Lavinya Dergisi

BİR ADIM
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

İç içe geçmiş sıkışık binaların arasında yürümeye çalışıyorum. Kalabalık beni kendine çekercesine uzaklaştırıyor. Bir adım daha atarsam çizginin öte tarafına geçeceğim biliyorum. Geriye dönmeyi de hiç istemiyorum. Geçmiş adeta arabanın egzozundan çıkan toz bulutu misali beni boğuyor. Birkaç saniye nefesimi tutsam oradan kaçabilirim biliyorum. Ama o adımı atacak mıyım hiç bilemiyorum. Daha fazla burada da duramam, beklemek ruhumu yorar. Bir kapının arkasına geçip saklanmalı mıyım yoksa? Hayat durmadan akıp giderken ben koca bir kapının ardına mı sığınacağım? Peki, beni ben yapan diğer her şeye ne olacak? Hayallerim, emeklerim… Hayır, kaçmak, saklanmak korkakların işidir. Bana göre değil. Ben tüm fırtınalara göğüs gereceğim. Eğer limana geri dönecek bir gemi olursa onun kaptanı da benim! Bir adım atarak çizginin öte tarafına geçtim. Tek bir adımla koca bir dünya arşınladım sanki. Şimdi her şey daha berrak daha temiz. Sular durulmuş ve karşı tarafa geçebilmişim gibi. Yorgunluktan çöken omuzlarım aldığım derin nefes sayesinde olması gerektiği yere yükseldi. Gözlerimdeki sis perdesi kalkmıştı. Artık önümdeki yolun güzelliğini görebiliyordum. İşte böyle bir adımla bir ömür değişebiliyormuş demek.