bunu mu gerektirdi? Eğer insan olmak buysa ben insan olmak istemiyorum. Edilen savaşların izleyicisi paramparça olmuş bedenlerin şahidi olmak istemiyorum. Feryatlara kulak tıkayan aciz kesimden biri olmak istemiyorum. Son bulsun savaşlar, yok olsun körebe oynayan insan topluluğu. Kalplerin, gönüllerin beraber bir hedef için mücadele etmesi gerektiği bu süreçte ne de bencil davranıyoruz. Küçücük bedenlerin kocaman savaşların altında olması nasıl korkunç bir trajedi. Özür dileriz çocuklar, biz sizin kadar güçlü olamadık. Biliyorum ki ahınız yerde kalmayacak. Ve yine özür dilerim dünya bize verdiğin güzellikleri hor gören aynı insan tiplerinin arasında olduğum için.